Yeni Nesil Bankacılık

Gerçekliğimizi kim şekillendiriyor?

2026.05.05 Tarihinde Etiler Han Spaces’te Academy Lab > Big5 Mingle networking etkinliklerinin 3. sünü QPAY Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. sponsorluğunda yaptık. Bu etkinlikteki temamız “Gerçekliğimizi kim şekillendiriyor?” alt başlıklarımız: Yapay Zeka, Sentetik Medya ve Dikkat Ekonomisi” oldu, etkinlikteki paylaştıklarımızı sizlere aktarmak isterim.

ARTIFICIALLY INSPIRED – 3

TEMA

Artificially Inspired: URANIA
“Who Shapes Our Reality Now?”
AI, Synthetic Media & The Economy of Attention

Gerçekliğimizi kim şekillendiriyor?

Yapay Zeka, Sentetik Medya ve Dikkat Ekonomisi

OTURUMUN ANA ÇERÇEVESİ

>> Moderatör Melda: Bu oturumun kalbi şu fikir: Artık gerçeklik keşfedilmiyor.
Tasarlanıyor, dağıtılıyor ve optimize ediliyor, çünkü içerik artık bir bilgi değil bir maden gibi ekonominin kalbinde ve sistem insanlıktan daha büyük bir halde.

  1. AI → içerik üretir
  2. Medya → dağıtır
  3. Algoritma → büyütür
  4. Ekonomi → ödüllendirir

>> Dr.OBC: Medicini ailesi ve altın karşılığı senedin ortaya çıkışı ve Ordu & Silah gücünün etkisi. Ailenin tarihsel süreçteki 300 yıllık (1434-1737) banker-prens dönemlerinin genel bir özetidir. Özellikle, Lorenzo de’ Medici döneminde (15. yüzyıl sonu), ailenin bankacılığı ordu finansmanına ve diplomasisine dayalı hale getirerek risklerini artırdığı bilinmektedir.

>> Dr.OBC: Medicini olmasaydı Rönesans ve Michelangelo olmazdı!

>> Dr.OBC: Mr. Fütürist bir YK üyesinin gazı ile Reklam şirketi sahibi bir arkadaşım Metaverse ‘e yatırım yaparak, şehir, cadde ve binalar kapatacaktı; bunların çoğu köpük, AR&GE finansmanı arıyorlar, sakın ha dedim. NFT ‘deki evcil ve yaban hayvanları ile yapılan Non-fungible-token konuları da çok şişirilmişti, benim kitabımda da var 🙁

>> Dr.OBC: Sanat Eserini müze ve etkinliğe veren sanatçının diğer eserlerinin ne kadar değer kazandığına değindik, global sanat verileri ve örnek vakaları aktardık.  

Faydalandığım 2021 yılında tamamladığım Doktora çalışmalarımın özet sunumu; ve aktardığım bilgi, deneyim ve verileri sizler için aşağıdaki özet sunumlarda toparladım:

* 20210630 – “Atıl Kaynakların Blokzincir üzerinden Menkulleştirilerek Finansal Varlıklara dönüştürülmesi”

* 20260505 “Unlocking Art Capital” – “Atıl Kaynaklardan Aktif Varlıklara”

* 20260505 “Art Market Recalibration” – “2026 Sanat Piyasası Görünümü”

>> Dr. OBC: 1980 Sanat Bankası, varlıkların tavan yapması, Petrol krizi? Davranışsal finans! 1980’li yılların başı hem küresel hem de Türkiye ekonomisi için derin yapısal dönüşümlerin, “varlık tavan yapma” (bubble) ve ardından gelen sert çöküşlerin dönemi olmuştur.

1980 Sanat Bankacılığı, Varlık Tavanı ve Petrol Krizi Çöküşü: 1980’lerin başı, özellikle Japon alıcıların ve spekülatörlerin etkisiyle uluslararası sanat piyasasının tarihteki en büyük tavanı yaptığı (boom) dönemdi.

  1. Varlık Tavanı (1980’ler Baş Ortası): Empresyonist ve Modern sanat eserleri (Van Gogh, Picasso) rekor fiyatlara ulaştı. 1987’de Van Gogh’un “Ayçiçekleri” tablosunun rekor fiyata satılması, bu piyasanın spekülatif bir balona dönüştüğünün sembolü oldu. Sanat, sadece bir tutku değil, yüksek getiri vaat eden bir finansal varlık sınıfı olarak görülmeye başlandı.
  2. Petrol Krizi ve Etkileri (1979-1980): 1979-1980 petrol krizi, dünya genelinde stagflasyon (durgunluk ve enflasyon) yarattı. Türkiye’de ise bu kriz, 24 Ocak Kararları (1980) ve 12 Eylül darbesiyle birleşerek ağır bir ekonomik krizi tetikledi.
  3. Çöküş (1990-1991): 1980’lerin sonunda faizlerin yükselmesi ve Japon ekonomisindeki emlak/borsa balonunun sönmesiyle, sanat piyasasındaki spekülatif tavan çöktü. 1990-1991 yıllarında müzayede satışları bir yıl içinde %62 oranında düştü.
  4. Türkiye Bankerler Krizi (1982): Bu dönemde Türkiye’de yüksek faiz vaadiyle para toplayan bankerlerin iflası (Bankerler Krizi), halkın büyük miktarda tasarrufunun yok olmasına neden oldu.

Davranışsal Finans Analizi: 1980’lerin sanat ve bankacılık krizi, rasyonel ekonomik beklentilerden ziyade davranışsal faktörlerle açıklanabilir:

  1. Sürü Psikolojisi (Herd Behavior): Yatırımcılar, sanatın sürekli değerleneceği inancıyla rasyonel olmayan bir şekilde piyasaya daldılar.
  2. Aşırı Güven (Overconfidence): Japon alıcılar ve finans kuruluşları, piyasayı yönlendirebileceklerine dair aşırı güven duyarak 1990 çöküşüne zemin hazırladılar.
  3. Kayıptan Kaçınma ve Panik (Loss Aversion): Çöküş başladığında, spekülatörler panik halinde satış yaparak düşüşü hızlandırdı (K-şekilli piyasa).
  4. Temsiliyet Yanılgısı: Sanatın geçmişte sağladığı yüksek getirilerin, gelecekte de aynı şekilde devam edeceğine inanılması.

Özetle; 1980’ler, “petrodolarların” yarattığı spekülatif bir tavanın, reel ekonomik krizlerle (petrol krizi) patladığı ve yatırımcıların rasyonel analizden ziyade davranışsal hatalarla hareket ettiği bir finansal tarih kesitidir.

>> Dr.OBC: Sanat ve Zanaat eserleri ile kara para mı aklanıyor?

  1. ABD sanat piyasası, uzun yıllar finansal denetimin dışında kalarak ve yüksek derecede gizlilik sunması nedeniyle kara para aklama faaliyetleri için elverişli bir alan olarak kullanıldı. Ancak son yıllarda yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle (2020 ABD Kara Para Aklamayı Önleme Yasası – fincen.gov)
  2. Bugün sanat eseri gibi lüks saat pazarı ve tüketimde Dünya’da 1.liğe oynuyoruz. Küresel lüks saat pazarında daralma devam ederken Türkiye, %9,8’lik büyümeyle pozitif ayrıştı. İsviçre saat ihracatında Türkiye, son iki yılda %14,3 artışla en hızlı büyüyen pazar olarak öne çıktı.

>> Dr.OBC: Siberpunk ve kripto para dünyası, “yüksek teknoloji, düşük yaşam” distopyasında bireysel özgürlüğü savunan, merkeziyetsizleşmeyi hedefleyen “Cypherpunk” hareketine dayanır. 1990’larda devlet gözetimine karşı şifreleme (kriptografi) kullanımıyla doğan bu felsefe, Bitcoin ve blokzincir teknolojileriyle finansal sansüre karşı dijital özerklik sağlayan bir ekosisteme dönüşmüştür.

Siberpunk Kripto Dünyasının Temelleri:

  1. Cypherpunk Hareketi: Güçlü şifreleme ve gizlilik artırıcı teknolojilerin, sosyal ve siyasi değişimin bir aracı olarak yaygın kullanımını savunan, 1980’lerin sonu-90’lar başında ortaya çıkan aktivistlerdir.
  2. Temel Felsefe: Merkezi otoriteye direnme, bireysel gizlilik, özgürlük ve mahremiyetin kriptografi ile korunması (Cypherpunk Manifestosu).
  3. Teknolojik Araçlar: Bitcoin, blokzincir, gizlilik odaklı kripto paralar, merkeziyetsiz borsalar (DEX) ve şifreli mesajlaşma sistemleri.
  4. Metaverse ve Dijital Dünya: Sanal dünyalarda, oyunlarda ve merkeziyetsiz otonom organizasyonlarda (DAO) mülkiyetin ve kimliğin korunması.
  5. Siberpunk ve Kripto İlişkisi:
  6. Devlet Karşıtlığı: Kripto, banka ve hükümet kontrolü olmaksızın, kişiden kişiye (P2P) güvenli işlem yapmayı sağlar.
  7. Gözetime Direniş: Dijital çağda verilerin gizliliğini korumak için şifreleme bir kalkan olarak kullanılır.
  8. Lunarpunk/Solarpunk: Kripto anarşist yaklaşımlar(Lunarpunk),interneti gözetimsiz “dijital orman” olarak kurmayı hedefler. (BiLira)

Not: Günümüzde kripto varlıklar, siberpunk kökenlerinden sıyrılarak geleneksel finansın bir parçası haline gelse de, merkeziyetsizleşme iddiası popülerliğini korumaktadır.

