Posts by: patron

Finansal teknoloji pazarının her yıl yüzde 20 civarı büyümesi bekleniyor

FinTech İstanbul ve BKM tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de FinTech ekosisteminde 200’ün üzerinde oyuncu bulunuyor. Aynı rapora göre sadece Amerika ve İngiltere ‘de Fintech girişimi sayısı 4 bin ’in üzerinde.

Statista ’nın verilerine göre ise Türkiye’de FinTech pazarının her yıl yüzde 20’nin üzerinde. 2016 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki FinTech pazarının işlem hacmi 70 milyar TL seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Finansal bilinci artan tüketicilerin beklentileri de yükseliyor. Tüketiciler her yerden, kolayca erişebilecekleri uygun, güvenli, hızlı ve kullanımı kolay finansal hizmetler almak istiyor.

 

Dünya genelinde 2000 yılından bu yana FinTech girişimlerine yapılan yatırım miktarı 3.5 trilyon TL üzerinde, bu yatırımın sadece yüzde 4’ü ne yazık ki tehlikeyi geç algılayan bankalara ait.

 

Türkiye ‘de 2012 ile 2016 yılı sonuna kadar yapılan Startup / Girişim yatırımları toplamı 610 milyon TL. Aynı dönemde Fintech (finansal teknoloji) girişimlerine yapılan yatırım 70 milyon TL ‘nin üzerinde. 2012’den bugüne Fintech ‘lere yapılan yatırım 10 kata yakın bir büyüme oranı gösteriyor, diğer sektörlere göre oldukça yüksek.

 

Tahminleri aşan işlem hacimleriyle tüketicilerin olduğu kadar yatırımcıların da ilgisini çeken FinTech ’ler küresel finans kuruluşlarının bakış açısını da değiştirmiş durumda. Bankaların dijital dönüşüm kapsamında gerçekleştirdikleri yeniden yapılanma çalışmaları ve FinTech ’lerle yaptıkları işbirlikleri dikkat çekiyor. Bankaların çok yakın gelecekte alternatif kanallara, dijital ve mobil bankacılığa, robot asistanlara yatırım yapmaları bekleniyor. Finansal teknoloji alanında yaşanan yeniliklerin ödeme dünyasını dönüştüreceği öngörülüyor.

 

Dijital dönüşüm ve mobilite bankaları işbirliğine zorluyor

Dijital dönüşüm, hayatın her alanında vatandaşa dokunuyor. Mobil kullanıcıların artması ve kullanıcıların daha fazla kişiselleştirilmiş, kolay kullanım sunan hizmetler beklemesi, bankaların yenilikçi teknolojilere yatırım yapmalarını zorunlu kılıyor. Küresel finans kuruluşlarının son dönemde izledikleri küçülme politikaları, kendini ispatlayan FinTech oyuncuları ile işbirliği yapmalarını da beraberinde getiriyor. FinTech şirketleri, bankalar tarafından yeni hizmet ve çözüm sunma bağlamında vazgeçilmez bir ortak olarak görülüyor. Diğer dikkat çeken konu ise FinTech ’lerin coğrafyalara göre değişen özellikleri. Avrupa’da FinTech ’lerin amacı verimliliği artırıp maliyetleri azaltmakken, Asya’da yer alan bazı ülkelerde ise henüz banka hesabı dahi olmayan kullanıcılara özel hizmetler veriliyor.

 

Tehlikeyi gören Bankalar alternatif kanallara yöneldiği, dijital, mobil bankacılık ve API (açık kod ve entegrasyon) platformlarını öne çıkararak FinTech ’lere her işbirliği imkanı sağlıyor, hem de rekabet etmeye çalışıyorlar. Son zamanlarda bankalar mekân ve personel giderlerinden tasarruf elde edebilmek için aldıkları tedbirleri dijital dönüşümün bir parçası olarak okumak mümkün.

 

Bankalar, yeni nesil kullanıcılara ulaşmak için her türlü kanalı değerlendirmeleri gerektiğinin farkında. Bu alanda gerek küresel gerekse yerel bazda FinTech kuruluşlarının önemli bir fonksiyonu mevcut.

 

Türkiye gelişen Pazar, dolayısı kötü rekabet yerine işbirliği öneriyorum

Düzenleyici kurumlar, Bankalar ve Fintech girişimleri işbirliği yaparak yenilikçi hizmetleri müşterilere ulaştırmayı hedeflemeliyiz. Türkiye’de unbanked (banka sistemi dışındaki kullanıcılar) ve finansal okuryazar olmayan kitlenin yüzde 40 seviyelerinde olduğunu düşünürsek, gidecek çok yol ve bakir alanlar mevcut.

GSMA 2014 – 2020 Global Mobil Pazar ve Ekonomiye yönelik öngörüler

Internet teknolojilerinin hızlanması ile Mobil endüstrinin hız kesmesi bekleniyordu. Tam tersi oldu, son kullanıcılar ve kurumlar internet üzerinde oluşan Bulut, Katma Değerli İçerik ve Servis girişimlerine mobil ortamda daha çok erişiyorlar.  

2014 sonu itibariyle eşsiz (unique) mobil abone sayısı 3.6 milyara yani Dünya nüfusunun yarısına erişmiş durumda. Hızlı yükselişi anlamak için çok değil 10 yıl önceye bakmak lazım, 10 yıl önce mobil abone sayısı dünya nüfusunun 1/5 ‘i kadardı. 2020 ‘de toplam abone sayısına extra 1 milyar eşsiz abone eklenmesi bekleniyor, bu rakamda toplam nüfusun 60% ‘ına tekabül edecek. 

2014 sonu itibariyle toplam SIM bağlı cihaz (bağlantısı) sayısı 7.1 milyar olmuşken, ayrıca ek olarak 243 milyon M2M (Machine-to-machine / Makineden makineye) bağlantısı var.

Mobil Endüstriye Bakış

Mobil Endüstriye Bakış

 

 

 

 

 

 

 

 

 

• Mobil abone gelişimi 

 ◦ 2014 sonu itibariyle eşsiz (unique) mobil abone sayısı 3.6 milyar olmuş durumda, 2020 ‘de 4.6 milyar olacak.

 ◦ 2014 Global nüfusuna göre eşsiz (unique) mobil abone penetrasyonu 50%, 2020 ‘de 59% çıkması bekliyorlar.

 ◦ 2020 ‘ye kadar yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) 4% olacak.

 • SIM sahipliği ve bağlantısı gelişimi

 ◦ 2014 sonu itibariyle Global SIM bağlantısı (M2M dahil) 7.3 milyar, yani Dünya nüfusu ile eşitlendi rakam.

 ◦ 2020 ‘de 10 milyara çıkması öngörülüyor.

 ◦ 2020 ‘ye kadar yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) 5.4% olacak.

 • Global Operatör gelirleri

 ◦ 2014 sonu itibariyle Mobil Operator gelirleri $1.15 trilyon dolara gelmiş durumda

 ◦ 2020‘de gelirler $1.4 trilyona çıkması bekleniyor. Bu da yıllık bileşik (CAGR) 3.1% büyüme anlamına geliyor.

 ◦ Bugün ve önümüzdeki dönemin en büyük gelir oluşturan kalemi tahmin edeceğiniz üzere data (veri) gelirleri.

Mobil Ekonomi büyüyor

Mobil Ekonomi büyüyor

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

• Mobil geniş-bant ve Akıllı Mobil Cihaz adaptasyonu gelişimi

 ◦ 2014 sonu itibariyle Dünyadaki akıllı mobil cihazların 39% ‘u 3G/4G bağlantısı sahip

 ◦ 2020 itibariyle Dünyadaki akıllı mobil cihazların 69% ‘unun 3G/4G bağlantısına sahip olması bekleniyor.

