Menkul Kıymet ve Borsaları

Sermaye Piyasasının içinden arz ve talebinin farklı olması ile ayrılmış olan piyasalar Menkul Kıymetler Piyasasını oluşturmaktadır. Menkul Kıymetler Piyasasında sermaye talep eden şirketler halka Menkul Kıymet arz etmekte yani fon talep etmektedir. Sermaye arz eden kişiler ise Menkul Kıymet talep etmekte yani fon sağlamaktadır.

Bir önceki makalemizde de değindiğimiz gibi Sermaye piyasası temel olarak ikiye (2) ayrılır;

  1. Birincil Sermaye Piyasası: Proje ve yatırımları için Fon eksiği olan şirketlerin fon toplamak amacıyla uygun gördükleri çeşitli finansal araçları belli bir yasal düzenleme çerçevesinde halka arz ederek, fon fazlası olanlardan ihtiyaç duydukları fonu sağladıkları piyasadır. Bu şekilde halka arz edilen başlıca finansal araçlar ortaklık hakkı veren hisse senetleri, bir tür uzun vadeli borç senetleri olan tahviller ve bunların değişik biçimleri olan diğer menkul kıymetlerdir.
  2. İkincil Sermaye Piyasası: Daha önce Birincil Sermaye Piyasasında ihraç edilmiş olan Menkul Kıymetlerin halk arasında sürekli olarak el değiştirdiği piyasadır. İkincil Piyasa bu özelliği nedeniyle Sermaye Piyasasından ayrılmış ve Menkul Kıymetler Piyasası olmuştur. İkincil Sermaye Piyasası işlevi itibariyle Birincil Sermaye Piyasalarını tamamlamakta, bu sayede birincil piyasalara işlerlik ve likidite kazandırmaktadır

Menkul Kıymet

  • * Ortaklık ve alacaklılık sağlayan,
  • * Belirli bir meblağı temsil eden,
  • * Yatırım aracı olarak kullanılan,
  • * Dönemsel gelir getiren,
  • * Birbiri ile aynı özelliklerde seri halinde çıkarılan,
  • * İbareleri aynı olan,
  • * Menkul Kıymet ve Fon talep eden evrak ve belgelerdir
  • * Menkul Kıymetler Piyasasında alınıp satılan Hisse senedi ve Tahvil gibi
  • * Menkul Kıymet evrakları sürekli alınıp satılmasından dolayı iktisadi değerleri yoktur, iktisadi değerini temsil eden belgeler olarak geçmektedir. Diğer bir söylem ile
  • * Menkul Kıymetlerin temsil ettikleri gerçek değerler bu ihraç edilen kağıtların arkasında gizlidir.

 

Menkul Kıymetlerin Niteliği

  • * Menkul Kıymetlerin günümüzdeki el değiştirmesi eskiye göre çok daha hızlı bir şekilde yapılmaktadır. Bunun nedeni ise tezgah üstü piyasalarda fiziki olarak alınıp satılmamasıdır
  • * Fiilen el değiştirmedikleri için yalnızca fiyatları takip edilmektedir
  • * Borsa İstanbul ‘a gittiğinizde bir şey fark edeceksiniz (ben geçen haftalarda birkaç kez gittiğimde fark ettim) büyük seans odaları eskisi kadar dolu değil, brokerlar ve menkul kıymet şirket yetkili sayısı önemli oranda azalmış
  • * Teknolojik gelişmeler ile Brokerlar uzaktan işlem yapabiliyor kendi ofislerinde seans odaları oluşturabiliyorlar
  • * Borsa içinde yeni açılan hizmet ile Co-location (firmalara merkezde sunucu bulundurma ve uzaktan merkezdeki ekranlarını açma) imkanı tanınıyor
  • * Uluslar arası kurumların farklı ülkelerden Algoritmik trading (robot ve veri analiz uygulamaları ile işlem akışlarının analizi ile otomatik al – sat emirleri oluşturarak uzaktan emir gönderen) imkanları ile Borsada işlem sayısı ve hacimler giderek yükseliyor

Çok işlem gören Menkul Kıymetler

    * Devlet tahvilleri
    * Hazine bonoları
    * Özel sektör tahvilleri
    * Hisse (Pay) senetleri
    * Hisse senedi ve tahvil kuponları
    * Gelir ortaklığı senetleri
    * Toplu konut idaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi tarafından çıkarılan tahviller
    * Yatırım fonu katılma belgeler
    * Finansman bonolar
    * Banka bonoları ve banka garantili bono
    * Varlığa dayalı menkul kıymetler
    * İpotek / teminata dayalı menkul kıymetler
    * Kar – zarar ortaklığı belgeleri

 

Menkul Kıymet Borsaları kuruluşlarındaki yasal özellik ve düzenlemeler nedeniyle üçe (3) ayrılmaktadır;

  1. Devlet Borsaları: Genellikle bir kanunla kurulan ve borsanın yönetiminin resmi aracılar tarafından oluşturulan kurullara bırakıldığı Menkul Kıymet Borsasıdır Devlet borsalarına örnek olarak Kıta Avrupası‘ndaki Menkul Kıymet Borsalarıdır
  2. Özel Borsalar: Borsa üyeleri tarafından kurulan, mesleki kuruluş niteliğine sahip ve kâr amacı taşımayan anonim şirket statüsündeki Menkul Kıymet Borsalarıdır. Bu borsaların örneği ise Anglo-Sakson ülkelerindeki Menkul Kıymet Borsalarıdır.
  3. Karma Borsalar: Hem özel borsalar, hem de devlet borsalarının özelliklerini taşır. Örnek olarak kanunla kurulmuş olmasına rağmen, idari açıdan ticaret odasına bağlanması nedeniyle mesleki bir kuruluş haline gelen İtalya ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsasıdır (BIST – Borsa İstanbul).

Menkul Kıymetler Borsaları, menkul kıymetlerin sürekli olarak el değiştirmesi gerekli olan pazarın oluşmasını sağlar. Menkul kıymetlerin her an alınıp satılabilmesi için gerekli olan likiditenin sağlanması konusunda menkul kıymetler borsalarının büyük bir işlevi vardır.

Menkul kıymetler, Sermaye Piyasasının ikincil piyasasında sürekli olarak bir mal gibi alınıp satılabilmesi için Menkul Kıymetler Piyasa ve Borsası Sermaye Piyasasının dışında oluşmuştur.