>> Dr.OBC : “Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) Genel Müdürü Pablo Hernández de Cos, stablecoin’lere yönelik küresel düzenleme ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

  • Japonya Merkez Bankası’nın Tokyo’da düzenlediği bir seminerde konuşan de Cos, ABD doları cinsinden stablecoin’lerin yeterince büyümesi halinde finansal istikrar ve ekonomik politika üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.”

>> Dr.OBC : Anthropic şirketinin Mythos isimli AI modeli ile;

  1. Banka sistemlerini⚡️ Elektrik altyapılarını Devlet yazılımlarını hackleyebilecek açıkları kendi başına bulabildiği öne sürülüyor.
  2. İngiltere Merkez Bankası: ‘Bu, siber risk dünyasını tamamen kırabilir’ derken, Kanada Maliye Bakanı, yapay zekanın yarattığı ‘tehdidin etki olarak Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi’ olduğunu söyledi.

Antropic: Benzer siber yeteneklere sahip AI modellerinin en geç 18 ay içinde daha geniş şekilde yayımlanmasını beklediğini ve bunun kurumlara gerekli güvenlik önlemlerini almak için sınırlı bir zaman bıraktığını savundu.

OBC >> Palantr ($400+ milyarlık şirket, $4 milyar+ net kârı olan silah ve teknoloji şirketi) ‘in 22 maddelik manifestosu  

Atom çağı bitmiştir, yazılım ve AI dönemi başlamıştır. Soğuk savaş teorisini canlandırmak istiyor ve Amerika’ya yön veriyor.

1980 ‘lerin Brzezinski ‘nin 1980 Soğuk Savaş dönemindeki Büyük Satranç Tahtası (Büyük Satranç Tahtası/Amerika’nın Küresel Üstünlüğü ve Bunun Jeostratejik Gereklilikleri kitabı; Amerika’nın üstünlükleri,  teknoloji, rüyası) ‘nın Çin’e karşı Japonya ve G.Kore ‘yi güçlendirmeli / silahlandırılmalı; Rusya’ya karşı da Almanya ‘yı güçlendirmeli / silahlandırılmalı!

22 maddenin özeti ve arkasındaki felsefeyi Serdar Kuzuloglu kendi sitesinde şu şekilde belirtmiş:

  1. Silikon Vadisi maddi ve manevi varlığını ABD’ye borçlu. Dolayısıyla herkesin (Atlas gibi) silkinerek bu ülkeyi ileri taşıması (ya da en azından taşıyanları desteklemesi) gerekiyor.
  2. Önümüzdeki çağın süper gücünü yapay zeka belirleyecek ve silahların gücünü algoritmalar üstlenecek. Bu yüzden yapay zekanın her tür sivil ve askeri kullanımı meşru bir reflekstir.
  3. Kültür ve diplomasiye dayalı yumuşak güç, varlığını ve etkisini askeri ve ekonomik temellere dayalı sert güce borçludur. Esas olan sert gücü muhafaza etmektir. ABD ve Avrupa’nın meşruiyeti tehdit altındadır. Teknoloji sektörünün önceliği, kamu hizmetlerini iyileştirmek ve savunma sanayiini güçlendirmektir.
  4. Kamu çalışanları ve siyasetçilerin özel yaşamlarının ifşa edilmesi onları kırılgan hale getirdiği için yönetim kadroları nitelikli güçten mahrum kalıyor. Bu kadar ilkeli olmak doğru değil.

Bu bildiri, hayatımıza verim ve eğlence vaadiyle sızan dijital çözümlerin arka planda kurguladığı dünyaya yönelik kıymetli bir ipucu. Karp ve Thiel’ın bu ürpertici ütopyası birçok açıdan bu hafta Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu’nda ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye için önerdiği “şefkatli monarşi” modelini çağrıştırıyor.

Muğlak kalan kısım, tüm bu monarşilerin tepesindeki Kara Kule’de hangi müşfik kralın oturacağı.

>> Moderatör Melda: Onurcum, “Gerçek” premium bir ürün haline gelir mi? (Gerçek para eder mi?) Ederse gerçeğin gerçeği ile gerçeğin sentetiğini nasıl ayıracağız? Böyle bir uzmanlık gelişir mi?

>> Dr.OBC: AI, içerikte (editoryal, üretici, tüketici), sahtekarlıkta ve otonomide sorumluluk kimde? Hukuki sorumluluk kısmına çalışıyoruz?

>> Dr.OBC: Ürün, İçerik (Mal) ücretsiz / bedava (üretim bedava değil) ise mal / emtia kim?

>> Moderatör Melda: Dikkat ekonomisi neden en yüzeysel içeriği ödüllendiriyor?

>> Dr.OBC: Etchical AI, Watermark, Gemini’in tüm içeriklere watermark konması!

>> Dr. OBC: Sizce Netflix’in rakibi kim? (Uyku)

>> Dr. OBC: İçerik / VAS / KDS hizmetleri sağlayan markanın rakibi kim? (Bir paket Ay çekirdeği)

>> Dr. OBC: Barış Özcan’ın 111 HZ Podcast ‘inde Ekümenopolis (Ucu olmayan şehir, komşu şehirleri de yutarak devasa kent haline gelmesi) ‘te aktardığı güzel hikayeleştirme anlatımları var.

  1. 3. yer: Ev ve iş dışında gittiğimiz mekanlar; hoşça vakit geçirmek, güvende hissetmek, yaşam tarzı oluşturmak, odaklanmak ve üretmek için anlamlı. Friends dizisindeki kafe. Bir topluluğa dahil olmak ve sürüye katılmak, beraber üretmek.
  2. Ekümenopolis büyüdükçe bizi yalnızlaştırıyor; ve geceleri uyurken gelen karabasan (Night mare – kabus) kökeni İskandinav mitolojisindeki cadı/varlık Mara’dır. Mara, insanlara gece uyurken musallat olan, göğüslerine tünerek nefessiz kalmalarına ve korkunç rüyalar (kabus) görmelerine neden olan dişi bir gece iblisi veya ruhudur.

    • Karabasan (uyku felci) ve rüya araştırmaları Finlandiyalı akademisyen Antti Revonsuo’dur. Tehdit Simülasyon Teorisi (Threat Simulation Theory): Revonsuo, rüyaların biyolojik bir savunma mekanizması olduğunu ve beynin tehdit edici durumları (karabasan/kabus) deneyimleyerek kişiyi gerçek hayattaki tehlikelere hazırladığını öne süren ünlü “Tehdit Simülasyon Teorisi”ni geliştirmiştir. Beyin uyku modunda derin hafızamıza ulaşamadığı için küçük görsel/eskizlerden yola çıkarak hikayeler yaratıyor.

“Neye Dikkat Ettiğine Dikkat Et!”:

  • Netflix kurucu COE ‘su Reed Hastings ‘e sorulan “sizin en büyük rakibiniz kim?”, yanıtı: “uyku”. Uykumuza erişemedikleri için para kazanamıyorlar, o nedenle ilgi çekici ve ödül mekanizması dopamin ile ekranlara kilitleyerek dikkatimizi alıyor. 20. yy Psikolog Burrhus Frederic Skinner (fareler için tuşlu bir kutu, tuşa basınca yemek geliyor, fare bunu keşfediyor ama Skinner düzensiz hale getiriyor tuş fonksiyonunu, fareler bir süre sonra sürekli, psikolojide değişken ödül sistemi ile bağımlılık başlıyor; kumarhanelerdeki slot makinaları ve bugün parmağımızın ucundaki sosyal medya ve videolar.)

>> Moderatör Melda: Gerçekliği kim üretiyor değil…Biz hâlâ gerçeği umursuyor muyuz?

>> Dr. OBC: Korumaya değer – gerçek – dokümante etmek istediğimiz şey. Geçerli Akçe – gerçekte bir NFT gibi bir akçeye dönüşecek mi?

Simmortals (https://simmortals.com/tr) – yaşamasını istediğiniz kişilerin yaşayacak AI Avatar’larının şimdiden eğitilmesi ?

Anketler ile Kurumların ve üst seviye yöneticilerin düşünce biçimi, davranışları ve sorulara yanıtlarını AI ile öğreniyor sistem. Daha sonra oluşturulan yeni anketlere AI Avatar’lar yanıt vermeye başlıyor bu üst seviyelerin yerine!

>> Moderatör Melda: Beslenmek ve doymak, tıkınmak ve tadını çıkarmak? Neden tüketiyoruz? Gerçek para eder mi? Gerçeğe kimin ihtiyacı var? Gerçek sanat?

>> Dr. OBC: Tasavvuf geleneğinde insan-ı kâmil olma yolculuğu, nefsin mertebeleri; kelimeden (zahiri bilgi) hakikate (manevi öz) ve oradan mutlak varlığa geçişi ifade eder. Bu süreç, karanlık bir dünyadan aydınlığa, “sahte ego”dan “öz”e yani “gerçeklik” algımıza dönüşün yolculuğudur.

Özetle Tasavvuf Yolculuğu:

  1. Kelime: Kötülüğü emreden nefs.
  2. Mana: Kendini kınayan ve uyanan nefs.
  3. Hakikat: Huzura eren nefs.
  4. Aydınlık/Varlık: Rıza ve Kemal mertebeleri

>> Dr. OBC: Dijital ikiz!