 ◦ 2014 sonu itibariyle 2.6 milyar akıllı mobil cihaz bulunuyor

 ◦ 2020 itibariyle akıllı mobil cihaz rakamının 5.9 milyara çıkması bekleniyor

 ◦ Mobil geniş-bant üzerinden geçen veri trafiğinin 2014 ‘den 2020 ‘ye doğru 10 kattan fazla artması bekleniyor

 

 • Mobil’in Dünya Ekonomisi ve Sosyal gelişimine katkısı

 ◦ 2014 itibariyle Mobil internet penetrasyonu 33% iken, 2020 ‘de rakamın 49% ‘a çıkması bekleniyor

 ◦ Mobilin en büyük katkısı “unbanked (bankacılık/finans hizmetlerine erişemeyen)” kitleye ulaşılabilmesini ve finansal hizmetlerin götürülebilmesini sağlıyor. 2014 yılı sonu itibariyle 89 ülkede 255 yaşayan servis ile “unbanked” kitlelere dokunulması sağlanmış.

 ◦ Yeni gelişen Mobil teknoloji, cihaz, inovatif servis ve uygulamalar ile tüm dünyadaki insanlara ulaşmanızı sağlıyor. Örnek olarak 2020 itibariyle M2M (Makinalar arası iletişim) bağlantısı 1 milyarın üzerine çıkması bekleniyor.

Mobilin Dünya Ekonomi ve Sosyal Gelişimine Katkiısı

Mobilin Dünya Ekonomi ve Sosyal Gelişimine Katkiısı

 

 

 

 

 

 • Mobil Endüstrinin Global GDP/GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla)’sine katkısı

 ◦ 2014 itibariyle Dünyadaki toplam 236 ülke için $3 trilyon GDP katkısı toplam içinde 3.8% ‘sine tekabül ediyor.

 ◦ 2020 itibariyle $3.9 trilyon GDP katkısı toplam içinde 4.2% ‘sine tekabül edecek.

 ◦ Mobil endüstri, girişim ve ekosistemdeki şirketlerin ekonomiye katkısının artması bekleniyor.

Mobil Endüstrinin GDP katkısı

Mobil Endüstrinin GDP katkısı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

• Kamu finansmanına katkısı (Düzenleyici kurum katkısı öncesi)

 ◦ 2014 itibariyle globalde kamu finansmanlarına katkısı $411 milyar oldu

 ◦ 2020 itibariyle globalde kamu finansmanına katkısı $465 milyar olacak

 

 • İstihdama katkısı

 ◦ 2014 itibariyle doğrudan istihdama katkısı 13 milyon kişi. Dolaylı istihdama katkısı 12 milyon kişi.

 ◦ 2020’de istihdama doğrudan katkısı 15 milyon kişi olacak.

Dünyada yapılan Fintech yatırımları ve önerilerim

Yazı dizimizin 1. makalesi “Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu” için tıklayın!

Yazı dizimizin 2. makalesi “Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler” için tıklayın!

2014 yılında tüm dünyada takip edilen ve önemli yatırımlar alan Fintech girişimleri ve yatırımcılarını kategori bazında toparlamışlar. Bu kategoriler üzerinde ciddi miktar da kafa yoruyoruz. Bazı dikeylerde önemli servisler modelledik, tamamen mobilden başlattığımız 2 tanesini (uygulamalarda 100K aktif kullanıcıyı bulduk) yakında iş modeli, sürdürülebilir kullanım ve gelir modeli ile yatırımcıların önüne çıkarmaya hazırlanıyoruz.

Sizlere de naçizane bu dikeyleri, yatırım alan girişimleri incelemenizi ve öncelikle Türkiye ‘ye uyarlanabilecekler üzerinde kafa yormanızı öneririm.

Top50 Fintech Yatırımları

Top50 Fintech Yatırımları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunlara Türkiye ‘den örnekleri de ekliyelim;
  • * Pozitron ‘a Monitise $100 milyon yatırım yaptı
  • * Mikro-Ödeme / 3Pay firmasına WireCard €26 milyon euro yatırım yaptı
  • * PaybyMe uzak doğulu bir fon $35 milyon yatırım yaptı
  • * iyzco ‘ya ilk SpeedInvest ve Beenos Asia ‘den sonra son dönemde 212 Capital ve Pahicle Invest tarafından 2,9 milyon TL ‘lik yatırım yapıldı.
  • * Paraşüt ‘e Revo Capital (1,5 milyon TL yatırım) ‘den sonra Ribbit Capital ‘den yatırım geldi. Ribbit Capital ‘den alınan yatırım çok manidar ve başarılı, zira yukarıda dünya genelinde yapılan Fintech yatırımlarının çoğuna da yatırım yapmış durumda. Yatırım yaptığı 3 endüstrinin başında finans ve ödeme alanı geliyor.
  • * Son olarak takip edebildiğim kadarı ile Mobil cüzdan uygulaması Moka, Keiretsu Forum İstanbul’dan 3,5 milyon TL yatırım aldı.
2014 Ağustos ‘da Resmi Gazete de yayınlanan ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da desteklediği İstanbul Sarıyer’de Finans Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulacak. Vergi muafiyetleri (4691 sayılı kanun kapsamında) de verilecek olan tematik teknopark Finans Teknolojileri alanında bir devrim niteliğinde. Heyecanla gelişmeleri takip ediyoruz.

 

Yeni dönemde yatırım alacak alanlar

 

Yeni Finans teknoloji şirketleri hedef büyütüyor
Bankaların güçlü olduğu ödeme, emlak / mortgage kredileri, tüketici kredileri, mevduatlar, günlük hesap ve kredi kartı komisyon gelirleri giderek riske giriyor. Kamu, TCMB ve özellikle de BDDK ‘nın yeni düzenlemeleri ve verilecek lisanslar ile yeni Fintech şirketleri Bankaların farklı kategorilerde pastalarına ortak olmaya geliyor.

 

Accenture ‘ın dünya çapında yaptığı analizleri BackBase ile ortak yaptıkları “Distruptive Banking Trends for 2015” Webinar etkinilğinde dinlemiştim.
Analizlere göre 2020 yılında bankaların gelirlerinin 32% ‘si risk altında; yeni Fintech girişimleri, Perakende, Telekom ve müşteriyi elinde diğer markalar farklı alanlarda bu gelirlere ortak olmaya başladı. Bankaların gelirlerinin risk altında olduğu kategoriler;

 

  • * Ödeme (Payment) Kategorisi : Bankaların Ödemeler konusundaki gelirlerinin 25% ‘i artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 4,1% ‘ine tekabül ediyor. Ödeme hizmeti maliyetlerini minimuma indirerek piyasaya giren alternatif ödeme kuruluşları, cihaz üreticileri, telekom şirketleri ve omni-channel servis şirketleri Ödeme pastasından önemli oran da pay almaya başladı. Starbucks, Tesco, Square ve Paypal ‘ı uluslararası büyük örnekler olarak sayabiliriz.
  • * Mortgage (Uzun vadeli ev kredileri) : Bankaların Mortgage konusundaki gelirlerinin 8% ‘i artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 2,3% ‘üne tekabül ediyor. Doğrudan ve birebir mortgage sağlayıcı ile varlık sahiplerinin pazarlıkları ile bankaların bu alanda ki gelirleri de düşüyor. Bu alanda öne çıkan örnekler Crowd Mortgage ve Family Mortgage.
 