Menkul Kıymet Piyasasında alım – satım ortamının oluşması için kişiler arasında güven unsurunun olması büyük bir öneme sahiptir. Alım – satım işlemlerinin belirli teknikler çerçevesinde yapılmak zorundadır. Menkul Kıymetlerin alım – satımı sahibi adına veya hesabına hareket eden aracı kurumlar tarafından yapılmaktadır.

Menkul Kıymet Borsalarının faydaları

  • * Menkul kıymet türündeki yatırım araçlarına hareketlilik getirir
  • * İhraç eden kuruma da likidite kazandırır böylece ekonomiye ek kaynak yaratır
  • * Sermayenin mülkiyetinin geniş kesimlere özellikle de ihtiyacı olan kurumlara katıda bulunması sağlar
  • * Menkul kıymetler borsası piyasalarda oluşan fiyatların etkisiyle tasarrufların ve sermayenin kârlı ve başarılı alanlara akışını sağlar
  • * Menkul kıymetler borsasına kote olan ve işlem gören hisse senetlerinin birbirleri ile rekabet etmelerini sağlayan bir ortam oluşturur
  • * Menkul kıymet borsaları atıl kaynakların rasyonel kullanılmasını ve böylece daha büyük sermayelerin oluşmasını sağlar
  • * Menkul kıymet borsaları işletmelerin hisse senedi fiyatlarının artması ile sermaye maliyetinin azalmasına katkı sağlar
  • * Uzun vadeli yatırımların kısa vadeli tasarruflarla finansmanını sağlar
  • * Menkul kıymetler borsası üçüncü kişilere, kamuyu aydınlatma ve şeffaflık düzenlemeleri  çerçevesinde,  menkul kıymetlerle ilgili bilgilere ulaşmalarını ve kararlarını şekillendirecek bilgileri maliyetsiz olarak nitelenebilecek bir şekilde elde etmelerini sağlar.
  • * Hisse senedi veya Tahvile sahip olan şirketlere de önemli faydalan vardır: Yatırımcıların daha çok ilgi göstermeleri nedeniyle bu finansal varlıkların fiyatları yükselir. Daha geniş alıcı kitlesi olduğu için şirketin bilinirliği artar. Buna ek olarak şirkete ait senetlerin toplanarak, şirket denetiminin ele geçirilmesi imkânı da azalmış olur.

Genel olarak Menkul Kıymet Borsaları ve kote olan firmaların hisseleri ekonominin göstergesi ve güvencesidir. Menkul kıymetler piyasasının eğilimi ise kişilerin alım – satım kararlarının birleşmesi sonucunda oluşmaktadır.

Firmaların ve endekslerin genel Cape değeri / oranı (share price / earn ratio in past 12 month – hisse değeri / kazanç oranı son 12 ay içindeki) yatırımları etkiler, yükselecek beklentisi ile Boğa piyasası oluşmuştur, düşecek beklentisi oluşmuş ise Ayı piyasasını konuşuyor oluruz.

Finansal Piyasalar

  • Makro ekonomi içinde konuya baktığımızda Finansal Sistemdeki Piyasalar, işlem gören ürünlerin vadesine (fon arz ve fon talep süresi) göre Para piyasaları ve Sermaye piyasaları olarak ikiye ayrılmaktadır.
  • Para piyasaları
  1. Para piyasalarında kısa (bir yıldan kısa) vadeli likidite açığı olanla fazlası olan karşılaşır. Likidite fazlası olan faiz talep eder, açığı olan faiz öder.
  2. Finansal risk düşük, likiditesi yüksektir.
  3. Örgütlü, kurumsal, profesyonel, kredibilitesi yüksek, ürün standardı olan bir piyasadır.
  4. Para piyasalarında müşteriler, bankalar aracılığıyla karşı karşıya gelirler. Döviz piyasalarına, alım satım, fonlar, repolar, mevduatlara bankalar aracılık eder. Bankalar müşterilerle, diğer Bankalarla, Finansal aracılar ve Brokerlarla, Merkez bankalarıyla ve Hazine ile çalışırlarken kar amacı ve kendi pozisyonlarını hedef alma gayesiyle hareket ederler.
  5. Bankalar para piyasası risklerine karşı hedging (koruma / sigorta) yöntemi uygular. Bunun için forward (ileri), futures (gelecek), opsiyon yöntemleri kullanırlar. Para piyasası fon transferleri ile piyasanın likidite sorununu çözer. En önemli aktörü olan bankalar topladıkları mevduat fonlarını işletmelere kredi olarak verir, hükümetlere hazine bonosu adıyla kısa vadeli borçlanma araçları satın alarak fon aktarırlar.

 

Para piyasaları Türk lirası ve Sermaye piyasası işlemlerini gerçekleştirir. Para piyasası da organize ve organize olmayan olarak ikiye ayrılır.

  1. Organize piyasalar Interbank, DIBS (Devlet iç borçlanma senetleri) piyasası, TCMB repo ve ters repo işlemleri piyasası, BIST tahvil ve bono piyasası, Borsa para piyasasıdır.
  2. Organize olmayan piyasalar Bankalar arası Serbest para piyasası, bankalar arası repo piyasası, bankalar arası tahvil ve bono Piyasası’dır.

 