  1. Anket şirketleri ikizinizi oluşturmak için ücret vererek anketler yanıtlatıyor, yakında size ve aynı profil ve SES ‘teki kişilere sormasına bile gerek kalmayacak?
  2. İlaç sektörleri Kuantum PC ‘ler ile ilaç geliştirme, yan etki testleri için 4-5 sene değil birkaç ay içinde yapabilecek. Şu an da ilaç sektörü de dijital ikizlerimizi çıkarmaya çalışıyor ki gerçek / canlı test yerine dijital testler ile simüle edilen hastalıklar ile bu süreçleri hızlandırıyor!
    • Hastanın tüm biyolojik verileri, genetiği ve geçmiş hastalık öyküsü kullanılarak oluşturulan dijital kopyası (Digital Twin), sanal ortamda ilaca nasıl tepki vereceğini simüle ediyor. Bu sayede, gerçek klinik deneylere geçilmeden önce ilacın güvenliği milyonlarca farklı senaryoda test edilebiliyor.

    • Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kişiselleştirilmiş tıp süreçlerinde kullanılan genetik verilerin korunmasına dair sert uyarılar yayımlıyor. “AI tasarladığı bir moleküle canımızı ne kadar emanet edebiliriz?”. Önümüzdeki yılların en büyük felsefi ve hukuki tartışması bu olacak?

>> Dr. OBC: 2026 Dijitalleşmede nelere gebe?

  • Estonya ve Dubai’deki full Dijital şirket açma yetkinliği geliyor, Kasım ayında mevzuat geliyor. Oturma izni, yer kiralama, e-imza, şirket açma, personel, muhasebe ve Vergi ödeme mevzuatlar gelecek. Orta doğudan 160K+ uluslararası şirket ve şube açılması gündemde!

>> Dr. OBC: Yapay Zeka mevzuatları

  1. AB; Şubat 2025’te Yapay Zeka Sorumluluk Direktifi’ni geri çekmesi, geliştiricilerin üzerindeki yükü hafifletmeyi ve inovasyonu risk yönetimiyle bağlantıyı amaçlıyor. Bunun üzerine, Avrupa Komisyonu’nun Yapay Zeka Kıta Eylem Planı, Avrupa’yı küresel bir yapay zeka lideri olarak vaat eden ve yapay zeka geliştirme için 200 milyar avro, 20 milyar avro için beş yapay zeka gigafabrikası ve başlatılan, endüstrileri ve araştırmaları desteklemek için 13 ek fabrika tahsis ediyor. Bunu desteklemek için AB, Yapay Zeka hareketini basitleştirmeyi, küresel kapasite çekmeyi ve iş gücünü geliştirmeyi planlıyor. Öncelikle yapay zekayı teşvik etmeye odaklanan bu önlemler, daha pragmatik ve uyarlanabilir bir yönetim çerçevelerine de katkıda bulunacaktır
  2. UK; Kişisel veriler ve fikri mülkiyetin ötesinde, UK, bugüne kadar AI düzenlemesine sektörel bir yaklaşım benimsemiştir; farklı sektörlerdeki düzenleyiciler, 2023 tarihli bir Beyaz Kitap‘ta belirtilen değer odaklı ilkeler doğrultusunda kendi yetki alanları dahilinde AI düzenlemeye çalışmaktadır . Beyaz Kitap’taki genel kavramlar, açıkça teyit edilmemiş olsa da, bugünkü Hükümet altında da geçerliliğini koruyor gibi görünmektedir. İlgili ana düzenleyiciler Rekabet ve Piyasa Otoritesi, İletişim Ofisi ve Mali Davranış Otoritesi’dir. Düzenleyici kurumlar, kendi sektörleri için yapay zekâya ilişkin çeşitli kılavuz belgeler yayınladılar.

    • Gelecek trendler ve gelişmeler: Hükümet, en güçlü AI modellerinin geliştiricilerini düzenleme niyetini dile getirdi, ancak henüz bir yasa tasarısı sunulmadı ve son raporlar planların şimdilik askıya alındığını gösteriyor. Hükümet ayrıca, AI sistemleri için Birleşik Krallık telif hakkı yasasını reforme etmeyi planlıyor. Hükümet ayrıca AI’nın veri koruma yasasında da değişiklikler yapmayı planlıyor; Veri (Kullanım ve Erişim) Yasası, Birleşik Krallık veri koruma yasasını değiştirecek ve AI için sonuçları olabilir, 2025 sonu itibarıyla hala tartışılıyor.

  3. ME: Orta Doğu’da uluslararası standartlara uyum sağlamak ve yerel değerleri korumak amacıyla düzenleyici gelişmelerin hızlanması bekleniyor. Gelecekteki yönetişimin, özellikle yüz tanıma ve otomatik karar verme sistemleri gibi hassas alanlarda etik yapay zekâ, şeffaflık ve hesap verebilirliğe vurgu yapması öngörülüyor. Ayrıca, BAE ve Suudi Arabistan’ın, küresel olarak rekabetçi ancak bölgesel olarak farklı yapay zekâ ekosistemleri oluşturmayı amaçlayan işbirlikçi platformlar ve kamu-özel sektör ortaklıkları aracılığıyla emsal teşkil eden bölgesel girişimlere öncülük etmesi bekleniyor.
  4. Singapur: İlk Model AI Yönetişim Çerçevesini 2019 ‘da yayınlamıştır. Kuruluşların AI çözümlerini kullanırken etik ve yönetişim sorunlarını ele almaları için ayrıntılı ve uygulanabilir rehberlik sağlamaktadır. AI kararlarının açıklanabilir, şeffaf ve adil olması ve AI sistemlerinin her zaman insan merkezli olması gerektiği temel ilkelerine odaklanmaktadır. GenAI ile ilişkili yeni riskleri ve zorlukları yansıtacak şekilde güncellenmiş ve güvenilir bir ortamda geliştirilmesini ve benimsenmesini amaçlamıştır. Singapur’un Model AI Yönetişim Çerçevesini değil, AB ve OECD gibi diğer çerçeveleri de içermekte olup, uluslararası standardizasyonun önemini yansıtmaktadır.
    • Genel Çerçeve çeşitli sektörel kılavuzlarla desteklenmektedir: Singapur Para Otoritesi’nin “Finans Sektöründe Yapay Zeka ve Veri Analitiğinin Kullanımında Adalet, Etik, Hesap Verebilirlik ve Şeffaflığı Teşvik Etme İlkeleri” ve sağlık sektörünün “Sağlıkta Yapay Zeka Kılavuzları” yer almaktadır.

    • AI inovasyonunu ve büyümesini engellemekten ziyade, adalet, hesap verebilirlik ve şeffaflığa odaklanan daha yumuşak düzenlemeler ve yönergeler lehine bir tutum sergilemektedir. Bu, Singapur’un iş dostu bir yargı alanı olarak yaklaşımını yansıtmakta, yapay zekâ gelişimi için iyimser bir ton belirlemekte ve güvenilir bir dijital ortamda inovasyonu mümkün kılmaktadır.

  5. Hong Kong: Kişisel Veri Gizliliği Komiserliği Ofisi (PCPD), iki önemli AI kılavuzu yayınladı: Kurum içi AI geliştirme ve dağıtımı için “AI Etik Geliştirilmesi ve Kullanımına İlişkin Kılavuz” ve 3.taraf AI çözümlerinin tedariki için “AI: Kişisel Veri Koruma Model Çerçevesi”. Mart 2025’te PCPD ayrıca, kuruluşların çalışanların GenAI kullanımına ilişkin iç politikalar oluşturmasına yardımcı olan “Çalışanlar Tarafından Üretken Yapay Zekanın Kullanımına İlişkin Kılavuz Kontrol Listesi”ni yayınladı.

    • AI Yönetişimi 4 temel üzerine kuruludur: AI stratejisi, tedarik yönetişimi, yönetişim yapısı ve eğitim ve farkındalık. AI tedariki için, 2024 Model Çerçevesi, AI kullanımının amacı, gizlilik ve etik yükümlülükler, uluslararası standartlar (örneğin ISO/IEC 420001:2023), inceleme kriterleri, veri işleme sözleşmeleri, çıktı işleme politikaları, durum izleme, AI çözümü yönetimi ve tedarikçi değerlendirmesi dahil olmak üzere temel yönetişim konularının ele alınmasını önermektedir. PCPD ayrıca, AI ile ilgili olayları ele almak için bir “AI Olay Müdahale Planı” uygulanmasını ve AI sistemlerini yönetmek için çok fonksiyonlu bir ekip (örneğin iş, hukuk, teknik, insan kaynakları) oluşturulmasını tavsiye etmektedir.

  6. Çin: Birleşik bir AI yasası bulunmadığından, Çin’in AI risk yönetimi stratejisi, veri koruma, içerik denetimi, algoritma düzenlemesi ve fikri mülkiyet konularını ele alan çeşitli sektöre özgü yasalar aracılığıyla denetimin dağıtıldığı “merkezi olmayan” bir düzenleyici çerçeve ile karakterize edilir.
    • Çin, AI tarafından üretilen içerikle mücadele etmek için önlemler aldı. Mart 2025’te Çin Siber Alan İdaresi, şeffaf etiketlemeyi zorunlu kılan “AI Tarafından Üretilen İçeriğin Tanımlanmasına İlişkin Tedbirler”i yayınladı. Ek olarak, Çin, kamuoyu oluşturma özelliklerine ve sosyal seferberlik yeteneklerine sahip AI algoritmalarının güvenlik değerlendirmelerinden geçmesini ve Çin Siber Güvenlik İdaresi’ne (CAC) kayıt yaptırmasını zorunlu kılan benzersiz bir “algoritma kayıt sistemi” geliştirdi.