  • * Tüketici Kredisi : Bankaların Tüketici kredileri konusundaki gelirlerinin 17% ‘si artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 2,6% ‘sına tekabül ediyor. Alternatif tüketici finansman kurumlarının agresif rekabeti nedeniyle NPL ve risk fiyatlamasının gelişmesi ile bu alanda bankaların gelirleri düşecek. Zopa ve Fidor Bank bu konuda başarılı örnekler olabilir.
  • * Varlık Yönetimi / Bankasürans : Bankaların Varlık yönetimi konusundaki gelirlerinin 79% ‘u artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 3,4% ‘üne tekabül ediyor. Varlık yönetim şirketlerinin fiyat kırması ve fiyat karşılaştırma portallarının doğrudan rekabeti ile bankalar bu alana da gelirlerini kaybediyorlar. Uluslararası alanda öne çıkan Charles Schwab gibi Türkiye ‘de Sigorta şirketleri, Menkul değerler ve Varlık yönetim şirketleri bu alanda önemli değerler yaratıyor.
  • * Mevduat / Teminat / Para Yatırmak : Dijital bankacılık, alternatif mevduat ürünleri, doğrudan para piyasası ve hesap yönetim uygulamaları pazar payı almaya ve kar marjlarını  çalmaya devam ediyor. Uluslararası en önemli örnekler olarak Mint ve BBVA tarafından satın alınan Dijital Bankacılığın öncü markası Simple ‘ı sayabiliriz.
  • * Günlük / Cari Hesap : Düşük masraflı ön ödemeli, kontürlü ve mobil ödeme hesapları bankaları bu alanda çok zorluyor ve daha fazla pay alacakları görülüyor. Bu alanda ki önemli oyuncular Bluebird ve Moven sayılabilir
  • * Kredi Kartı Gelirleri : Kredi kartı dışında ki yeni kredi kaynakları elektronik ticaret ve çevrimiçi ödemelerde pay alıyorlar. Bu konu Wonga ve Lending Club dünya örnekleri olarak sayılabilir. Türkiye ‘de Perakende (beyaz eşya, mobilya, ısıtma ürünleri, elektronik cihazlar) de ürün ile beraber anında verilen tüketici kredileri bu alanda sayılabilir.
Türkiye ‘de kısır bir döngüde girişimleri öne çıkarıp yatırımcının önüne koyan organizasyonlara naçizane tavsiyem internet servisleri ve E-ticaret ‘den kafayı kaldırıp Finansal Teknolojilere ve Servislere ağırlık vermeleri. Dünyada bu yönde ciddi gelişmeler ve girişimler var. Burada bir öneride Bankacılık sektörü ve Yatırım/Değer yönetim şirketlerine; yeni Fintech girişimlerini yakından takip edip topraktan / müteahhitten girmenizi öneririm.

 

Öneriler için bizi takip etmeye devam edin, kalın sağlıcakla
Saygılarımla,
Onur Baran Çağlar
@obcag00
tr.linkedin.com/in/obcag/en

Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler

Yazı dizisinin ilki olan “Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu” ulaşmak için tıklayın!

 

Fintech girişimlerine ekonomin temel eşitliği üzerinden bakalım;
Gelir = Harcamalar + Tasarruflar (Yatırımlar)
Tüketici gözüyle eşitlik hakkında kısa açıklamalar;
  • * Kazancınız / geliriniz yaptığınız harcamalar ve yatırımlarınızın toplamına eşit oluyor.
  • * Tasarruf aynı zamanda tüketicinin yaptığı yatırımları ifade etmektedir
  • * Harcamalar gelirden fazla ise tasarruflar negatif olacaktır. Bunun anlamı harcama ve yatırımlarınızı karşılamak için borç ve kredi alacağınız anlamına geliyor.
  • * Harcamaları tetikleyecek ve kolaylaştıracak uygulamalar fazlasıyla var
  • * Tasarruf konusunda uygulama eksiği çok, mevcut durumda yatırım şirketleri ve finans kurumları servis ve uygulamlar da başı çekiyor.
Dünyadaki gelişmiş ve ekonomi açısından öncü ülkelere göre Türkiye ‘nin en büyük eksiği kişi ve aile başına düşen tasarruf oranlarımız olduğu raporlarda gözüküyor.
Bizim bu konuda ki temel problemimizi sanırım Warren Buffet ‘ın tasarruf hakkındaki görüşü net olarak göstermektedir.  Warren Buffet ‘a göre tasarruf harcamalardan kalan ile yapılan bir yatırım değildir, aslında önce yatırım yapacağınız miktarı belirler ve tasarrufunuzu ayırırsınız, kalanı harcarsınız. Biz sanırım tam tersini yapıyoruz, yani harcıyoruz kalan bir şey olursa tasarruf ve yatırım yapmaya çalışıyoruz.
Tüketici açısından “kazanç” olarak gözüken eşitlik, finans kurumları açısından “Tüketici Finansmanı” olarak isimlendirilmektedir. “Tüketici Finansmanı” alanını ve eşitliğin sağ tarafını kategorilerine göre ayıralım, bu kategorilerde oluşan fintech girişimleri ve markalarını kısaca tanıtmak isterim.
Consumer Fintech Industry

Consumer Fintech Industry

Resim: Tüketici Finans Teknoloji ve Servisleri Endüstrisi

 

Temel ekonominin eşitliği yani Tüketici Finansmanına iki (2) ana koldan bakacağız.

 

1. Tüketim ve Harcama
Tüketiciler iki ana neden/durumdan ötürü harcama yaparlar:
* Satın almalar ve fatura ödemeleri,
* Arkadaşlarınıza ve ailenize para göndermek
Aşağıdaki 3 ana tüketim alanında yeni Finans Teknoloji girişimlerinin ses getireceğini düşünüyorum;

 

  • * Arkadaş / aileye para gönderme
     Teknolojik gelişmeler bu alandaki aksiyonları daha kolay, ucuz ve hızlı yapabilmeyi sağlıyor. Örnek olarak şu markaları incelemenizi öneriyorum: square.com/cash , venmo.com , transferwise.com , coinbase.com , google.com/wallet/send-money/, WU.com, MoneyGram.com, Skrill.com, paypal.com

 

  • * Günlük harcamalar ve fatura ödemeleri
     Mevcut ürün ve hizmet sağlayıcılar ile fatura üreten kurumlar dışında bu alana iştah kabartan Telekom Operatörleri, Bankalar, Perakende ve Cihaz üreticileri var. Burada gelişen cihaz ve iletişim teknolojileri kullanımı kolaylaştırıyor, kullanıcıyı bir çok sıkıntıdan kurtararak tüm cüzdanını ve finansal hesaplarını cebindeki telefona kadar indiriyor. Örnek olarak apple.com/apple-pay/ , google.com/wallet , squareup.com/order , paypal.com , mint.com inceleyebilirsiniz.

 

  • * Bütçe yönetimi
     Bugüne kadar sadece kurumlar, KOBI ve profesyoneller tarafından yapılan bütçe yönetimi artık esnaf ve bireylere kadar iniyor. Herkes ay içinde yaptığı harcamaların kategorik dağılımını ay sonunda veya günlük ayırdığı parasının durumunu takip etmek istiyor. Bu sayede sonraki aylar için daha iyi karar vermek ve ayağını yorganına göre uzatmak istiyor. Bu alanda teknolojik gelişimlerin yanında hükümetlerin tasarruf politikaları ile paralel finansal ve bankacılık sistemlerinin şeffaflığa doğru evrilen mevzuatları belirleyici oluyor. Bankaların dışında önemli girişimler de bu alan da yer almaya başladı, bu konuda en iyi örnek 2006 yılından bu güne kadar herkesin model aldığı mint.comlevelmoney.com ve billguard.com var.

 

2. Tasarruf ve Yatırım
Yatırım 2 alana ayrılabilir, tasarruf ederek (yatırım yapmak da bir tasarruftur) veya borç alarak da yatırım yapabilirsiniz.