Sermaye piyasaları 

  1. Orta ve uzun vadeli (bir yıldan uzun) fon arz ve talep edenlerin karşılaştığı piyasalardır. Bu işlem menkul kıymet adı verilen mali araçlar yoluyla yapılır.
  2. Sermaye piyasaları, fon sahibi kişilerin yani yatırımcıların birikimlerini, belli bir getiri beklentisi ile yatırım araçlarında değerlendirdiği piyasadır. Fon ihtiyacı olan kişiler ise, sermaye piyasasının kullanarak, ihraç ettikleri hisse senedi veya borçlanma senetleri aracılığıyla finansman sağlarlar.
  3. Ayrıca risk yönetimi yapmak isteyen bazı sektör mensubu yatırımcılar da, Sermaye piyasalarında türev araçları kullanarak, hedge, arbitraj gibi yöntemlerle risklerini minimize edebilirler.
  4. Risk yönetiminin yanı sıra, Sermaye piyasası küçük tutarlarda tek başına ekonomiye yararlı olamayan  birikimlerin de borçlanma ve hisse senedi gibi menkul kıymetlere yatırılarak, yatırıma dönüşmesini sağlayan ve böylece ekonomiye hareketlilik getiren bir piyasadır.
  5. Sermaye piyasaları finansal varlığın ihraç durumuna göre ikiye ayrılır;
    1. Birincil Piyasalar: Tasarruf sahiplerinin tahvil ve hisse senedi gibi menkul kıymetleri direkt ihraç eden kuruluşlardan ya da bunlara ihraçta aracılık eden kurumlardan alabildikleri piyasalardır. ‘Halka arz’ bir birincil piyasa örneğidir. Halka arz olan şirket, finansman sağlamak amacıyla, hisse senedi veya tahvil ihraç eder ve tasarruf sahipleri de bu hisse senetlerine yatırım yaparak tasarruflarını değerlendirir.
    2. İkincil Piyasalar: Daha önce birincil piyasalarda satılmış, yatırımcıların portföylerinde bulunan finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalardır. Finansal varlık ve menkul kıymetlerin (hisse senedi, pay senedi, vadeli işlem sözleşmeleri, varantlar, opsiyonlar vb.) aracı kurumlar vasıtasıyla alınıp satılmasının sağlandığı piyasadır. Direkt yatırımcılar ve varlık ihraç edenler alım satım yapamaz. İkincil piyasa için en organize örnek ‘Menkul Kıymet Borsası’dır.

 

Sermaye piyasası araçları ve kurumları

SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) sermaye piyasasında bulunacak kurumlara lisans veren, kontrol eden, düzenleyen ve denetleyen kurumdur.

SPK’nın temel görevi piyasanın, kurallarını belirlemek, adil ve etkin çalışmasını sağlamak, ilgili kurumların belli kurallar çerçevesinde faaliyet göstermesini sağlamak ve yatırımcıların haklarını korumaktır. Sisteme ve kurallara uymayan kurumları oyundan çıkartma, cezalandırma ve hatta lisanslarını iptal etme yetkisine sahiptir.

 

Sermaye Piyasası Araçları

Tasarruf sahipleri şu araçlara yatırım yapabilirler;

  1. Devlet tahvili
  2. Özel sektör bonoları
  3. Özel sektör tahvili
  4. Pay (hisse) senedi
  5. Borsa yatırım fonu
  6. Kira sertifikaları
  7. VDMK (Varlığa dayalı menkul kıymetler)
  8. Varlık ipotekli / teminatlı menkul kıymetler
  9. Vadeli işlem sözleşmeleri
  10. Opsiyon sözleşmeleri

 

Sermaye piyasası kurumları

  1. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı
  2. TCMB
  3. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)
  4. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK)
  5. Takas Ve Saklama Bankası (Takas bank)
  6. BIST (Borsa İstanbul)
  7. Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB)
  8. Aracı Kurum ve Bankalar (Yatırım Kuruluşları)
  9. Derecelendirme Şirketleri
  10. Portföy Yönetim Şirketleri
  11. Halka Açık Şirketler

Finansal Sistem

Macro ekonomide Finansal sistemi oluşturan 3 unsur vardır.

Finansal sistem, tasarruf sahipleri ile fon ihtiyacı olan taraflar arasındaki fon alış verişini sağlayan kurumlar, finansman araçları, finans kurumları, bu kurumları düzenleyen ve denetleyen kurullardan oluşan yapıdır.

Finansal sistemin başlıca görevi, piyasadaki mevcut tasarrufların en verimli yatırım alanlarına yönelmesini sağlamak ve fon alış verişi sırasında doğabilecek riskleri önlemek ve yönetmektir.

Finansal sistemi oluşturan unsurlar; Bankacılık, Sigortacılık ve Sermaye piyasaları.

Finansal sistemin bir parçası olan Finansal piyasalar, tasarruf fazlası olan arz sahipleri ile borç talep edenler arasındaki fon transferinin yardımcı kuruluşlar vasıtasıyla sağlandığı piyasalardır.

Finansal piyasalar menkul kıymetlerin arz ve talep süreleri, örgütlenme durumuna, varlığın ihraç durumuna, ödeme tipine, finansal varlıkların türüne göre değişime uğrar. Piyasalar açısından genel piyasalar (birden çok emtianın işlem gördüğü) ve özel piyasalar (yalnızca bir emtianın işlem gördüğü) bulunmaktadır.

Finansal piyasalar, firmaların tasarrufları iş ve proje yatırımlarını karşılamadığı durumda, finansman sağlamak istemesi ile ortaya çıkmaktadır. Finansal piyasalarda fon, arz ve talep edenleri yardımcı kuruluşlar bir araya getirir ve fonların el değiştirmesini sağlarlar.

Fonların el değiştirmesi dolaylı ve doğrudan finansman olmak üzere iki şekilde gerçekleşmektedir. Dolaylı finansmanda finansal kurumlar arz edilen fonlarla talepleri karşılarlar ve arz ile talep edenler arasında bir bağlantı bulunmaz. Doğrudan finansman ile fon aktarımı durumunda ise fon arz edenler fonların kime verileceğini tercih eder ve bilirler, fon transferinde bir finansal kurum aracılık görevi yapmaktadır. Bu finansal kurum tasarrufları kendi hesabına kabul ederek, karşılığında belli bir getiri vaat etmektedir (hisse senetleri, tahviller ve finansman bonoları)

Finansal piyasaların diğer bir önemli unsuru ise, fon arzı ile fon talebi edenler ve aracı kurumlardan oluşan bu sistemde çalışacak aracıların lisanslarını veren, kontrolü, düzenlemesi ve denetlemesi yapan kurum SPK (Sermaye Piyasası Kurulu – www.spk.gov.tr).

SPK yanında Finansal piyasaların sağlıklı işleyişini sağlayan diğer unsurlar; aracı kuruluşlar, borsalar, takas yapma ve saklama kurumları, doğru ve anlık bilgi için bağımsız denetim kurumları, derecelendirme kurumları ve yatırımcının sisteme katılımı ve takibini kolaylaştıran ekonomi basını ve çevrimiçi bilgi servisleridir.

Finansal teknoloji pazarının her yıl yüzde 20 civarı büyümesi bekleniyor

FinTech İstanbul ve BKM tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de FinTech ekosisteminde 200’ün üzerinde oyuncu bulunuyor. Aynı rapora göre sadece Amerika ve İngiltere ‘de Fintech girişimi sayısı 4 bin ’in üzerinde.