    • Çin hükümeti, akıllı bağlantılı araçlar, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar ile robotlar da dahil olmak üzere çeşitli sektörlere yapay zekayı entegre etmeyi amaçlayan “AI+” girişimini aktif olarak ilerletmektedir. Sektöre özgü zorluklara gelince, yapay zeka ürünleri belirli sektörleri (örneğin haber yayıncılığı, film yapımı, sağlık, eğitim ve finans) ilgilendiriyorsa, sektör gereksinimlerine uymaları ve gerekirse ürünün niteliğine bağlı olarak uygun lisansları almaları gerekebilir. Örneğin, finans sektöründe, Çin Halk Bankası yapay zeka konusunda bir dizi teknik standart geliştirmiştir.

Avustralya: İnovasyonu engellemeden AI sorumlu ve güvenli kullanımını sağlamanın önemini sürekli olarak vurgulamıştır. Yüksek riskli uygulamalar yasal olarak zorunlu koruma önlemlerine tabi olabilirken, AI’ın daha geniş kapsamlı düzenlenmesinin, kapsamlı, AI ‘a özgü bir mevzuattan ziyade, mevcut yasalarda yapılacak değişiklikler yoluyla nispeten hafif kalması beklenmektedir.

Etkinlikteki tüm paylaştıklarımı toparladığım sunumu da buraya bırakıyorum:

Katılım Bankacılığı Enstrümanları

Önceki yazımızda İslami Finans ve ülkemizdeki adı ile Katılım Bankacılığına giriş yapmıştık. Bu yazımızda da Katılım Bankacılığının temel prensipleri ile enstrümanlarını detaylandırmaya çalışacağız.
Faizsiz (Katılım) Bankacılığının oluşturulma nedeni ve çalışırken altın kuralı “Faizsizlik Prensibi”dir.
Genel iş alanı 3 parçaya ayrılabilir:
A. Fon toplama; kâr ve zarara katılma esasına göre fon kabul etmek ve müşteriye “sabit bir getiri” taahhüt etmemek,
B. Fon kullandırma; nakit kredi vermeyip müşterinin ihtiyaç duyduğu malı satıcıdan peşin alıp kendisine vadeli satmak veya iş sahibiyle proje bazında ortaklık oluşturmaktır.
C. Geleneksel bankacılık hizmetleri (bu hizmetlerde kesinlikle faizin her çeşidinden kaçınılmalıdır)
Katilim Bankaciligi

Katilim Bankaciligi

A. Fon Toplama Yöntemleri

Özel Cari Hesaplar
* Vadesizdir,
* İstenildiğinde çekilebilir veya ekleme yapılabilir.
* Herhangi bir kâr veya zarar sonucu doğurmayan hesaplardır.
Katılma Hesapları
* Vadeli hesaplardır, kâr veya zarara katılım vardır.
* Vadesinden önce para çekilebilir, vade bozulmaz.
* Ortaklık söz konusudur.
* Önceden belirlenmiş bir getiri ödenmez.
* Ödenecek getiri vade sonunda belli olur.
* Anapara garantisi verilemez.
* Sermaye- emek (mudaraba) yapısı üzerine kuruludur.

B. Fon Kullandırma Yöntemleri

İslami Finansın temelinde riba sözcüğünün (Türkçemizde faiz olarak geçen kelimedir) kâr marjı, vade farkı veya fiyat artırımı gibi terimlerle değiştirilmesi yeterli değildir. Dolayısı ile İslami Finansta yapılandırılacak tüm enstrümanlarda ticari faliyet, ürün / mal, kâr ve zarara ortak olmak ve tabiki sermaye-emek yapısı esas alınacaktır.
Türkiye’de kullanılan İslami Finansman enstrümanlarının çoğu murabaha esasına dayanmaktadır.

1. Kurumsal ve Bireysel Finansman Desteği – Murabaha (Maliyet Artı Kar Marjlı Satış/Mark-up trading)

Katılım Bankası ile fonu kullanacak olan kurumsal / bireysel müşteri arasında düzenlenecek sözleşme dahilinde, müşterinin ihtiyaç duyduğu her türlü emtia, menkul kıymet, gayrimenkul, hak ve hizmetin peşin olarak satın alınması ve kredi müşterisinin vadeli olarak borçlandırılması işlemidir.  Bir nevi kurumlar için işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması anlamına gelir.
Bu yöntemle kullandırılacak fonlar karşılığında teminat alınması ve alım – satıma ilişkin belgenin katılım bankası ve müşteri tarafından muhafaza edilmelidir.
Murabahada banka müşterinin istemiş olduğu malı satın almakta ve satın alma fiyatına birtakım maliyetleri ve karı ekleyerek (örnek olarak malın fiyatı 100.000 TL olsun, masraflar, enflasyon ve kâr göz önüne alınarak +50% marj konularak 150.000 TL’ye) müşteriye satıp teslim etmektedir. Burada banka mülkiyetin üzerinde bulunduğu süre içerisinde gerçekleşebilecek mala ilişkin riskleri üzerinde taşımaktadır.
Murabaha yöntemiyle fon sağlamayı 9 adımda özetleyebiliriz:
1. Müşteri Bankaya fon sağlaması için başvurur,
2. Banka müşteri için elindeki veriler, sektör ve kamu kaynaklarından kredi değerlemesi yapar, uygunsa ilgili ticaret / mal / hammadde için fon limiti tahsis eder,
3. Müşteri ihtiyacı olan mal / hammadde için satıcı ile bir ön anlaşma (vaad) yapar,
4. Müşteri Banka ile kâr oranı ve geri ödemede anlaşır,
5. Banka Satıcıya mal / hammadde için sipariş verir,
6. Banka mal / hammadde satıcıdan peşin olarak alır,
7. Banka peşin aldığı mal / hammaddeyi müşteriye vadeli satar ve mal / hammadde müşteriye teslim edilir,
8. Banka müşteri ile sözleşmede antant kaldıkları fon + kâr miktarı kadar borçlandırır,
9. Müşteri borcunu Bankaya vadesinde öder
Banka, murabaha yoluyla doğrudan mal / hammadde ticaretinde bulunmakta ve bu yüzden elde ettiği kazanç da şeriat kurallarına göre ticari bir kazanç olarak meşru sayılmaktadır.
Murabahanın riba / faize girmemesi için temel esasları:
* Murabaha, bir malın veya hammaddenin, alıcı ve satıcının arasında anlaşması neticesinde belirli bir kâr marjının eklenmesi ile ödemeyi direkt satıcıya yapma işlemidir.
* Murabaha işleminde kesinlikle gerçek bir malın ticareti söz konusu olmalıdır.
* Murabaha işleminde genel kural dayanıklı malların finansmanıdır. Ancak dayanıklılık azaldıkça sözgelimi toptan et finansmanında vadeler kısa tutularak finansman yapılabilmektedir.
* Murabaha işleminde, alkol ve tütün gibi islamî kuralların dışında finansman mümkün değildir.
* Malın mülkiyeti ödeme taksitleri bitene ve mal nihai alıcısına satılana kadar bankada kalacaktır.
* Murabahada banka, hem satıcı hem de müşterisi ile iki ayrı sözleşme imzalamaktadır. Sözleşme imzalanırken, satılan ürün fiyatının, teslim ve ödeme planının belirlenmesi gerekmektedir.
* Murabahada malların üçüncü kişilerden satın alınmış olması zorunludur. Alıcı satıcı arasındaki dolaylı ilişki kabul edilemez.
* Satıcı müşterisinden vadede mal bedelini ödeyeceğine dair teminat isteyebilir. Bu teminat ipotek, rehin, bono, senet veya ihracat vesaiki olabilir.
* Alıcının mal bedelini vadede ödememesi halinde malın fiyatı arttırılamaz. Aynı zamanda alıcının mal bedelini vadeden önce erken ödemesi halinde ise malın fiyatı üzerinden indirim yapılamaz.
* Maddedeler içerisinde en önemlisi ise murabaha işlemlerinde alıcıya nakdi ödeme yapılamamasıdır. Ticari bankacılıktaki nakit kredi finansmanı seçeneği olmayan İslamî bankalar murabaha işlemlerinde de ödemeyi direkt alıcıdan bağımsız satıcıya yapmak zorundadır.