* Yatırım yapmak
Yeni Teknolojiler ve içerik servisleri şeffaf ve rekabetçi yatırım bilgisine ulaşmamızı kolaylaştırır. Aynı zamanda rekabetçi araçlar ile daha uygun maliyetler ile yatırım yapabiliriz. Bu konudaki incelenebilecek örnekler: openfolio.com , stocktwits.com , angel.co , robinhood.com , betterment.com , wealthfront.com , personalcapital.com , nutmeg.com , acorns.com sayılabilir

* Borç alma
Yatırım da olduğu gibi teknoloji borç alma da hem bilgiye hızlı ve kolay ulaşım anlamında, hem de ucuz alternatif borç alma araçlarını bulmamıza yardım ediyor.
Türkiye ‘de de kamu ve bankalar bu alan da açılımlar yapıyor en güncel ve güzel örnek Kredi Kayıt Bürosunun açtığı Findeks.com u gösterebiliriz.
Dünyadan güzel örnekler de creditkarma.com , creditsesame.com , lendingclub.com , prosper.com , zopa.com , affirm.com , kickstarter.com

 

Sonuç olarak şunları belirterek bitirebilirim, bankalar ve finans dikeylerindeki kurumsal yapılar bu alanların hepsine yoğunlaşamıyor. Hepsini yapıyorum diyenleride kullanıcı ve müşterileri anlamıyor yada kavramlar arasında kayboluyor. Yukarıda saydığımız gibi bu alanların hepsini birden yapmaya çalışan girişimlerde başarılı olamıyor.
Dolayısı ile her alan kendi içinde uzmanlık, yoğunlaşma ve dinamizmi gerektiriyor. Bilgi, deneyim ve ulaşabileceğiniz çevrenize (network) göre bir alana yoğunlaşın. İlgili alanda hem müşteri deneyimini, kolay erişim ve kullanımını önde tutarak derinleşmek çok daha mantıklı.

Bence 4 alanda girişimlere hala ihtiyaç var;
* Bireye seslenen kişisel tüketici finansmanı (harcama, kredi ve yatırım) alanına yönelik karşılaştırma ve bilgiye erişim alanı
* Son kullanıcıların borç alması, yatırım yapması ve para transferi alanında daha uyun maliyetler ile erişimi sağlayan uygulama ve servisler
* Son kullanıcı ve küçük esnafın hesap ve bütçe yönetimi, düzenli ödeme ve tahsilatları ile muhasebesini yönetmesini kolaylaştıracak servis ve uygulamalara ihtiyacı var
* Son kullanıcıların paraya ulaşım, satın alma, harcama ve fatura ödeme gibi alanlarda günlük sıkıntılarını çözecek alanlara yoğunlaşan özellikle mobil servis ve uygulamalara ihtiyaç var.

Sonraki yazımda Dünya ‘da son yapılan Fintech yatırımları, kategorileri ve Türkiye ‘deki son durumu aktarmaya çalışacağım.

Yazı dizimin son yazısı “Dünyada yapılan Fintech yatırımları ve önerilerim” için tıklayın!

Kalın sağlıcakla,
Onur Baran Çağlar
@obcag00

Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu

Biliyorsunuz bir süredir Bankaların 2.0 ‘dan 3.0 ‘a Dijital den İlişkisel Bankacılığa dönüşümünü yazıyoruz oluşacak modelleri çiziyoruz.
Finans sektöründeki etkinlikler, çevrimiçi konferanslar, araştırma raporları, yeni çıkan makale ve gelişmeleri yakından takip ediyorum. Bir çoğunu kendi bakış açım ve çerçevemden değerlendirerek derleyip sizlere aktarmaya çalışıyorum.
Bu yazım ve devamında gelecek yazılarım ile sizlere Finans sektörünün hantal ve ağır yapılardan kurtulmaya çalıştığını, kendi çabaları ile dijital ve ilişki bankacılığına dönüşmeye başladığını göstermeye çalışacağım. Teknolojinin çok hızlı gelişimi ve girişimciliğin kolaylaştığı bir dünyada artık Finans sektörünü eski yüksek karlılık günlerinin geride kalacağını anlatmaya ve çakraları yakmaya çalışacağım.

 

Bankalar dijital müşteri angajman modeline geçiyor. Bankalardaki radikal dönüşümü şu şekilde özetleyebiliriz;
  • Kağıt -> Dijital kanallara
  • Plastik Kart -> Dijital Kimlik
  • Sunucu -> İstemci

Deneyimler geleneksel şubeden mobile geçişi gösteriyor

Geleneksel şubeden Mobil şubeye

Geleneksel şubeden Mobil şubeye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

 

 

 

 

 

 

 

Finans sektörünün Dijital ve Mobil Transformasyonu için 4 anahtar nokta

1. Müşterilerinizin deneyimlerini gözden geçirmeli ve gerekiyorsa yeniden yazmalısınız
     * Yalın, kolay adımlı ve pürüzsüz olmalı
     * Tüm kanallarda hızlıca ürün, hizmet ve desteğe ulaşabilmeli
2. Çoklu-kanal ürün ve hizmete ulaşım ve kullanımı sağlamalısınız
     * Burada size kullanıcı kanaldan kanala geçerken kullanıcı bilgileri, uygulama ve seans bilgilerini taşıyabilecek sistemleriniz olmalı
     * Tüm kanalların uyum içerisinde çalışması ve kullanıcıya pürüzsüz hizmet sunmak için kullanıcıyı tanıyacak sistemlere, orkestra yöneticisine, bağlam ve içeriği kişiselleştirecek yapılara ihtiyacınız var.
     * Müşteriyi tanımak ve ilişkiyi derinleştirmek için CRM, ürün ve servis sistemleri, detaylı kullanıcı hareketleri ve aksiyonları takip etmek için de analitik sistemlerine ihtiyacınız var
3. Dijital ve Mobil Stratejilerinizi yeniden oluşturun ve konuya hakim olun, kimseye emanet etmeyin
     * Ürün ve hizmetlerimizde 3 ana paydaş var, iş geliştirme ve yönetim tarafı, bilgi işlem ve müşteri. Dijital kanallarda müşteriyi UX (müşteri deneyimi) ekipleri temsil ediyor olacak.
     * Lean-startup model ve prensiplerini düstur edinebilirsiniz. Aşağıdaki adımları bir daire gibi düşünün, sonu olmayan bir döngü bu, bir adım çıktı iken, diğer bir adımın girdisi olabilir.
          * Fikirler ortaya çıktığı zaman, prototipleri modelleyebilir sonrada geliştirebilirsiniz buna PoC (Proof of concept) veya MVP (Minimum Viable Product) diyebiliriz.
          * Ortaya çıkan ürün ve servisin basit halinin son kullanıcı / müşteri ile teması ve müşteri tepkilerini ölçmelisiniz. Ortaya çıkan verinin KPI / Metriklere göre analizi önemli
          * Kullanıcı davranış, tepkileri ve taleplerinin analizine göre yeni fikirler, mevcut dizayn, ürün ve servislerin güncellenmesi, yeni özelliklerin eklenmesi ile yukarıdaki adımları tekrarlamanız gerekiyor.
Lean-Start-up-Prensibi

Lean-Start-up-Prensibi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4. Size ve müşterilerinize ilham verecek hedef ve nihai amaçları belirleyin, aksiyonlarınızı bu hedeflere yöneltin
     * Bu işi yapmak ve ulaşmak istediğiniz ana hedef, vizyon veya mottoyu deklare etmeniz gerekiyor.
     * Büyük markaların bir mantraları vardır, üç-beş kelimeden oluşan markanızın kalbini ve aklını tanımlar. Marka konumlandırmasının özüyle de tutarlıdır. Temel marka vaadi ve marka özüne benzer, amacı tüm iç ve dış çalışanların markanın tüketiciler nezdinde neyi temsil ettiğini anlamalarını sağlamaktır. Böylece çalışanlar davranışlarını buna göre ayarlar ve mantra onlara her zaman yol gösterir.
     * Nike ‘ın mantrası Atletik Performanstır. Disney ‘in mantrası da eğlenceli aile gösterisidir

 

Sonraki yazımda; bankaların transatlantik olması, hem dönüşümlerinin uzun sürmesi, hem de küçük dikeylere ve kullanıcı ihtiyaçlarına ve deneyimlerine eğilememeleri nedeniyle ortaya çıkan ve giderekte artacak Fintech (Finans Teknolojileri) oyuncularından bahsedeceğim.
Sonraki “Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler” yazım için tıklayın!

Hak ettiğimiz toplu ulaşım servisleri

IETT verilerine göre sadece İstanbul ‘da toplu taşımada her gün 5.7 milyon kişi toplu taşıma vasıtalarını kullanıyor. Ankara ‘da 3 milyon ve İzmir ‘de ise bu rakam 1.5 milyonu aştı. Zoraki yolculukların yerini konforlu, hızlı ve kolay ulaşımın alması gerektiği bir döneme giriyoruz.