Statista ’nın verilerine göre ise Türkiye’de FinTech pazarının her yıl yüzde 20’nin üzerinde. 2016 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki FinTech pazarının işlem hacmi 70 milyar TL seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Finansal bilinci artan tüketicilerin beklentileri de yükseliyor. Tüketiciler her yerden, kolayca erişebilecekleri uygun, güvenli, hızlı ve kullanımı kolay finansal hizmetler almak istiyor.

 

Dünya genelinde 2000 yılından bu yana FinTech girişimlerine yapılan yatırım miktarı 3.5 trilyon TL üzerinde, bu yatırımın sadece yüzde 4’ü ne yazık ki tehlikeyi geç algılayan bankalara ait.

 

Türkiye ‘de 2012 ile 2016 yılı sonuna kadar yapılan Startup / Girişim yatırımları toplamı 610 milyon TL. Aynı dönemde Fintech (finansal teknoloji) girişimlerine yapılan yatırım 70 milyon TL ‘nin üzerinde. 2012’den bugüne Fintech ‘lere yapılan yatırım 10 kata yakın bir büyüme oranı gösteriyor, diğer sektörlere göre oldukça yüksek.

 

Tahminleri aşan işlem hacimleriyle tüketicilerin olduğu kadar yatırımcıların da ilgisini çeken FinTech ’ler küresel finans kuruluşlarının bakış açısını da değiştirmiş durumda. Bankaların dijital dönüşüm kapsamında gerçekleştirdikleri yeniden yapılanma çalışmaları ve FinTech ’lerle yaptıkları işbirlikleri dikkat çekiyor. Bankaların çok yakın gelecekte alternatif kanallara, dijital ve mobil bankacılığa, robot asistanlara yatırım yapmaları bekleniyor. Finansal teknoloji alanında yaşanan yeniliklerin ödeme dünyasını dönüştüreceği öngörülüyor.

 

Dijital dönüşüm ve mobilite bankaları işbirliğine zorluyor

Dijital dönüşüm, hayatın her alanında vatandaşa dokunuyor. Mobil kullanıcıların artması ve kullanıcıların daha fazla kişiselleştirilmiş, kolay kullanım sunan hizmetler beklemesi, bankaların yenilikçi teknolojilere yatırım yapmalarını zorunlu kılıyor. Küresel finans kuruluşlarının son dönemde izledikleri küçülme politikaları, kendini ispatlayan FinTech oyuncuları ile işbirliği yapmalarını da beraberinde getiriyor. FinTech şirketleri, bankalar tarafından yeni hizmet ve çözüm sunma bağlamında vazgeçilmez bir ortak olarak görülüyor. Diğer dikkat çeken konu ise FinTech ’lerin coğrafyalara göre değişen özellikleri. Avrupa’da FinTech ’lerin amacı verimliliği artırıp maliyetleri azaltmakken, Asya’da yer alan bazı ülkelerde ise henüz banka hesabı dahi olmayan kullanıcılara özel hizmetler veriliyor.

 

Tehlikeyi gören Bankalar alternatif kanallara yöneldiği, dijital, mobil bankacılık ve API (açık kod ve entegrasyon) platformlarını öne çıkararak FinTech ’lere her işbirliği imkanı sağlıyor, hem de rekabet etmeye çalışıyorlar. Son zamanlarda bankalar mekân ve personel giderlerinden tasarruf elde edebilmek için aldıkları tedbirleri dijital dönüşümün bir parçası olarak okumak mümkün.

 

Bankalar, yeni nesil kullanıcılara ulaşmak için her türlü kanalı değerlendirmeleri gerektiğinin farkında. Bu alanda gerek küresel gerekse yerel bazda FinTech kuruluşlarının önemli bir fonksiyonu mevcut.

 

Türkiye gelişen Pazar, dolayısı kötü rekabet yerine işbirliği öneriyorum

Düzenleyici kurumlar, Bankalar ve Fintech girişimleri işbirliği yaparak yenilikçi hizmetleri müşterilere ulaştırmayı hedeflemeliyiz. Türkiye’de unbanked (banka sistemi dışındaki kullanıcılar) ve finansal okuryazar olmayan kitlenin yüzde 40 seviyelerinde olduğunu düşünürsek, gidecek çok yol ve bakir alanlar mevcut.

GSMA 2014 – 2020 Global Mobil Pazar ve Ekonomiye yönelik öngörüler

Internet teknolojilerinin hızlanması ile Mobil endüstrinin hız kesmesi bekleniyordu. Tam tersi oldu, son kullanıcılar ve kurumlar internet üzerinde oluşan Bulut, Katma Değerli İçerik ve Servis girişimlerine mobil ortamda daha çok erişiyorlar.  

2014 sonu itibariyle eşsiz (unique) mobil abone sayısı 3.6 milyara yani Dünya nüfusunun yarısına erişmiş durumda. Hızlı yükselişi anlamak için çok değil 10 yıl önceye bakmak lazım, 10 yıl önce mobil abone sayısı dünya nüfusunun 1/5 ‘i kadardı. 2020 ‘de toplam abone sayısına extra 1 milyar eşsiz abone eklenmesi bekleniyor, bu rakamda toplam nüfusun 60% ‘ına tekabül edecek. 

2014 sonu itibariyle toplam SIM bağlı cihaz (bağlantısı) sayısı 7.1 milyar olmuşken, ayrıca ek olarak 243 milyon M2M (Machine-to-machine / Makineden makineye) bağlantısı var.

Mobil Endüstriye Bakış

Mobil Endüstriye Bakış

 

 

 

 

 

 

 

 

 

• Mobil abone gelişimi 

 ◦ 2014 sonu itibariyle eşsiz (unique) mobil abone sayısı 3.6 milyar olmuş durumda, 2020 ‘de 4.6 milyar olacak.

 ◦ 2014 Global nüfusuna göre eşsiz (unique) mobil abone penetrasyonu 50%, 2020 ‘de 59% çıkması bekliyorlar.

 ◦ 2020 ‘ye kadar yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) 4% olacak.

 • SIM sahipliği ve bağlantısı gelişimi

 ◦ 2014 sonu itibariyle Global SIM bağlantısı (M2M dahil) 7.3 milyar, yani Dünya nüfusu ile eşitlendi rakam.