2. İcara (Leasing, Finansal kiralama)

İcara, geleneksel anlamdaki bankacılık sisteminin finansal kiralama faaliyetlerine benzemekte olup, doğrudan satış yerine, kiralama süresi sonunda mülkiyetin sembolik bir değer üzerinden alıcıya geçmesidir.
Faizsiz bankacılık faaliyetinde bulunan Katılım bankası, bir ekipmanı ya da bir binayı müşterilerinden birisine sabit bir tutar üzerinden ve sabit bir dönem için kiraya verir. Kâr-zarar ortaklığı ilkesinin aksine, bu tür bir sözleşmede önceden belirlenmiş ve sabit kılınmış bir getiri vardır.
Leasing temelde bir orta vadeli kredi işlemidir. Alışılmış kredi ilişkisinden farkı, kredinin kiracıya nakit olarak verilmemesidir. Kiracı, işinde kullanmak üzere almak istediği sabit kıymeti seçer ve bankadan bu işlem için kendisine kredi tahsis edilmesi talebinde bulunur. Banka tahsis ettiği krediyi kiracının seçtiği malın alımında kullanır. Banka satın aldığı sabit kıymeti kiracının kullanımına tahsis eder.
Kiralama süresi boyunca malın bakımı, onarımı, sigorta primleri vb. sorumlulukları kiracıya aittir.
İcara sürecini 9 adımda özetleyebiliriz:
1. Müşteri Bankaya fon sağlaması için başvurur,
2. Banka müşteri için elindeki veriler, sektör ve kamu kaynaklarından kredi değerlemesi yapar, uygunsa ilgili mal / hammadde için fon limiti tahsis eder,
3. Müşteri ihtiyacı olan mal / hammadde için satıcı ile bir ön sözleşme (vaad) yapar,
4. Müşteri Banka ile kâr oranı ve geri ödemede anlaşır,
5. Banka satıcıya mal / hammadde için sipariş verir,
6. Banka  mal / hammaddeyi satıcıdan peşin olarak alır,
7. Banka peşin aldığı mal / hammaddeyi  sözleşmede yer alan vade ve döviz cinsinden müşteriye kiralar,
8. Müşteri Bankaya kiralarını öder,
9. Banka sözleşme sonunda kiralanan mal / hammaddeyi müşterisine sembolik bir ücretle devreder.
Not:
* Finansal kiralama sözleşmeleri 3326 sayılı Finansal Kiralama Kanunu gereği 4 yıldan kısa süreli olamaz. Ancak Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen bazı sabit kıymetler için süre 2 yıla kadar kısaltılabilir.
* Geleneksel bankalar finansal kiralama yapma yetkisine sahip olmadıkları için büyük ortak kendisi olmak üzere finansal kiralama şirketleri kurmuşlardır. 90’lı yıllardan bu yana Katılım Bankaları selefi özel finans kurumları ve Finansal kiralama şirketleri icara işlemini yapabilmektedir.

3. Mudaraba (Emek – Sermaye ortaklığı / trust financing)

Mudaraba (emek-sermaye) sermaye sahibi ile bilgi-deneyim yani emek sahibi girişimcinin bir araya gelerek bir proje ortaklığı yapmalarıdır.
Mudaraba tipi finansman metodunda, ilgili iş veya projenin bütün masraflarını sermaye sahibi karşılar. Fon kullanacak girişimci ise işe emek ve ustalığını koyar. Güvene dayalı bir ortaklıktır.
Mudarabada, işin kârı, daha önceden belirlenen ve anlaşılan oran üzerinden taraflar arasında paylaşılır. Ortaklık ile kurulan iş / projeden zarar edilmesi durumunda, sermaye sahibi zararın tamamını karşılar. Emek sahibinin zararı o ana kadar harcadığı bilgi, deneyim, emek ve zamanıdır, buna alternatif maliyette diyebiliriz.
İstisnai olarak; zararın meydana gelmesinde müşterinin kasıt ve ihmali varsa, bu zarar kendisine tazmin ettirilebilir. Banka zararı minimuma indirmek için girişimcinin projesini çok yönlü olarak etüt etmeli; iş modeli, iş planı, MVP (minimum viable product / minimum uygulanabilir ürün), prototip ve fizibilitelerini derinlemesine uzman ekipleri ile incelemelidir. Kötüye kullanım, hesapsız ve kontrolsüzlük ihtimallerine karşı banka girişimciyi düzenli denetler ve gözlem altında tutar. İş / Proje  öngörülen fazlarda öngörülen miktarda kâr yapmadığı durumda fon kullanımını durdurabilir, fon harcanmasını belli mihenk taşları ve başarı göstergelerine bağlayabilir..
Bu modelde fon sahibi Katılım Bankası iş / projenin bütün masraflarını karşılar. Katılım bankalarının girişimci veya fon talebi yapan müşterisine fon kullandırması müşterek mudaraba sözleşmesi ile akit altına alınır. Bu sözleşme içinde; fon sahibi bankarabbü’l-mal (sermayedar), fon kullanan müşteri ise mudarib tanımı altında anılır.
Banka, mudaraba sözleşmesi içinde iş / proje kazancından isteyeceği kâr oranını müşterisine bildirir. Mudaraba usulü daha çok ticaretin finansmanında kullanılır. Bu ticaret dahili ve harici olabilir.

4. Müşaraka (Sermaye ve Kar-zarar ortaklığı / Partnership financing) 

Müşarakada müdarabadan farklı olarak ortaklığın her iki tarafı hem emek hem de sermayelerini bir araya getirir.
Müşaraka, bir yatırım / projenin finansmanı sağlanmak amacıyla, ortaklardan biri banka olmak şartıyla iki yada daha fazla ortağın, sözleşme hükümlerine göre ortaklık kurduğu, yatırımın sonuçlanmasından sonra kar ve zararın aynı şekilde sözleşmedeki katılma payları oranında paylaşıldığı bir ticari ortaklık ve fonlama türüdür.
Müşarakada ortakların çabalarının veya sermayelerinin eşit olması gerekmiyor. Başka bir deyişle müşaraka iki ve daha çok kişinin ticaret yapmak ve kârı paylaşmak üzere ortaklık kurması olup, burada her ortak şirkete belli tutar sermaye veya sermaye + emeği ile ortak olmaktadır. Net karın paylaşılması sözleşmede akit altına alınmaktadır. Zarara katlanma ise sermaye oranlarına göre yapılmaktadır.
Bankanın kâr ve zarardan alacağı pay ile varsa alacağı teminatlar, “Kâr-Zarar Ortaklığı Yatırımı Sözleşmesi” ‘nde açıkça belirlenir.
Not: Bu sözleşmelerde proje kârlılığından bağımsız olarak önceden belirlenmiş bir kâr taahhüdü söz konusu olamaz.
Müşaraka yöntemi genellikle sanayi ve ticaretin finansmanında kullanılır. Teçhizat ve makine sağlanmasında müşaraka yöntemi başarıyla uygulanabilir.
 
Müşarakayı teknik olarak ikiye ayırabiliriz:
* Sürekli Müşaraka: İş / proje devam ettiği süre içerisinde banka ve müşterinin ortaklığı devam eder.
* Azalan Müşaraka: Bankanın ortaklık payı, zamanla hisselerinin belirlenmiş vadelerde müşteri tarafından satın alınması ve proje bittiğinde tamamen müşterinin mülkiyetine geçmesi ile tamamlanabilir.
Müşaraka sürecini 5 adımda özetleyebiliriz:
1. Müşteri Kar-Zarar ortaklığı yapmak için Bankasına başvurur,
2. Banka ortaklık için proje ve ortaklık değerlemesi yapar, uygunsa ortaklığa karar verir,
3. Banka ile ortak olacağı müşteri arasında “Kar-Zarar Ortaklığı Sözleşmesi” imzalanır,
4. Ortaklık projesi uygulamaya geçer,
5. Ortaklık projesi sonunda oluşan kar veya zarar taraflar arasında paylaşılır.
Müşaraka ve Mudaraba arasındaki temel farklar: 
* Müşarakada tüm ortaklar yatırım yapmaktadır. Mudarabada ise yatırım sermayedar tarafından yapılmaktadır.
* Müşarakada tüm ortaklar, mudarabada ise sadece mudarib yönetimde söz sahibidir.
* Müşarakada zarar sermayedeki paya göre dağıtılır, Mudarabada ise zarar sermayedara aittir.
* Müşarakada tüm ortaklar sınırsız sorumluluk sahibidir.
* Müşarakada tüm varlıkların mülkiyeti ortaktır. Mudarabade ise tüm varlıklar sermayedarın mülkiyetindedir.

5. Karz-ı hasen (Faizsiz Ödünç)

İslami kurallara göre nakit para finansmanı yoktur, borç verme işlemi de sadece faizsiz borç anlamına gelen karz-ı hasen ile geçerlidir.
Karz-ı hasen daha çok yoksullara temel gereksinimlerini karşılamak için verilmekte olup, bu nedenle boyutları küçük ve etkisi sınırlıdır. Ayrıca Katılım bankalarının kullandırdıkları kredi tanımında geçen ve herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler kapsamında Katılım bankalarınca müşterilerine karz-ı hasen vermeleri uygulaması gösterilebilir.
Banka yönetimi zor durumda olan, banka ile büyük ölçüde çalışan müşterilerine karşılıksız olarak, durumu düzeldikten sonra aynen tahsil edilmek üzere kaynak tahsis edebilir.
Not: Katılım bankaları bu durumda kara ve doğabilecek zarara katılmazlar. Burada kar veya zarara ortaklık söz konusu olmadığı için, karz-ı hasen, toplanan fonlardan değil, katılım bankalarının özsermayelerinden veya cari hesaplarından verilebilmektedir.
Karz-ı hasen’de herhangi bir menfaat beklenmez. Taraflar arasında yapılan sözleşmede geri ödeme, verilen borç miktarına eşit olmaktadır. Karz-ı hasende belirlenen süre de bağlayıcı değildir. Alacaklı taraf, istediği zaman alacağını talep etme hakkına sahiptir.