UITP ‘nin desteği ile modern toplu ulaşım servislerine geçiş

AB (Avrupa Birliği) ‘nin toplu taşımacılık ile ilgili direktifler ve kararlar UITP (International Association of Public Transport) ‘in onayından geçiyor. 1885 yılında kurulan UITP 2 bin 900 üyesi ile toplu taşımacılık sektörünün en büyük sivil toplum kuruluşu. Yani havayolları için IATA, karayolları için IRU ne ise toplu taşımacılık sektörü içinde UITP aynı görevi icra ediyor. Bugüne kadar UITP ‘nin birçok büyük şehrimizde düzenlediği etkinlik ve konferanslar ile toplu ulaşım kalite ve hizmetlerini ülkemiz kurum ve özel sektörü ile buluşturdu, bundan sonra da kamu, belediyeler, ulaşım şirketleri, sektöre iş ve katma değer geliştiren girişimcileri uluslararası standartlar ve yolcu deneyimleri konusunda yönlendirici olmasını bekliyorum.

UITP ile modern toplu ulasim

UITP ile modern toplu ulasim

Toplu ulaşımın ilk 5 ‘i

Toplu taşıma, güvenli, kolay, etkin, temiz ve en uygun maliyet ile gidebilme şeklinde tanımlanabilir, dünyanın toplu ulaşım da en iyi beş şehrini şu şekilde sıralayabiliriz;

1. Tokyo, Japonya – Tokyo’daki toplu taşıma sistemi, hafif raylı sistem, gemi, otobüs ve metro hatlarından oluşuyor. Tokyo’da toplu taşımanın büyüklüğünü ifade etmenin en iyi yolu, toplam seferlerin sayısı ABD’de ve Kanada’da düzenlenen sefer sayılarının toplamına eşit.

2. Newyork, Amerika – Dünyanın en uzun metro sistemine sahip olan New York’ta toplu taşıma, gemi, otobüs, tren, metrolar ve yaya ve bisiklet yollarıyla sağlanıyor. New York, ABD’de toplu taşımanın kullanımının özel taşımacılıktan daha fazla olduğu ve nüfusunun yarısından çoğunun arabasının olmadığı tek şehir. New York’ta gece yarısından sonra bile istediğiniz zaman yolculuk edebilirsiniz.

3. Londra, İngiltere – Londra ‘da dünyanın en eski metro sistemi halen günde 3 milyonun üzerinde insanı taşımaktadır. Metro dışında dok alanlarını kapsayan otomatik hafif raylı sistem DLR, tramvay sistemi ve meşhur kırmızı iki katlı otobüsleri ile dünyanın en iyi toplu taşıma sistemlerinden biri karşımıza çıkıyor. Londra toplu taşıma sistemi oldukça modern ve iç tasarımı ile rahattır, bir sonraki vasıta ne zaman geleceğini dijital işaretlerle kolayca görülebilirsiniz.

4. Paris, Fransa – Paris Metrosu, dünyadaki en eski ikinci metro sistemidir. Paris ‘de gitmek istediğiniz yere bir metro istasyonundan sadece 500 metre yürüyerek gidebilirsiniz. Paris ‘de gitmek istediğiniz yere metroyla gidemiyorsanız çözüm sadece bir bisiklet olabilir.

5. Moskova, Rusya – Dünyanın en dakik metro sistemi olarak anılan Moskova Metrosu verimlilik, hız ve modernliği ile bilinir. Ortalama bir iş gününde metro, 8.2 milyonun üstünde yolcu taşıyarak dünyanın en yoğun metrolarından biri haline geliyor. Metro sistemindeki her istasyon, güzel ve süslü bir mimariye sahip olması ile adeta bir müzeyi andırmaktadır.

 

Toplu ulaşımın merkezinde yolcuyu olmalı

Toplu ulaşımın merkezinde yolcuyu olmalı

Merkeze yolcuyu almalıyız

Yolcuya götüreceğimiz hizmetlerin ana kriterleri güvenlik, konfor, hızlı, çoklu-kanal erişilebilirlik ve uygun maliyet olmalıdır. Nüfusun ve şehirleşmenin hızla arttığı bu dönemde teknolojinin gelişimi, yatırımların doğru yönlendirilmesi, akıllı şehirlerin gelişim stratejileri ve toplu ulaşım çözümlerinin iyileştirilerek geliştirilmesi ‘yolcu odaklı’ bir perspektifle görülmeli ve yolcuyu merkeze alarak eyleme dökülmesi gerekiyor.

Geleneksel ulaşım hizmetleri yerine Omni-Channel (Her kanal) hizmetler

Geleneksel mecralarda kullanılan pazarlama ve hizmete erişim enstrümanlarının yetersiz kaldığını bir dönem giriyoruz. Dolayısıyla sahada fiziksel temas (bayi, şube), ADK (Alternatif dağıtım kanalları), Kiosk cihazlar, çok fonksiyonlu (QRKod, Temazsız EMV, manyetik bilet, OCR, Barkod, NFC) validatör, müşteri hizmetleri, internet ve mobil akıllı cihazların gücü göz ardı edilmemeli. Bunlara ek olarak web, mobil web, e-mail, SMS, mobil uygulama ile sosyal medya kanalları üzerinden interaktif pazarlama iletişimi, markalar ile etkileşim ve sosyal sorumluluk projeleri aktif bir şekilde kullanılmalı.

Omni-channel ile mevcut ve potansiyel müşteriler için yerinde (lokasyon temelli), zamanında ve doğru araçlar tercih edilmeli. Yolcumuzun bize gelmesini beklenmeden kendisine gitmeliyiz ya da geldiğinde onu tanıyarak, kişiye  özel kampanya, ekosistem markalarımızda indirim veya promosyonlar sunmalıyız.

Bugün yaşanan kötü deneyimin yolcuyu alternatif ödeme ve geçiş yöntemlerine yönlendirdiğini unutmamalıyız!

Toplu ulaşımın olmazsa olmazları

Toplu ulaşımın olmazsa olmazları

Ulaşımda olmazsa olmaz 10 şey

Yolcuyu merkeze alan her kanaldan alternatifli hizmet ve çözümler sunan toplu ulaşımın artık bir zorunluluktur. Özel sektör rekabeti ve hizmet çeşitliliğinin vatandaşımıza yarayacak, kaliteli ürün ve hizmete daha kolay ve uygun fiyata alacak.

1. Kredi kartları ile geçiş

Halen birçok şehirde Vakıfbank, BKM Express ve Ziraat Bankası bu hizmetleri sunuyorlar. Yakın dönemde Bonus, World, Axess kredi kartı ağlarının bu hizmeti standart haline getirmesini bekliyorum. Eğer bizim kredi kartı ağlarımız bunu gerçekleştirmez ise yakında Visa ve Mastercard ‘ın Dijital Cüzdan hizmetleri ile bu işi standart haline getirmeye çalışacaklar..

2. Banka kartları ile geçiş

Türkiye ‘de halen 100 milyon üzerinde banka kartı bulunduğunu düşündüğünüzde, 15 milyon bankacılık hizmeti almayan vatandaş dışında herkesin bir banka hesabı ve bu hesaba bağlı kartı var. Dolayısı ile hem ulaşım şirketleri hem de belediyeler için nakit yerine geçecek bu özelliğin bir an önce gerçekleşmesini bekliyorum.

3. Cep telefonları ile geçiş

Geleneksel cep telefonlarında barkod, QRkod ve SMS şifreleri ile yeni nesil cihazlarda da NFC ve mobil cüzdanlar ile toplu ulaşım Uzakdoğu ve Avrupa ‘da standart haline gelmeye başladı. Son olarak Vodafone Fiji ‘de bu tip bir uygulamayı başlattı. Turkcell ‘in T-Cüzdan ile Şanlıurfa ‘da denemeleri olduğunu biliyoruz, bu uygulamanın yaygınlaşmasını bekliyorum.