 ◦ 2020 ‘de 10 milyara çıkması öngörülüyor.

 ◦ 2020 ‘ye kadar yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) 5.4% olacak.

 • Global Operatör gelirleri

 ◦ 2014 sonu itibariyle Mobil Operator gelirleri $1.15 trilyon dolara gelmiş durumda

 ◦ 2020‘de gelirler $1.4 trilyona çıkması bekleniyor. Bu da yıllık bileşik (CAGR) 3.1% büyüme anlamına geliyor.

 ◦ Bugün ve önümüzdeki dönemin en büyük gelir oluşturan kalemi tahmin edeceğiniz üzere data (veri) gelirleri.

Mobil Ekonomi büyüyor

Mobil Ekonomi büyüyor

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

• Mobil geniş-bant ve Akıllı Mobil Cihaz adaptasyonu gelişimi

 ◦ 2014 sonu itibariyle Dünyadaki akıllı mobil cihazların 39% ‘u 3G/4G bağlantısı sahip

 ◦ 2020 itibariyle Dünyadaki akıllı mobil cihazların 69% ‘unun 3G/4G bağlantısına sahip olması bekleniyor.

 ◦ 2014 sonu itibariyle 2.6 milyar akıllı mobil cihaz bulunuyor

 ◦ 2020 itibariyle akıllı mobil cihaz rakamının 5.9 milyara çıkması bekleniyor

 ◦ Mobil geniş-bant üzerinden geçen veri trafiğinin 2014 ‘den 2020 ‘ye doğru 10 kattan fazla artması bekleniyor

 

 • Mobil’in Dünya Ekonomisi ve Sosyal gelişimine katkısı

 ◦ 2014 itibariyle Mobil internet penetrasyonu 33% iken, 2020 ‘de rakamın 49% ‘a çıkması bekleniyor

 ◦ Mobilin en büyük katkısı “unbanked (bankacılık/finans hizmetlerine erişemeyen)” kitleye ulaşılabilmesini ve finansal hizmetlerin götürülebilmesini sağlıyor. 2014 yılı sonu itibariyle 89 ülkede 255 yaşayan servis ile “unbanked” kitlelere dokunulması sağlanmış.

 ◦ Yeni gelişen Mobil teknoloji, cihaz, inovatif servis ve uygulamalar ile tüm dünyadaki insanlara ulaşmanızı sağlıyor. Örnek olarak 2020 itibariyle M2M (Makinalar arası iletişim) bağlantısı 1 milyarın üzerine çıkması bekleniyor.

Mobilin Dünya Ekonomi ve Sosyal Gelişimine Katkiısı

Mobilin Dünya Ekonomi ve Sosyal Gelişimine Katkiısı

 

 

 

 

 

 • Mobil Endüstrinin Global GDP/GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla)’sine katkısı

 ◦ 2014 itibariyle Dünyadaki toplam 236 ülke için $3 trilyon GDP katkısı toplam içinde 3.8% ‘sine tekabül ediyor.

 ◦ 2020 itibariyle $3.9 trilyon GDP katkısı toplam içinde 4.2% ‘sine tekabül edecek.

 ◦ Mobil endüstri, girişim ve ekosistemdeki şirketlerin ekonomiye katkısının artması bekleniyor.

Mobil Endüstrinin GDP katkısı

Mobil Endüstrinin GDP katkısı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

• Kamu finansmanına katkısı (Düzenleyici kurum katkısı öncesi)

 ◦ 2014 itibariyle globalde kamu finansmanlarına katkısı $411 milyar oldu

 ◦ 2020 itibariyle globalde kamu finansmanına katkısı $465 milyar olacak

 

 • İstihdama katkısı

 ◦ 2014 itibariyle doğrudan istihdama katkısı 13 milyon kişi. Dolaylı istihdama katkısı 12 milyon kişi.

 ◦ 2020’de istihdama doğrudan katkısı 15 milyon kişi olacak.

Dünyada yapılan Fintech yatırımları ve önerilerim

Yazı dizimizin 1. makalesi “Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu” için tıklayın!

Yazı dizimizin 2. makalesi “Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler” için tıklayın!

2014 yılında tüm dünyada takip edilen ve önemli yatırımlar alan Fintech girişimleri ve yatırımcılarını kategori bazında toparlamışlar. Bu kategoriler üzerinde ciddi miktar da kafa yoruyoruz. Bazı dikeylerde önemli servisler modelledik, tamamen mobilden başlattığımız 2 tanesini (uygulamalarda 100K aktif kullanıcıyı bulduk) yakında iş modeli, sürdürülebilir kullanım ve gelir modeli ile yatırımcıların önüne çıkarmaya hazırlanıyoruz.

Sizlere de naçizane bu dikeyleri, yatırım alan girişimleri incelemenizi ve öncelikle Türkiye ‘ye uyarlanabilecekler üzerinde kafa yormanızı öneririm.

Top50 Fintech Yatırımları

Top50 Fintech Yatırımları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunlara Türkiye ‘den örnekleri de ekliyelim;
  • * Pozitron ‘a Monitise $100 milyon yatırım yaptı
  • * Mikro-Ödeme / 3Pay firmasına WireCard €26 milyon euro yatırım yaptı
  • * PaybyMe uzak doğulu bir fon $35 milyon yatırım yaptı
  • * iyzco ‘ya ilk SpeedInvest ve Beenos Asia ‘den sonra son dönemde 212 Capital ve Pahicle Invest tarafından 2,9 milyon TL ‘lik yatırım yapıldı.
  • * Paraşüt ‘e Revo Capital (1,5 milyon TL yatırım) ‘den sonra Ribbit Capital ‘den yatırım geldi. Ribbit Capital ‘den alınan yatırım çok manidar ve başarılı, zira yukarıda dünya genelinde yapılan Fintech yatırımlarının çoğuna da yatırım yapmış durumda. Yatırım yaptığı 3 endüstrinin başında finans ve ödeme alanı geliyor.
  • * Son olarak takip edebildiğim kadarı ile Mobil cüzdan uygulaması Moka, Keiretsu Forum İstanbul’dan 3,5 milyon TL yatırım aldı.
2014 Ağustos ‘da Resmi Gazete de yayınlanan ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da desteklediği İstanbul Sarıyer’de Finans Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulacak. Vergi muafiyetleri (4691 sayılı kanun kapsamında) de verilecek olan tematik teknopark Finans Teknolojileri alanında bir devrim niteliğinde. Heyecanla gelişmeleri takip ediyoruz.