6. Selem (İleriye dönük satın alma, future sale) 

Para peşin, mal veresiye olacak şekilde yapılan satış türüdür. Cinsi, miktarı, niteliği belli standart mallarda yapılır. Kısaca belirli şartlarda vadeli mal satışının tersidir.
Selem, ödemenin nakit olarak sözleşme anında yapıldığı, ancak satın alınan varlığın teslimatının önceden belirlenmiş tarihe kadar ertelendiği bir alım-satım işlemidir.
Selem daha çok emtia finansmanında kullanılmakta olup, peşin ödeme karşılığı ileri vadede teslimata dayalı ileri (forward) sözleşmeler ile aynı sözleşmelerdir. Bir başka deyişle banka paralel selemle riskini hedge ettiği selem sözleşmesi, belli tutardaki standart bir malın, menkul kıymetin, finansal göstergenin ya da yabancı paranın işlem anında belirlenmiş fiyattan, belirli bir yerde ve belirli bir tarihte satın alınmasını ya da satılmasını içeren alım-satım (vadeli işlem) sözleşmesidir.
Selem sözleşmeleri genellikle tahıl, petrol, demir ve benzeri ölçülebilir ve standartlaştırılabilir emtia üzerine yapılmaktadırlar. Bu sözleşmelerin fonlanması için çıkarılan sukuklar, ikinci el piyasada nominal değer üzerinden işlem görebilmekte olup, emtianın teslim tarihindeki fiyatına yönelik beklentiler doğrultusunda alınıp satılabilmektedir
Salam kapsamındaki işlemlerde malın fiyatı spot piyasada ödenir, ancak teslim edilmesi belli bir süre sonra gerçekleşir. Yapılan anlaşmalarla ticaretin konusu, fiyatı ve teslim tarihi tam olarak belirlenir. Mal zamanında teslim edilmezse müşteri ödemesini geri alır ya da mal teslim edilinceye kadar beklemeyi tercih edebilir.
Not: Türkiye ‘de enflasyonun çok yüksek olduğu dönemlerde evlenecek çocukları için aileler beyaz eşya ve mobilya gibi malları ön ödemeli kampanyalar ile alırlardı. Dolayısı ile hem enflasyondan etkilenmez, hemde çocuklarının evlendiği günlerde yeni çıkabilecek güncel modelleri alma hakkını elde ederlerdi.

7. İstisna (Siparişe dayalı satın alma)

Belirli bir bedel karşılığında, hammadde üreticiden olacak şekilde sanatkarlara bir eşya yaptırmak üzere yapılan sözleşmedir.
İstisna prensipleri ticarete konu olan malların dışında selem ile temel olarak aynıdır.
 
İstisna ile Selem arasındaki temel farklar:
* İstisna, seleme göre daha özel mallar için geçerli bir sözleşmedir.
* Selem sözleşmesinden farklı olarak istisna sözleşmesinde spot piyasada malın ücretinin hepsi ödenmeyebilir.
* İstisna sözleşmesi, sözleşme tarihi bitmeden, üretici mallar üzerinde çalışmaya başladığı anda tek taraflı iptal edilebilir. Selem sözleşmesi ise ancak sözleşme işleme konulmadan iptal edilebilir. Sözleşme işleme konulduktan sonra iptal edilemez.
* Malın teslimi selem sözleşmelerinde tespit edilmiştir. Ancak istisna için böyle bir ayarlama yapılmamıştır.
* İstisna sözleşmeleri belirli bir malın üretimi (ev inşası) için iken; selem sözleşmesi emtia ve tarım ürünleri için olabilir.

8. Mal Karşılığı Vesaikin Finansmanı

Mal karşılığı vesaikin finansmanı, Banka ile fon kullanan arasında düzenlenecek olan yazılı bir sözleşme dahilinde, mal karşılığı vesaik mukabilinde fon kullandırılması işlemidir.
Dış ticaret ve kambiyo mevzuatı çerçevesinde, Katılım bankası ile fon kullanan gerçek ve tüzel kişi arasında düzenlenen bir sözleşmeye istinaden, mal karşılığı vesaikin, Banka tarafından peşin satın alınması ve vadeli olarak fon kullanana daha yüksek bir fiyattan satılmasıdır.
Vesaikin finansmanı enstrümanında da gerçek bir malın ticaretinin yapılması gerekmektedir. Bir anlamda yurtdışı kurumsal finansman desteği olarak nitelendirilebilir.
Not: Dış ticarette, ihracatı yapan taraf malla birlikte sadece suret evrak gönderir, malı gümrükten çekebilecek orjinal belgeleri kendi bankasının ithalatçının ülkesindeki muhabir müşteri bankasına gönderir. Malın bedelini ödeyen ithalatçı / alıcı evrakları (sevk belgesi, fatura vb) muhabir bankadan alıp malını gümrükten çeker.
Dış ticarette; ithalatçıya karşı güven tam olmalı, ithalatçının ödeme gücü hakkında kuşku bulunmamalı, malın ithal edildiği ülkedeki siyasi, ekonomik ve hukuki şartların istikrarlı ve güvenilir olması gerekmektedir.

9. Sukuk (İslami Bono)

Sukuk ticari bir varlığın menkul kıymetleştirilerek sertifikalar aracılığıyla satımı ve daha sonra kiralanmasıdır. Varlık bir müddet sonra tekrar geri alınır.
Sukuk, varlık senedi veya menkul kıymetleştirilmiş varlık şeklinde de isimlendirilmektedir. Sukuk diğer borç senetlerinden (Bono, Tahvil, vb.) farklı olarak varlığa dayanmak zorundadır. En basit şekliyle sukuk bir varlığa sahip olmayı veya ondan yararlanma hakkını göstermektedir.
Sukuku diğer borç senetlerinden ayıran en temel özellik, nakit akışı hakkı yanında mülkiyet hakkınında sukuk sahibine verilmesidir.
Katılım bankaları, Hazine Müsteşarlığı veya özel sektör tarafından ihraç edilen kira sertifikaları ihalelerine girip, aktiflerine kira sertifikası alabilmekte aynı zamanda kendileri sukuk ihraç edebilmektedirler. İhraç edilen kira sertifikaları BİST’de list edildikten sonra, Borsa İstanbul Borçlanma Araçları Piyasasında alınıp satılabilmektedir.
Sukuk faizsiz olması özelliği ile İslami esaslara uygun bir menkul kıymet olarak kabul edilir; proje, varlık ve bilanço endeksli olarak düzenlenebilmektedir. Genellikle icar veya diğer sukuk anlaşmalarından oluşur, tedavül kabiliyeti olup olmamasına göre ikincil piyasası olan ve olmayan sukuk şeklinde de bir ayrıma tabi tutulabilir.
Sukuk enstrümanının işlem hacminin önümüzdeki yıllarda Türkiye ‘de de yüksek oranda artması bekleniyor.
Not:
1. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Türkiye’de Kira Sertifikaları ile ilgili ilk Tebliği 1 Nisan 2010 tarihinde yayımladı. İkinci tebliği ise daha geniş kapsamlı olarak 2013’te yayımlandı.
2. Türkiye’nin de üyesi bulunduğu İslam Kalkınma Bankası’nın net aktif değerlerini teminat göstererek çıkarttığı Sukuk, kredi derecelendirme kuruluşlarından “AAA” kredi notu alıyor, bu sayede geleneksel yatırımcılardan da çok ciddi talepler görmektedir. Ek olarak; İslami bankalar, Sukuk şeklinde bono ve tahvil çıkararak, ipotekli konut kredisi ve otomotiv kredileri veriyorlar.

10. Tekâfül (İslami sigorta)

Tekafül, modern dünyadaki sigorta uygulamasının İslam dünyasındaki karşılığı sayılabilir.
Paylaşılmış sorumluluk veya paylaşılmış garanti prensibine dayanmakta olup, klasik sigortacılıktaki belirsizlik kavramı bulunmamaktadır. Tekâfül, “dayanışma” anlamına gelmekte olup, Arapça kökenli bir kelime olan kefaletten türemiştir.
İslam dünyasında çeşitli ülkelerde, farklı yorumlarla uygulanmakla birlikte, aşağıdaki ilkelerde asgari müştereklik vardır:
* Kâr amacı gütmeyen sigortalıların bir araya geldiği kooperatif sigortacılığı.
* Sigorta şirketinin biriktirdiği fonların faiz dışı yatırım araçlarında değerlendirilmesi.
* Hasar ve sorumlulukların katılımcıların paylarına göre bölündüğü bir toplumsal sigorta havuzu modeli.
Tekafül, geleneksel sigortacılıktan farklı olarak ortak sigortacılığı baz aldığı için İslami kurallar dahilinde yapılabilmektedir. Genellikle tekafül sözleşmelerinde mudaraba veya vekalet usulleri uygulanmaktadır. Her iki şekilde de, katılımcılar ve şirketin kar paylaşımı esas alınmıştır. Örneğin mudaraba usulü sigortacılıkta, şirket de grup üyesi olup, yönetim ücreti almazken, vekalet usulünde şirket sisteme katılmayıp, yönetim ücreti almaktadır.
Üç tip tekafül türü vardır:
* Genel Tekafül (İslami Genel Sigorta),
* Aile Tekafül ( İslami Hayat Sigortası)
* Retekafül (İslami Reasürans) dür.
Tekafül tipi islami sigortada sigortalı yatırdığı primlerin nasıl değerlendirildiği ve nerelerde kullanıldığını bilmek ve sorgulanmak ister.
 