4. Sadakat uygulamaları 

Finans, Perakende ve İletişim sektörleri için dokunulacak müşteri sayısı azaldıkça sadakat ve mevcut müşteri de derinleşmek en önemli strateji haline geldi. Her gün en az 2 kez aynı ulaşım yöntemini kullanmak durumunda olan yolcularımıza neden sadakatlerinden dolayı katma değer ve fayda sağlanmıyor. Yeni dönemde bu konuya yatırım yapan kazanır.

5. Ulaşım kartlarının alışverişte geçmesi

Ulaşımda yolcunun cüzdanında yer edinen ulaşım şirketleri gözünü bu kartları finans ve ödeme kuruluşları ile ortak projeler geliştirerek günlük hayata daha fazla sokmaya dikmiş durumda. Bu sayede değişilmez ve sürekli kullanılan kart haline getirerek yolcudan sadece ulaşım değil alışveriş de markalar üzerinden alınacak komisyonlar ile büyümek istiyor. Çok doğru strateji tabi doğru proje ve müşteri deneyimleri ile değerlenecek bir konu olarak görüyorum.

6. Online bakiye yükleme (OTA)

Online / çevrimiçi internet ve mobil ortamda iken cep telefonundan ulaşım kartlarımıza bakiye yükleyebilmeliyiz. Toplu taşıma aracına binerken kartınızda bakiye olmaması ve inmek durumunda kalmanız artık tarih olmalı. Validatörler çevrimiçi hale gelecek veya kartlarımız dijital/mobil cüzdanlar ile mobil ortamda otomatik yüklenebilir hale gelecek.

7. Kişiye özel reklam ve kampanyalar (proximity marketing)

Yolcuların akıllı ulaşım kartları ile turnike ve validatörlerden geçerken demografik ve iletişim bilgilerine kadar biliyoruz. Yakında, toplu ulaşım istasyonları, durakları ve hatta vasıtaya yaklaştığında yada bindiğinde kişiye özel reklam ve marka kampanyaları göreceksiniz.

8. Kişi sayma ve vasıtada kimler var

Toplu taşıma araçlarına yerleştirilecek 2D ve 3D sensörler sayesinde vasıtanın doluluk oranını görebileceğiz. Bu sayede durak da bekleyen yolcular alternatif hat ve vasıtalara yönlendirilebiliriz.

Aynı şekilde iç ve dış kamera sistemleri, en basiti NFC özellikli akıllı cihazlar daha gelişmiş yüz tanıma sistemleri ile vasıtada kimler var anlayabileceğiniz bir döneme geçiyoruz.

9. Wi-Fi ve 3G standart hale gelmeli

Yeni nesil vasıtalarda Wi-Fi ve dış mekanda giden araçlarda da 3G ‘nin standart hale gelmesini bekliyorum. Her gün toplu taşıma vasıtalarında yolcuları gözlemliyorum, eskiden sıkıcı geçen yolculuklar artık akıllı mobil cihazlar vasıtasıyla müzik, kitap/makale okuma, sosyal veya kişisel sohbet edebileceğimiz uygun vakitlere dönüşmeye başladı. Kimse elinden cihazı bırakıp etrafına ve durak tabelaların bile bakmıyor, çoğu ineceği durağı bu yüzden kaçırıyor.

10. Sosyal Burs ve yardım

Yolcular ulaşım kartları ve akıllı cihazlarındaki cüzdanları aracılığı ile havuz hesaba para aktarması ve ulaşım ihtiyacı olan kullanıcılara bu toplanan paranın dağıtımı artık mümkün. Yakında İtalya ‘daki askıda kahve ve ülkemizde de örnekleri uygulanan askıda ekmek uygulaması benzeri ses getirecek bir sosyal sorumluluk projesi çıkararak markaların sponsorluğuna sunabiliriz.

 

Bu konuda sonraki makalelerimizde hak ettiğimiz toplu ulaşım servisleri, çözümleri, iş modelleri ve paydaşları aktarmaya çalışacağım.

Kalın sağlıcakla,

Onur Baran Çağlar

Orkestra şefi Bankalar hayatın her alanında

Bankalar mevcut yetkinlik, iş modelleri, ürün ve hizmetlerini geliştirmek ve kabuklarını kırmak durumundalar.

Bankalarımız 5411 sayılı kanun ve ciddi miktarda ödedikleri lisans bedelleri ile elde ettikleri kazanımları ve oyun alanını koruma yani defans modunda kalarak uzun vadede kazanamayacaklar. Türkiye genç, dinamik ve büyüyen nüfusu, şehirleşmenin hızla artışı, istikrarlı bir yönetim ve ciddi ekonomik büyüme ile dünyadaki gelişmiş, gelişmekte olan ve komşu ülkelerin radarında. Her geçen gün bankacılık lisansı başvurusunda bulunan, mevcut lisansını genişletmeye çalışan ve/veya TMSF ‘deki bankaları alan büyük sermayeler var.

World wide Banking

World wide Banking

Aynı zamanda Türkiye ‘deki sektörler yakınsamaya ve birbirlerinin alanlarına girmeye başladı, örneğin Finans, Perakende, İletişim (Telekom & Internet), E-ticaret, Pazarlama, Reklam sektörleri aynı kanuni düzenlemeleri izliyor, katkıda bulunuyor ve iş modelini bu yasalara göre güncelliyor:
* 3100 ÖKC (Ödeme Kayıt Cihazı) kanunu,
* 6563 Elektronik Ticaret,
* 5809 Elektronik Haberleşme Kanunu,
* 5651 Internet Kanunu,
* 6493 sayılı yeni Ödeme Sistemleri kanunu,
* Henüz kanunlaşmayan “Kişisel verilerin korunması” kanunu yolda geliyor

Saydığımız gelişmeleri göz önüne alan ve hızlı olabilen bankalar “ödeme sistemleri” yazılarımda değindiğim gibi “vujade” yaklaşımını göz önüne alarak farklı sektörler de bilgi ve deneyim edinmiş, hatta girişimcilik, iş kurma ve yönetme deneyimi olanları işe alıyorlar. Aynı şekilde özellikle perakende ve iletişim sektörlerine iş yapan içerik, servis ve uygulamalar sağlayıcıları ve ajansları ile çalışmaya başladılar.

Size görüşlerimi özetleyen bankaların yeni oyun alanları ve oluşacak ekosistemin paydaşlarını da içeren güzel bir grafik çizdim.

Orkestra Sefi Bankalar

Orkestra Sefi Bankalar

 

 

 

Bankalar yukarıdaki çizimde gördüğünüz 4 ana rol ile yeni dönemde müşterilerin hayat döngüsü içindeki tüm ihtiyaçları karşılayabilecek.

Bankacılığın genişleyen rolleri

1. Mali Yardımcı

  • * Banka yetenekleri
    • – Lisans ile gelen rol ve sorumluluklar
    • – Yatırım enstrümanları
    • – Ödeme araçları (şube, ATM, POS, kart, dijital, mobil, vb.)
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Finansal servisler
    • – Yatırım desteği
    • – Ödeme alternatifleri
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Yatırım araç ve kurumları (kamu, banka, borsa, menkul değer, vb.)
    • – Kredi araçları ve kurumları
    • – Sigorta dikey ürün sağlayıcıları
    • – Alternatif ödeme araçları ve şirketleri (fatura, para transferi, e-para, cüzdan, vb.)