 

Yeni dönemde yatırım alacak alanlar

 

Yeni Finans teknoloji şirketleri hedef büyütüyor
Bankaların güçlü olduğu ödeme, emlak / mortgage kredileri, tüketici kredileri, mevduatlar, günlük hesap ve kredi kartı komisyon gelirleri giderek riske giriyor. Kamu, TCMB ve özellikle de BDDK ‘nın yeni düzenlemeleri ve verilecek lisanslar ile yeni Fintech şirketleri Bankaların farklı kategorilerde pastalarına ortak olmaya geliyor.

 

Accenture ‘ın dünya çapında yaptığı analizleri BackBase ile ortak yaptıkları “Distruptive Banking Trends for 2015” Webinar etkinilğinde dinlemiştim.
Analizlere göre 2020 yılında bankaların gelirlerinin 32% ‘si risk altında; yeni Fintech girişimleri, Perakende, Telekom ve müşteriyi elinde diğer markalar farklı alanlarda bu gelirlere ortak olmaya başladı. Bankaların gelirlerinin risk altında olduğu kategoriler;

 

  • * Ödeme (Payment) Kategorisi : Bankaların Ödemeler konusundaki gelirlerinin 25% ‘i artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 4,1% ‘ine tekabül ediyor. Ödeme hizmeti maliyetlerini minimuma indirerek piyasaya giren alternatif ödeme kuruluşları, cihaz üreticileri, telekom şirketleri ve omni-channel servis şirketleri Ödeme pastasından önemli oran da pay almaya başladı. Starbucks, Tesco, Square ve Paypal ‘ı uluslararası büyük örnekler olarak sayabiliriz.
  • * Mortgage (Uzun vadeli ev kredileri) : Bankaların Mortgage konusundaki gelirlerinin 8% ‘i artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 2,3% ‘üne tekabül ediyor. Doğrudan ve birebir mortgage sağlayıcı ile varlık sahiplerinin pazarlıkları ile bankaların bu alanda ki gelirleri de düşüyor. Bu alanda öne çıkan örnekler Crowd Mortgage ve Family Mortgage.
 
  • * Tüketici Kredisi : Bankaların Tüketici kredileri konusundaki gelirlerinin 17% ‘si artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 2,6% ‘sına tekabül ediyor. Alternatif tüketici finansman kurumlarının agresif rekabeti nedeniyle NPL ve risk fiyatlamasının gelişmesi ile bu alanda bankaların gelirleri düşecek. Zopa ve Fidor Bank bu konuda başarılı örnekler olabilir.
  • * Varlık Yönetimi / Bankasürans : Bankaların Varlık yönetimi konusundaki gelirlerinin 79% ‘u artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 3,4% ‘üne tekabül ediyor. Varlık yönetim şirketlerinin fiyat kırması ve fiyat karşılaştırma portallarının doğrudan rekabeti ile bankalar bu alana da gelirlerini kaybediyorlar. Uluslararası alanda öne çıkan Charles Schwab gibi Türkiye ‘de Sigorta şirketleri, Menkul değerler ve Varlık yönetim şirketleri bu alanda önemli değerler yaratıyor.
  • * Mevduat / Teminat / Para Yatırmak : Dijital bankacılık, alternatif mevduat ürünleri, doğrudan para piyasası ve hesap yönetim uygulamaları pazar payı almaya ve kar marjlarını  çalmaya devam ediyor. Uluslararası en önemli örnekler olarak Mint ve BBVA tarafından satın alınan Dijital Bankacılığın öncü markası Simple ‘ı sayabiliriz.
  • * Günlük / Cari Hesap : Düşük masraflı ön ödemeli, kontürlü ve mobil ödeme hesapları bankaları bu alanda çok zorluyor ve daha fazla pay alacakları görülüyor. Bu alanda ki önemli oyuncular Bluebird ve Moven sayılabilir
  • * Kredi Kartı Gelirleri : Kredi kartı dışında ki yeni kredi kaynakları elektronik ticaret ve çevrimiçi ödemelerde pay alıyorlar. Bu konu Wonga ve Lending Club dünya örnekleri olarak sayılabilir. Türkiye ‘de Perakende (beyaz eşya, mobilya, ısıtma ürünleri, elektronik cihazlar) de ürün ile beraber anında verilen tüketici kredileri bu alanda sayılabilir.
Türkiye ‘de kısır bir döngüde girişimleri öne çıkarıp yatırımcının önüne koyan organizasyonlara naçizane tavsiyem internet servisleri ve E-ticaret ‘den kafayı kaldırıp Finansal Teknolojilere ve Servislere ağırlık vermeleri. Dünyada bu yönde ciddi gelişmeler ve girişimler var. Burada bir öneride Bankacılık sektörü ve Yatırım/Değer yönetim şirketlerine; yeni Fintech girişimlerini yakından takip edip topraktan / müteahhitten girmenizi öneririm.

 

Öneriler için bizi takip etmeye devam edin, kalın sağlıcakla
Saygılarımla,
Onur Baran Çağlar
@obcag00
tr.linkedin.com/in/obcag/en

Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler

Yazı dizisinin ilki olan “Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu” ulaşmak için tıklayın!