Tekafül sigorta sürecini şu şekilde özetleyebiliriz:
* Mal / varlığını sigorta ettirmek isteyen sigorta kurumuna gelip üye olurlar ve belli bir süre (yıllık, aylık) bedel öderler.
* Bu para onların namına kaydedilir, toplanan paraların belli bir miktarı hasarları ödemek için ayrılır, geri kalanı ile de yatırım ve ticaret yapılır.
* Yapılan yatırım ve ticarete de bütün üyeler ortaktır, bazen yapılan ticaretin geliri sigortalıların hasarlarını karşılamakta, üstü de fona gelir kaydedilmektedir.
* Gelir fazla olmaz ise hasarlar havuza toplanan paradan ödenir.
* Kurumun giderleri de yine fondan ve ticari, gelirden karşılanır.
Türkiye’de hükümetin son hazırlığı ve ekonomiden sorumlu bakanlarının açıklamaları ile tüm sigorta şirketlerimiz hazırlıklarına başladı. Umuyoruz çok yakında sadece pencere usülü ile değil islami hassasiyetleri önceleyen Tekafül sigorta şirketlerimiz olacak.
 
Sonraki yazılarımızda; İslami Finans enstrümanları ile bugün çok popüler olan Crowdfunding (Kitlesel Fonlama), Blockchain (Blok zinciri) ve CryptoCurrency ICO (Kripto Para halka arzları) benzerlikleri ve beraber nasıl çözülebileceği konusunda düşüncelerimi yazacağım.

20170215 TGRT Haber – Ekonominin Dili Programı – Lidya Aslanı

2017.02.15 TGRT Haber – sn. Yaprak Hırka ‘nın ‘Ekonominin Dili’ Programında canlı yayın konuğu idik.

Ülkemize değer katacak, yastık altında duran Altın varlığımızı ekonomize kazandıracak ‘Lidya Aslanı’ projemizden, oluşturacağı ekonomi ve paydaşlarımız ile çalıştığımız ekosistemi anlatma şansı bulduk.

Yastık altındaki değerimiz ve uyuyan varlığımız Altın’ı Kuyumcular, Borsalar, Rafineriler ve Zincir Altın markaları vasıtasıyla güvenli liman yatırımı aracı olarak fiziksel olarak kamu güvencesine toplamayı, ödeme, kartlı sistemler ile sahada ve dijital ortamda kullandırmayı hedefliyoruz. Kamu güvencesi ile topladığımız altının kamu ve mega projelerde kaynak olarak kullanılması sonucunda oluşacak düzenli gelirlerin Altın sahiplerine ‘faizsiz gelir’ (İpotek ve Varlığa dayalı menkul ve Sukuku İcara şeklinde) olarak aktarılmasını hedefliyoruz.

Detaylarını Canlı Yayın videomuzda, yatırımcı sunumlarımızda bulabilirsiniz. Çok yakında www.lidyaaslani.com sitemizde yayında olacak. Şimdiden proje ekibi ve paydaşlarımız ile iletişime geçebilir, hatta ülkemize ve ekonomimize değer katacak projemizde Temsilci ve Marka ortağı olarak yer alabilirsiniz. Bizi takip etmeye devam edin.

Dünyada yapılan Fintech yatırımları ve önerilerim

Yazı dizimizin 1. makalesi “Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu” için tıklayın!

Yazı dizimizin 2. makalesi “Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler” için tıklayın!

2014 yılında tüm dünyada takip edilen ve önemli yatırımlar alan Fintech girişimleri ve yatırımcılarını kategori bazında toparlamışlar. Bu kategoriler üzerinde ciddi miktar da kafa yoruyoruz. Bazı dikeylerde önemli servisler modelledik, tamamen mobilden başlattığımız 2 tanesini (uygulamalarda 100K aktif kullanıcıyı bulduk) yakında iş modeli, sürdürülebilir kullanım ve gelir modeli ile yatırımcıların önüne çıkarmaya hazırlanıyoruz.

Sizlere de naçizane bu dikeyleri, yatırım alan girişimleri incelemenizi ve öncelikle Türkiye ‘ye uyarlanabilecekler üzerinde kafa yormanızı öneririm.

Top50 Fintech Yatırımları

Top50 Fintech Yatırımları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunlara Türkiye ‘den örnekleri de ekliyelim;
  • * Pozitron ‘a Monitise $100 milyon yatırım yaptı
  • * Mikro-Ödeme / 3Pay firmasına WireCard €26 milyon euro yatırım yaptı
  • * PaybyMe uzak doğulu bir fon $35 milyon yatırım yaptı
  • * iyzco ‘ya ilk SpeedInvest ve Beenos Asia ‘den sonra son dönemde 212 Capital ve Pahicle Invest tarafından 2,9 milyon TL ‘lik yatırım yapıldı.
  • * Paraşüt ‘e Revo Capital (1,5 milyon TL yatırım) ‘den sonra Ribbit Capital ‘den yatırım geldi. Ribbit Capital ‘den alınan yatırım çok manidar ve başarılı, zira yukarıda dünya genelinde yapılan Fintech yatırımlarının çoğuna da yatırım yapmış durumda. Yatırım yaptığı 3 endüstrinin başında finans ve ödeme alanı geliyor.
  • * Son olarak takip edebildiğim kadarı ile Mobil cüzdan uygulaması Moka, Keiretsu Forum İstanbul’dan 3,5 milyon TL yatırım aldı.
2014 Ağustos ‘da Resmi Gazete de yayınlanan ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da desteklediği İstanbul Sarıyer’de Finans Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulacak. Vergi muafiyetleri (4691 sayılı kanun kapsamında) de verilecek olan tematik teknopark Finans Teknolojileri alanında bir devrim niteliğinde. Heyecanla gelişmeleri takip ediyoruz.

 

Yeni dönemde yatırım alacak alanlar

 

Yeni Finans teknoloji şirketleri hedef büyütüyor
Bankaların güçlü olduğu ödeme, emlak / mortgage kredileri, tüketici kredileri, mevduatlar, günlük hesap ve kredi kartı komisyon gelirleri giderek riske giriyor. Kamu, TCMB ve özellikle de BDDK ‘nın yeni düzenlemeleri ve verilecek lisanslar ile yeni Fintech şirketleri Bankaların farklı kategorilerde pastalarına ortak olmaya geliyor.

 

Accenture ‘ın dünya çapında yaptığı analizleri BackBase ile ortak yaptıkları “Distruptive Banking Trends for 2015” Webinar etkinilğinde dinlemiştim.
Analizlere göre 2020 yılında bankaların gelirlerinin 32% ‘si risk altında; yeni Fintech girişimleri, Perakende, Telekom ve müşteriyi elinde diğer markalar farklı alanlarda bu gelirlere ortak olmaya başladı. Bankaların gelirlerinin risk altında olduğu kategoriler;

 

  • * Ödeme (Payment) Kategorisi : Bankaların Ödemeler konusundaki gelirlerinin 25% ‘i artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 4,1% ‘ine tekabül ediyor. Ödeme hizmeti maliyetlerini minimuma indirerek piyasaya giren alternatif ödeme kuruluşları, cihaz üreticileri, telekom şirketleri ve omni-channel servis şirketleri Ödeme pastasından önemli oran da pay almaya başladı. Starbucks, Tesco, Square ve Paypal ‘ı uluslararası büyük örnekler olarak sayabiliriz.
  • * Mortgage (Uzun vadeli ev kredileri) : Bankaların Mortgage konusundaki gelirlerinin 8% ‘i artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 2,3% ‘üne tekabül ediyor. Doğrudan ve birebir mortgage sağlayıcı ile varlık sahiplerinin pazarlıkları ile bankaların bu alanda ki gelirleri de düşüyor. Bu alanda öne çıkan örnekler Crowd Mortgage ve Family Mortgage.
 
  • * Tüketici Kredisi : Bankaların Tüketici kredileri konusundaki gelirlerinin 17% ‘si artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 2,6% ‘sına tekabül ediyor. Alternatif tüketici finansman kurumlarının agresif rekabeti nedeniyle NPL ve risk fiyatlamasının gelişmesi ile bu alanda bankaların gelirleri düşecek. Zopa ve Fidor Bank bu konuda başarılı örnekler olabilir.
  • * Varlık Yönetimi / Bankasürans : Bankaların Varlık yönetimi konusundaki gelirlerinin 79% ‘u artık risk altında, riske giren gelir toplam perakende bankacılığı gelirlerinin 3,4% ‘üne tekabül ediyor. Varlık yönetim şirketlerinin fiyat kırması ve fiyat karşılaştırma portallarının doğrudan rekabeti ile bankalar bu alana da gelirlerini kaybediyorlar. Uluslararası alanda öne çıkan Charles Schwab gibi Türkiye ‘de Sigorta şirketleri, Menkul değerler ve Varlık yönetim şirketleri bu alanda önemli değerler yaratıyor.
  • * Mevduat / Teminat / Para Yatırmak : Dijital bankacılık, alternatif mevduat ürünleri, doğrudan para piyasası ve hesap yönetim uygulamaları pazar payı almaya ve kar marjlarını  çalmaya devam ediyor. Uluslararası en önemli örnekler olarak Mint ve BBVA tarafından satın alınan Dijital Bankacılığın öncü markası Simple ‘ı sayabiliriz.
  • * Günlük / Cari Hesap : Düşük masraflı ön ödemeli, kontürlü ve mobil ödeme hesapları bankaları bu alanda çok zorluyor ve daha fazla pay alacakları görülüyor. Bu alanda ki önemli oyuncular Bluebird ve Moven sayılabilir
  • * Kredi Kartı Gelirleri : Kredi kartı dışında ki yeni kredi kaynakları elektronik ticaret ve çevrimiçi ödemelerde pay alıyorlar. Bu konu Wonga ve Lending Club dünya örnekleri olarak sayılabilir. Türkiye ‘de Perakende (beyaz eşya, mobilya, ısıtma ürünleri, elektronik cihazlar) de ürün ile beraber anında verilen tüketici kredileri bu alanda sayılabilir.
Türkiye ‘de kısır bir döngüde girişimleri öne çıkarıp yatırımcının önüne koyan organizasyonlara naçizane tavsiyem internet servisleri ve E-ticaret ‘den kafayı kaldırıp Finansal Teknolojilere ve Servislere ağırlık vermeleri. Dünyada bu yönde ciddi gelişmeler ve girişimler var. Burada bir öneride Bankacılık sektörü ve Yatırım/Değer yönetim şirketlerine; yeni Fintech girişimlerini yakından takip edip topraktan / müteahhitten girmenizi öneririm.