2. Tüketim Danışmanı

  • * Banka yetenekleri
    • – Müşteriyi ve harcamalarını çok iyi biliyor
    • – Analitik araç ve algoritmaları var
    • – Hedefli ve kişisel tavsiyeler yapabiliyor
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Alışveriş önerileri
    • – Alternatif karşılaştırmaları
    • – Marka kampanyaları ve indirimleri
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Günlük tüketim (yiyecek, içecek, giyim, temizlik & bakım, yakıt, vb.) markaları
    • – Ev ihtiyaçları (mobilya, güvenlik, tamir, temizlik, su, elektrik, yakıt, emlak, evcil hayvan, vb.) sağlayan markalar
    • – İletişim ihtiyaçları (PC, telefon, internet, TV, ses ve mesaj, vb.) sağlayıcılar
    • – Ulaşım ihtiyaçları (araç, tamir, ulaşım, geçiş, park, yedek parça ve aksesuar, vb.) kurumları

3. Katma Değer Toplayıcı

  • * Banka yetenekleri
    • – Müşteri demografi ve davranışları
    • – Sosyal ilişkileri ve ağları
    • – Interaktif ve Pazarlama servislerine verilen tepkiler
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Bilgi ve eğitim
    • – Alternatif içerik ve servisler
    • – Markalar ve indirimleri
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Bilgi (Haber, spor, ekonomi, magazin, vb.) içerik ve servis sağlayıcılar
    • – Eğitim (okul, destekleyici, bireysel, dersane, vb.) içerik ve servis sağlayıcılar
    • – İnteraktif & Eğlence (anket, oylama, quiz, yarışma, oyun, vb.) servis ve uygulama sağlayıcılar
    • – Pazarlama (mobil ve dijital pazarlama, tanıtım, reklam, vb.) ajans ve firmaları

4. Erişim Kolaylaştırıcı

  • * Banka yetenekleri
    • – Ürün ve hizmetlere erişim tercihleri
    • – Deneyimleri dolaylı olarak bilir
    • – Kart ve sanal cüzdanlar ile kimlik fonksiyonu
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Bilet ve voucher
    • – Asistanlık hizmeti
    • – Destek hizmetlerine giriş
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Sağlık hizmeti sağlayıcıları
    • – Güvenlik hizmeti sağlayıcıları
    • – Seyahat ve Turizm markaları
    • – Etkinlik (spor, eğlence, konser, konferans, eğitim, vb.)

Ekosistem paydaşlarına faydaları

Omni-channel Banking

Omni-channel Banking

1. Müşterilere faydaları

  • * Kişisel profil, demografik ve lokasyon bilgileri, geçmiş hareket, davranış ve tüketim alışkanlıkları ile en uygun içerik, ürün, hizmetleri en iyi fiyata alabilme
  • * Alışveriş süreçlerinin gerçekleşmesi, iş ortağı marka ve sağlayıcılara “tek tıkla” güvenli, doğru & onaylı kimlikli erişim
  • * Sadakatin ödüllendirilmesi ve Asistanlık hizmetleri

2. Bankalara faydaları

  • * Müşteri veritabanın büyümesi,
  • * Sağlanan faydalar, öneriler, içerik, servis ve ürün sağlayıcılara erişim ile sadakat artışı
  • * Ekosistem marka iş ortakları ürün, hizmetleri, katma değerli içerik ve servisler ile gelir artışı
  • * Bireysel ürün ve hizmetlerin SME ve uzun kuyruk kurumlara da sağlanarak hem sadakat hem de gelir artışı

3. İş ortaklarına faydaları

  • * Finans sektöründen harcama yapabilen müşteri kazanımı
  • * Mağazalarına dijital ve mobil üzerinden tetiklenen yeni ziyaretçi ve müşteri trafiği
  • * Müşteriler hakkında daha derinlemesine bilgi ve analizler ile hedefleme

 

Bankalar hızla aksiyona geçerek organizasyonlarını yatayda genişletmeli, girişte yazdığımız gibi farklı sektör deneyimlerini ekiplerine entegre etmeli. Ek olarak alacağı danışmanlık ile beraber iş geliştireceği ekosistem paydaşları, içerik, servis ve ajans iş ortakları ile uzun vadeli içerik, servis, ürün çeşitleme yatırımlarına başlamalıdır.

 

Bu yatırım ve iş alanlarını genişletme de geç kaldığı sürece sonraki makalede aktaracağım finans sektörünün farklı alanlarına girecek yeni girişimlere ve farklı sektörlerin penetrasyonuna şahitlik edecekler. Tabi bu alanlarda pastadan eksilen dilimlerin büyümesi ile uyandıklarında geç kalmış olacaklar, zira artık müşteriler kaliteli ürün, hizmet, marka (love-mark) ve UX (kullanıcı deneyimi) konusunda eskisinden daha sadıklar.

 

Kalın sağlıcakla,
Onur Baran Çağlar

Sadakat bekleyen köpek alsın!

Önemli Sadakat ve Pazarlama danışmanlarından David Lewis ’in yıllar önce yeni nesil tüketici ve sadakatleri üzerine yaptığı bir konuşmadan alıntı yaparak başlayalım istiyorum.

 

David Lewis, yeni tüketiciyi şu şekilde tanımlıyordu:
Yeni tüketicinin en önemli özelliği sadık olmamasıdır. En uygun fiyata istediği standart ve özellikte ki ürünü nerede ne zaman ve hangi mecrada bulursa alıyor. Tüketicinin önündeki seçenek sayısı fazla, fiyatlar birbirine yakın, hizmet kalitesi, lojistik ve erişim imkanıda her gün daha iyiye gittiği için Amerika ’da pazarlamacılar arasında şu söz referans olmuş: “Sadakat isteyen köpek alsın!”
Yeni tüketici çok ürün görüyor. Global pazar şartlarını biliyor. Bilgiye çok kolay ve hızlı ulaşıyor. Bireysel düşünüyor. Sürü parçası gibi algılanmak istemiyor. Ürün ile etkileşime girmek istiyor. Ne alması gerektiğinin söylenmesinden hiç hoşlanmıyor.

 

Markalar sadece internet, mobil ve sosyal servisler ile iş modelinin dönüşümünü tamamladığı yanlışına düşüyor, müşterinin günlük hayatı ve sosyal yaşantısına dokunmadığı için ilişkiye giremiyor ve etkileşimi sürekli kılamıyor. Bu durumda da markanın rakiplerden tek farkı fiyat politikası ve müşterinin önceki işlemlerine göre sağladığı avantaj/indirimler kalıyor.

 

Yani yukarıda bahsedilen müşterilerin sadik olması için gerekenler su an kısmen ve parça parça (kesintili) olarak yapıldığından, müşterinin çevrimiçi ve gerçek hayatta markayla olan ilişkisi bir bütün olarak ele alınamadığından müşteriler markalar tarafından tam olarak tanımamakta doğru teklifler sunulamamaktadır. Bunun sonucunda reklam ve pazarlama çok basit kriterlere (ödediği fatura büyüklüğü, demografik, lokasyon bilgisi, vb.) dayandırılarak yapılmakta ve geri dönüş oranları çok düşük kalmaktadır. 

 

Sadakat programları markaların CRM Sistemleri ile tam entegre çalışırsa, müşterinin tüm süreçlerde kesintisiz olarak takibi gerçekleştirilir, bu sayede gerçek anlamda başarılı yakalanır ve kusursuz bir deneyim sunulabilir.

 

Müşterinin Alışveriş Deneyimi

Özellikle Dijital ve Sosyal mecraların artışı ile satın alma deneyimi hem çevrimiçi hem çevrimdışı işlemlerinin bileşkesi haline gelmiştir. Satın alma döngüsünü en iyi gösteren şema ve akış şu şekilde olmaktadır;
Musteri alisveris deneyimi

Musteri alisveris deneyimi

Vatandaşın kullandığı banka kartları, alış veriş yaptığı perakende zincirleri, ulaşım firmaları ve yakıt istasyonlarından ötürü çok sayıda sadakat kartı var. Tüm sadakat kartları puan ve indirim uygulaması yaptığı için, bunlar bir müsteri bağlılık ve angajmanı geliştiren programları değildir.
 
Örneğin; sürekli gittiğiniz bakkal, fırın, restoran ve kuaförünüzü düşünün, size “herkes gibi” davranmıyor, hatırınızı soruyor, sevdiğiniz ürünleri ve hassasiyetlerinizi biliyor, dolayısı ile ona göre önerilerde bulunuyor. Mahallenizden çıktığınızda da günlük hayatınızda karşılaştığınız çevrimiçi ve çevrimdışı tüm marka deneyimlerinizde benzeri muameleyi bekliyorsunuz.
 