 

Fintech girişimlerine ekonomin temel eşitliği üzerinden bakalım;
Gelir = Harcamalar + Tasarruflar (Yatırımlar)
Tüketici gözüyle eşitlik hakkında kısa açıklamalar;
  • * Kazancınız / geliriniz yaptığınız harcamalar ve yatırımlarınızın toplamına eşit oluyor.
  • * Tasarruf aynı zamanda tüketicinin yaptığı yatırımları ifade etmektedir
  • * Harcamalar gelirden fazla ise tasarruflar negatif olacaktır. Bunun anlamı harcama ve yatırımlarınızı karşılamak için borç ve kredi alacağınız anlamına geliyor.
  • * Harcamaları tetikleyecek ve kolaylaştıracak uygulamalar fazlasıyla var
  • * Tasarruf konusunda uygulama eksiği çok, mevcut durumda yatırım şirketleri ve finans kurumları servis ve uygulamlar da başı çekiyor.
Dünyadaki gelişmiş ve ekonomi açısından öncü ülkelere göre Türkiye ‘nin en büyük eksiği kişi ve aile başına düşen tasarruf oranlarımız olduğu raporlarda gözüküyor.
Bizim bu konuda ki temel problemimizi sanırım Warren Buffet ‘ın tasarruf hakkındaki görüşü net olarak göstermektedir.  Warren Buffet ‘a göre tasarruf harcamalardan kalan ile yapılan bir yatırım değildir, aslında önce yatırım yapacağınız miktarı belirler ve tasarrufunuzu ayırırsınız, kalanı harcarsınız. Biz sanırım tam tersini yapıyoruz, yani harcıyoruz kalan bir şey olursa tasarruf ve yatırım yapmaya çalışıyoruz.
Tüketici açısından “kazanç” olarak gözüken eşitlik, finans kurumları açısından “Tüketici Finansmanı” olarak isimlendirilmektedir. “Tüketici Finansmanı” alanını ve eşitliğin sağ tarafını kategorilerine göre ayıralım, bu kategorilerde oluşan fintech girişimleri ve markalarını kısaca tanıtmak isterim.
Consumer Fintech Industry

Consumer Fintech Industry

Resim: Tüketici Finans Teknoloji ve Servisleri Endüstrisi

 

Temel ekonominin eşitliği yani Tüketici Finansmanına iki (2) ana koldan bakacağız.

 

1. Tüketim ve Harcama
Tüketiciler iki ana neden/durumdan ötürü harcama yaparlar:
* Satın almalar ve fatura ödemeleri,
* Arkadaşlarınıza ve ailenize para göndermek
Aşağıdaki 3 ana tüketim alanında yeni Finans Teknoloji girişimlerinin ses getireceğini düşünüyorum;

 

  • * Arkadaş / aileye para gönderme
     Teknolojik gelişmeler bu alandaki aksiyonları daha kolay, ucuz ve hızlı yapabilmeyi sağlıyor. Örnek olarak şu markaları incelemenizi öneriyorum: square.com/cash , venmo.com , transferwise.com , coinbase.com , google.com/wallet/send-money/, WU.com, MoneyGram.com, Skrill.com, paypal.com

 

  • * Günlük harcamalar ve fatura ödemeleri
     Mevcut ürün ve hizmet sağlayıcılar ile fatura üreten kurumlar dışında bu alana iştah kabartan Telekom Operatörleri, Bankalar, Perakende ve Cihaz üreticileri var. Burada gelişen cihaz ve iletişim teknolojileri kullanımı kolaylaştırıyor, kullanıcıyı bir çok sıkıntıdan kurtararak tüm cüzdanını ve finansal hesaplarını cebindeki telefona kadar indiriyor. Örnek olarak apple.com/apple-pay/ , google.com/wallet , squareup.com/order , paypal.com , mint.com inceleyebilirsiniz.

 

  • * Bütçe yönetimi
     Bugüne kadar sadece kurumlar, KOBI ve profesyoneller tarafından yapılan bütçe yönetimi artık esnaf ve bireylere kadar iniyor. Herkes ay içinde yaptığı harcamaların kategorik dağılımını ay sonunda veya günlük ayırdığı parasının durumunu takip etmek istiyor. Bu sayede sonraki aylar için daha iyi karar vermek ve ayağını yorganına göre uzatmak istiyor. Bu alanda teknolojik gelişimlerin yanında hükümetlerin tasarruf politikaları ile paralel finansal ve bankacılık sistemlerinin şeffaflığa doğru evrilen mevzuatları belirleyici oluyor. Bankaların dışında önemli girişimler de bu alan da yer almaya başladı, bu konuda en iyi örnek 2006 yılından bu güne kadar herkesin model aldığı mint.comlevelmoney.com ve billguard.com var.

 

2. Tasarruf ve Yatırım
Yatırım 2 alana ayrılabilir, tasarruf ederek (yatırım yapmak da bir tasarruftur) veya borç alarak da yatırım yapabilirsiniz.

* Yatırım yapmak
Yeni Teknolojiler ve içerik servisleri şeffaf ve rekabetçi yatırım bilgisine ulaşmamızı kolaylaştırır. Aynı zamanda rekabetçi araçlar ile daha uygun maliyetler ile yatırım yapabiliriz. Bu konudaki incelenebilecek örnekler: openfolio.com , stocktwits.com , angel.co , robinhood.com , betterment.com , wealthfront.com , personalcapital.com , nutmeg.com , acorns.com sayılabilir

* Borç alma
Yatırım da olduğu gibi teknoloji borç alma da hem bilgiye hızlı ve kolay ulaşım anlamında, hem de ucuz alternatif borç alma araçlarını bulmamıza yardım ediyor.
Türkiye ‘de de kamu ve bankalar bu alan da açılımlar yapıyor en güncel ve güzel örnek Kredi Kayıt Bürosunun açtığı Findeks.com u gösterebiliriz.
Dünyadan güzel örnekler de creditkarma.com , creditsesame.com , lendingclub.com , prosper.com , zopa.com , affirm.com , kickstarter.com

 

Sonuç olarak şunları belirterek bitirebilirim, bankalar ve finans dikeylerindeki kurumsal yapılar bu alanların hepsine yoğunlaşamıyor. Hepsini yapıyorum diyenleride kullanıcı ve müşterileri anlamıyor yada kavramlar arasında kayboluyor. Yukarıda saydığımız gibi bu alanların hepsini birden yapmaya çalışan girişimlerde başarılı olamıyor.
Dolayısı ile her alan kendi içinde uzmanlık, yoğunlaşma ve dinamizmi gerektiriyor. Bilgi, deneyim ve ulaşabileceğiniz çevrenize (network) göre bir alana yoğunlaşın. İlgili alanda hem müşteri deneyimini, kolay erişim ve kullanımını önde tutarak derinleşmek çok daha mantıklı.