Bir çok insan sadakat programlarının yararlı olmadığını, fazla maliyet ve pazarlama bütçesinin gereksiz harcandığını düşünmektedir. Sadakat programları aslında basit bir indirim kampanyası ve para iadesinden çok daha fazlasıdır;
  • * Müşterimizin sosyal yaşamı ve günlük hayatı hakkında daha doğru ve kullanışlı veri toplamamızı sağlar,
  • * Alışveriş alışkanlıkları, ilgi alanları, seçimleri ve motivasyonlarını anlamamızı sağlar,
  • * Ev hayatı, ailesi ve yaşamı hakında bilgi edinmemizi sağlar,
  • * Mevcut ürünlerimizi geliştirmemizi, hedef kitlemizin ihtiyaçlarına göre yeni ürün ve hizmet geliştirmemizi sağlar,
  • * Ve müşterimizi daha fazla alışverişe teşvik eder ve özendirir

Efektif ve başarılı bir Sadakat Programının faydaları

  • * Mevcut müşterimizi elde tutmamızı sağlar,
  • * Yeni müşteri kazanımımızı sağlar,
  • * Müşterileri üst segmentlere (RFM – Recency / yakın zamanda olan, Frequency / sık olan, Monetary / harcama büyüklüğü) taşımamızı sağlar,
  • * Kar ettirmeyen müşterileri elememizi sağlar,
  • * Kaybettiğimiz müşterileri geri kazanmamızı sağlar,
  • * Müşterilerimizin CLV (Customer Lifetime Value / Müşteri yaşam değeri) değerini artırmamızı sağlar,
  • * BCM (Best Customer Marketing / En iyi müşteriye pazarlama) programı ile en iyi müşterilerimize verdiğimizi değeri artırabiliriz,
  • * Müşterilerimiz ile uzun süreli kalıcı ilişkiler kurmamızı sağlar,
  • * Sadık müşterilerimiz için marka tarafları oluşturmamızı sağlar,
  • * Karımızı artırmamızı sağlayacak fiyat politikaları (“Hi-Lo / High – Low / Yüksek – Düşük”, “EDLP / Everyday low price / Her gün düşük fiyat”, “PUF / Profit-up-front / Kısıtlı müşteriye düşük fiyat”, “Access Pricing / Ulaşılabilir ürünler ucuz”, vb.) geliştirmemize destek olur,
  • * Rakip ataklarına ve fiyat rekabetine karşı güçlü olmamızı sağlar,
  • * Stok kontrolümüzü destek olur,
  • * Promosyon ve hediye planlamamıza destek olur,
  • * Ücretli reklam ve promosyon bütçelerinde tasarruf etmemizi sağlar,
  • * Karlı müşteriler vasıtasıyla yeni ticari iş ortaklıkları yapmamızı sağlar
Basarili Sadakat Programi

Basarili Sadakat Programi

 

 

 

 

Başarılı bir Sadakat Programının sırları nelerdir?

Basarili Sadakat Programinin Sirlari

Basarili Sadakat Programinin Sirlari

 

 

 

 

 

 

Karlı bir Sadakat Programı kılavuzumuz

  • * Kritik kabiliyetlerimizi (SWOT) ortaya koymalıyız,
  • * Sadakat program model ve stratejilerine hakim olmalı veya danışmanlığını almalıyız,
  • * Sadakat pazarlaması mimarileri ve planlarını ortaya koyacağız,
  • * Müşteri sadakatinin temel dizaynını planlamalıyız,
  • * Bizim için en doğru müşteri sadakati stratejimizi oluşturacağız,
  • * En iyi sadakat yönetimi uygulamalarını bileceğiz,
  • * Müşteri sadakatinin öncülerini derinlemesine inceleyeceğiz,
  • * Doğru sadakat anahtarları ve tanımlayıcılarını seçeceğiz,
  • * Sektörlerde çalışan farklı sadakat anahtar örneklerini inceleyeceğiz,
  • * Kişisel olarak sadakat şemaları alakamızı ve algıda seçiciliğimizi artıracağız,
  • * Sadakat programı ve gerçek zamanlı hedeflemenin temellerini gizli tutmalıyız,
  • * CRM ve birebir pazarlama sistemimizi oluşturmalıyız,
  • * Genel, hedefli ve kişiye özel fiyat politikalarımızı belirlemeliyiz,
  • * Sanal puan / kredi / bonus (yakında sanal para), ön-ödemeli kart ve hediye kartı bazlı sadakat programını modellemeliyiz,
  • * Kredi kartı ve banka kartı bazlı sadakat stratejimizi de modelleyeceğiz,
  • * Yardımcı gelirleri müşteri sadakati kullanmalıyız,
  • * Sadakat programı senaryo ve iş akışlarını dizayn etmeliyiz,
  • * Müşteri sadakat mitlerini sarsacak bir model çıkarmalıyız.

Sadakat Programının yol haritası?

Sadakat Programi Yol Haritasi

Sadakat Programi Yol Haritasi

 

 

 

 

Sonucu bağlıyorum

Sektörde pazarlama ve sadakat konusunda görüş ve fikirlerine önem verdiğim 2 profesyonel var;
  • * Migros Money Club ve CRM yöneticisi Kına Demirel, en beğendiğim sözü “müşteri sadık olmaz, onu sürekli şaşırtmanız gerekiyor ki sizinle beraber olmaya devam etsin”
  • * Akademisyen ve danışman Uğur Özmen, en beğendiğim sözü “müşteri sizi ne için tercih ediyorsa aynı sebepten ötürü vaz geçer”
Pazarlama ve Sadakat konularında iş modeli ve platform dizayn ederken 2 uzmanın sözleri aklımdan çıkmıyor ve bana yol gösterici oluyor.

 

Plansız bir final

Tam yazımının finali yazarken CNN ana haber bültenin de 2014 ‘ün en ünlü şarkıcısı seçilen Taylor Swift ‘in hayranlarına yaptığı yılbaşı süprizi konu ediliyor.
Yazımı genç sanatçının yaptığı muazzam sadakat kampanyası ile bitirmek istiyorum. Taylor, Sosyal Medya hesapları ve blogunda hayranlarından gelen favori hediye isteklerini el yazısı ile yazdığı mektuplar ile tek tek paketliyor, ve kargo şirketi yerine hayranlarına hediyeleri kendi eliyle teslim ediyor. Tüm bu hikayeyi de başından itibaren video ya çekiyor ve sosyal medya da yayınlıyor.
Sevgili markalar İşte sadakat ve taraftar sağlamanın yolu budur!


Sonraki sadakat ve pazarlama yazılarımda bahsedeceğim konular; 

  • * Dikey sektörlerdeki (Perakende, Finans, Ulaşım, Otel, Seyahat&Turizm, Gıda, Eğlence, İletişim, Otomotiv, Yakıt, Medya vb.) başarılı sadakat programlarını ele alacağız, aynı zamanda birçok farklı sektöre yayılan başarılı koalisyon sadakat programlarını (Airmiles ve Nectar gibi) ele alacağız.
  • * Z/F/S-MOT (Zero / First / Second Moment of Truth) konusu için Person of Interest 3. sezon 2. bölüm ‘ü izlemenizi öneriyorum. Sonraki yazımda detaylarına gireceğim Google ‘ın da yeni dönem stratejisi olan konuyu ele alıyor.
  • * Sadakat programlarının alternatifi olabilecek BCM (Best Customer Marketing / En iyi Müşteriye Pazarlama) yöntemlerini ele alacağız. Burada Pareto (müşterinizin 20% ‘si 80% ‘lik gelirinizi getiriyordur, dolayısı ile herkese oynamak yerine bu 20% ‘ye oynamak ve onları memnun etmek çok daha mantıklı olabilir)
Kalın sağlıcakla,
Onur Baran Çağlar
1 2 3 4 5 6 9  Scroll to top