Bence 4 alanda girişimlere hala ihtiyaç var;
* Bireye seslenen kişisel tüketici finansmanı (harcama, kredi ve yatırım) alanına yönelik karşılaştırma ve bilgiye erişim alanı
* Son kullanıcıların borç alması, yatırım yapması ve para transferi alanında daha uyun maliyetler ile erişimi sağlayan uygulama ve servisler
* Son kullanıcı ve küçük esnafın hesap ve bütçe yönetimi, düzenli ödeme ve tahsilatları ile muhasebesini yönetmesini kolaylaştıracak servis ve uygulamalara ihtiyacı var
* Son kullanıcıların paraya ulaşım, satın alma, harcama ve fatura ödeme gibi alanlarda günlük sıkıntılarını çözecek alanlara yoğunlaşan özellikle mobil servis ve uygulamalara ihtiyaç var.

Sonraki yazımda Dünya ‘da son yapılan Fintech yatırımları, kategorileri ve Türkiye ‘deki son durumu aktarmaya çalışacağım.

Yazı dizimin son yazısı “Dünyada yapılan Fintech yatırımları ve önerilerim” için tıklayın!

Kalın sağlıcakla,
Onur Baran Çağlar
@obcag00

Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu

Biliyorsunuz bir süredir Bankaların 2.0 ‘dan 3.0 ‘a Dijital den İlişkisel Bankacılığa dönüşümünü yazıyoruz oluşacak modelleri çiziyoruz.
Finans sektöründeki etkinlikler, çevrimiçi konferanslar, araştırma raporları, yeni çıkan makale ve gelişmeleri yakından takip ediyorum. Bir çoğunu kendi bakış açım ve çerçevemden değerlendirerek derleyip sizlere aktarmaya çalışıyorum.
Bu yazım ve devamında gelecek yazılarım ile sizlere Finans sektörünün hantal ve ağır yapılardan kurtulmaya çalıştığını, kendi çabaları ile dijital ve ilişki bankacılığına dönüşmeye başladığını göstermeye çalışacağım. Teknolojinin çok hızlı gelişimi ve girişimciliğin kolaylaştığı bir dünyada artık Finans sektörünü eski yüksek karlılık günlerinin geride kalacağını anlatmaya ve çakraları yakmaya çalışacağım.

 

Bankalar dijital müşteri angajman modeline geçiyor. Bankalardaki radikal dönüşümü şu şekilde özetleyebiliriz;
  • Kağıt -> Dijital kanallara
  • Plastik Kart -> Dijital Kimlik
  • Sunucu -> İstemci

Deneyimler geleneksel şubeden mobile geçişi gösteriyor

Geleneksel şubeden Mobil şubeye

Geleneksel şubeden Mobil şubeye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

 

 

 

 

 

 

 

Finans sektörünün Dijital ve Mobil Transformasyonu için 4 anahtar nokta

1. Müşterilerinizin deneyimlerini gözden geçirmeli ve gerekiyorsa yeniden yazmalısınız
     * Yalın, kolay adımlı ve pürüzsüz olmalı
     * Tüm kanallarda hızlıca ürün, hizmet ve desteğe ulaşabilmeli
2. Çoklu-kanal ürün ve hizmete ulaşım ve kullanımı sağlamalısınız
     * Burada size kullanıcı kanaldan kanala geçerken kullanıcı bilgileri, uygulama ve seans bilgilerini taşıyabilecek sistemleriniz olmalı
     * Tüm kanalların uyum içerisinde çalışması ve kullanıcıya pürüzsüz hizmet sunmak için kullanıcıyı tanıyacak sistemlere, orkestra yöneticisine, bağlam ve içeriği kişiselleştirecek yapılara ihtiyacınız var.
     * Müşteriyi tanımak ve ilişkiyi derinleştirmek için CRM, ürün ve servis sistemleri, detaylı kullanıcı hareketleri ve aksiyonları takip etmek için de analitik sistemlerine ihtiyacınız var
3. Dijital ve Mobil Stratejilerinizi yeniden oluşturun ve konuya hakim olun, kimseye emanet etmeyin
     * Ürün ve hizmetlerimizde 3 ana paydaş var, iş geliştirme ve yönetim tarafı, bilgi işlem ve müşteri. Dijital kanallarda müşteriyi UX (müşteri deneyimi) ekipleri temsil ediyor olacak.
     * Lean-startup model ve prensiplerini düstur edinebilirsiniz. Aşağıdaki adımları bir daire gibi düşünün, sonu olmayan bir döngü bu, bir adım çıktı iken, diğer bir adımın girdisi olabilir.
          * Fikirler ortaya çıktığı zaman, prototipleri modelleyebilir sonrada geliştirebilirsiniz buna PoC (Proof of concept) veya MVP (Minimum Viable Product) diyebiliriz.
          * Ortaya çıkan ürün ve servisin basit halinin son kullanıcı / müşteri ile teması ve müşteri tepkilerini ölçmelisiniz. Ortaya çıkan verinin KPI / Metriklere göre analizi önemli
          * Kullanıcı davranış, tepkileri ve taleplerinin analizine göre yeni fikirler, mevcut dizayn, ürün ve servislerin güncellenmesi, yeni özelliklerin eklenmesi ile yukarıdaki adımları tekrarlamanız gerekiyor.
Lean-Start-up-Prensibi

Lean-Start-up-Prensibi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4. Size ve müşterilerinize ilham verecek hedef ve nihai amaçları belirleyin, aksiyonlarınızı bu hedeflere yöneltin
     * Bu işi yapmak ve ulaşmak istediğiniz ana hedef, vizyon veya mottoyu deklare etmeniz gerekiyor.
     * Büyük markaların bir mantraları vardır, üç-beş kelimeden oluşan markanızın kalbini ve aklını tanımlar. Marka konumlandırmasının özüyle de tutarlıdır. Temel marka vaadi ve marka özüne benzer, amacı tüm iç ve dış çalışanların markanın tüketiciler nezdinde neyi temsil ettiğini anlamalarını sağlamaktır. Böylece çalışanlar davranışlarını buna göre ayarlar ve mantra onlara her zaman yol gösterir.
     * Nike ‘ın mantrası Atletik Performanstır. Disney ‘in mantrası da eğlenceli aile gösterisidir

 

Sonraki yazımda; bankaların transatlantik olması, hem dönüşümlerinin uzun sürmesi, hem de küçük dikeylere ve kullanıcı ihtiyaçlarına ve deneyimlerine eğilememeleri nedeniyle ortaya çıkan ve giderekte artacak Fintech (Finans Teknolojileri) oyuncularından bahsedeceğim.
Sonraki “Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler” yazım için tıklayın!
1 2 3 4 5 8  Scroll to top