 

Öneriler için bizi takip etmeye devam edin, kalın sağlıcakla
Saygılarımla,
Onur Baran Çağlar
@obcag00
tr.linkedin.com/in/obcag/en

Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler

Yazı dizisinin ilki olan “Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu” ulaşmak için tıklayın!

 

Fintech girişimlerine ekonomin temel eşitliği üzerinden bakalım;
Gelir = Harcamalar + Tasarruflar (Yatırımlar)
Tüketici gözüyle eşitlik hakkında kısa açıklamalar;
  • * Kazancınız / geliriniz yaptığınız harcamalar ve yatırımlarınızın toplamına eşit oluyor.
  • * Tasarruf aynı zamanda tüketicinin yaptığı yatırımları ifade etmektedir
  • * Harcamalar gelirden fazla ise tasarruflar negatif olacaktır. Bunun anlamı harcama ve yatırımlarınızı karşılamak için borç ve kredi alacağınız anlamına geliyor.
  • * Harcamaları tetikleyecek ve kolaylaştıracak uygulamalar fazlasıyla var
  • * Tasarruf konusunda uygulama eksiği çok, mevcut durumda yatırım şirketleri ve finans kurumları servis ve uygulamlar da başı çekiyor.
Dünyadaki gelişmiş ve ekonomi açısından öncü ülkelere göre Türkiye ‘nin en büyük eksiği kişi ve aile başına düşen tasarruf oranlarımız olduğu raporlarda gözüküyor.
Bizim bu konuda ki temel problemimizi sanırım Warren Buffet ‘ın tasarruf hakkındaki görüşü net olarak göstermektedir.  Warren Buffet ‘a göre tasarruf harcamalardan kalan ile yapılan bir yatırım değildir, aslında önce yatırım yapacağınız miktarı belirler ve tasarrufunuzu ayırırsınız, kalanı harcarsınız. Biz sanırım tam tersini yapıyoruz, yani harcıyoruz kalan bir şey olursa tasarruf ve yatırım yapmaya çalışıyoruz.
Tüketici açısından “kazanç” olarak gözüken eşitlik, finans kurumları açısından “Tüketici Finansmanı” olarak isimlendirilmektedir. “Tüketici Finansmanı” alanını ve eşitliğin sağ tarafını kategorilerine göre ayıralım, bu kategorilerde oluşan fintech girişimleri ve markalarını kısaca tanıtmak isterim.
Consumer Fintech Industry

Consumer Fintech Industry

Resim: Tüketici Finans Teknoloji ve Servisleri Endüstrisi

 

Temel ekonominin eşitliği yani Tüketici Finansmanına iki (2) ana koldan bakacağız.

 

1. Tüketim ve Harcama
Tüketiciler iki ana neden/durumdan ötürü harcama yaparlar:
* Satın almalar ve fatura ödemeleri,
* Arkadaşlarınıza ve ailenize para göndermek
Aşağıdaki 3 ana tüketim alanında yeni Finans Teknoloji girişimlerinin ses getireceğini düşünüyorum;

 

  • * Arkadaş / aileye para gönderme
     Teknolojik gelişmeler bu alandaki aksiyonları daha kolay, ucuz ve hızlı yapabilmeyi sağlıyor. Örnek olarak şu markaları incelemenizi öneriyorum: square.com/cash , venmo.com , transferwise.com , coinbase.com , google.com/wallet/send-money/, WU.com, MoneyGram.com, Skrill.com, paypal.com

 

  • * Günlük harcamalar ve fatura ödemeleri
     Mevcut ürün ve hizmet sağlayıcılar ile fatura üreten kurumlar dışında bu alana iştah kabartan Telekom Operatörleri, Bankalar, Perakende ve Cihaz üreticileri var. Burada gelişen cihaz ve iletişim teknolojileri kullanımı kolaylaştırıyor, kullanıcıyı bir çok sıkıntıdan kurtararak tüm cüzdanını ve finansal hesaplarını cebindeki telefona kadar indiriyor. Örnek olarak apple.com/apple-pay/ , google.com/wallet , squareup.com/order , paypal.com , mint.com inceleyebilirsiniz.

 

  • * Bütçe yönetimi
     Bugüne kadar sadece kurumlar, KOBI ve profesyoneller tarafından yapılan bütçe yönetimi artık esnaf ve bireylere kadar iniyor. Herkes ay içinde yaptığı harcamaların kategorik dağılımını ay sonunda veya günlük ayırdığı parasının durumunu takip etmek istiyor. Bu sayede sonraki aylar için daha iyi karar vermek ve ayağını yorganına göre uzatmak istiyor. Bu alanda teknolojik gelişimlerin yanında hükümetlerin tasarruf politikaları ile paralel finansal ve bankacılık sistemlerinin şeffaflığa doğru evrilen mevzuatları belirleyici oluyor. Bankaların dışında önemli girişimler de bu alan da yer almaya başladı, bu konuda en iyi örnek 2006 yılından bu güne kadar herkesin model aldığı mint.comlevelmoney.com ve billguard.com var.

 

2. Tasarruf ve Yatırım
Yatırım 2 alana ayrılabilir, tasarruf ederek (yatırım yapmak da bir tasarruftur) veya borç alarak da yatırım yapabilirsiniz.

* Yatırım yapmak
Yeni Teknolojiler ve içerik servisleri şeffaf ve rekabetçi yatırım bilgisine ulaşmamızı kolaylaştırır. Aynı zamanda rekabetçi araçlar ile daha uygun maliyetler ile yatırım yapabiliriz. Bu konudaki incelenebilecek örnekler: openfolio.com , stocktwits.com , angel.co , robinhood.com , betterment.com , wealthfront.com , personalcapital.com , nutmeg.com , acorns.com sayılabilir

* Borç alma
Yatırım da olduğu gibi teknoloji borç alma da hem bilgiye hızlı ve kolay ulaşım anlamında, hem de ucuz alternatif borç alma araçlarını bulmamıza yardım ediyor.
Türkiye ‘de de kamu ve bankalar bu alan da açılımlar yapıyor en güncel ve güzel örnek Kredi Kayıt Bürosunun açtığı Findeks.com u gösterebiliriz.
Dünyadan güzel örnekler de creditkarma.com , creditsesame.com , lendingclub.com , prosper.com , zopa.com , affirm.com , kickstarter.com

 

Sonuç olarak şunları belirterek bitirebilirim, bankalar ve finans dikeylerindeki kurumsal yapılar bu alanların hepsine yoğunlaşamıyor. Hepsini yapıyorum diyenleride kullanıcı ve müşterileri anlamıyor yada kavramlar arasında kayboluyor. Yukarıda saydığımız gibi bu alanların hepsini birden yapmaya çalışan girişimlerde başarılı olamıyor.
Dolayısı ile her alan kendi içinde uzmanlık, yoğunlaşma ve dinamizmi gerektiriyor. Bilgi, deneyim ve ulaşabileceğiniz çevrenize (network) göre bir alana yoğunlaşın. İlgili alanda hem müşteri deneyimini, kolay erişim ve kullanımını önde tutarak derinleşmek çok daha mantıklı.

Bence 4 alanda girişimlere hala ihtiyaç var;
* Bireye seslenen kişisel tüketici finansmanı (harcama, kredi ve yatırım) alanına yönelik karşılaştırma ve bilgiye erişim alanı
* Son kullanıcıların borç alması, yatırım yapması ve para transferi alanında daha uyun maliyetler ile erişimi sağlayan uygulama ve servisler
* Son kullanıcı ve küçük esnafın hesap ve bütçe yönetimi, düzenli ödeme ve tahsilatları ile muhasebesini yönetmesini kolaylaştıracak servis ve uygulamalara ihtiyacı var
* Son kullanıcıların paraya ulaşım, satın alma, harcama ve fatura ödeme gibi alanlarda günlük sıkıntılarını çözecek alanlara yoğunlaşan özellikle mobil servis ve uygulamalara ihtiyaç var.

Sonraki yazımda Dünya ‘da son yapılan Fintech yatırımları, kategorileri ve Türkiye ‘deki son durumu aktarmaya çalışacağım.

Yazı dizimin son yazısı “Dünyada yapılan Fintech yatırımları ve önerilerim” için tıklayın!

Kalın sağlıcakla,
Onur Baran Çağlar
@obcag00

Finans sektörünün dijital ve mobil transformasyonu

Biliyorsunuz bir süredir Bankaların 2.0 ‘dan 3.0 ‘a Dijital den İlişkisel Bankacılığa dönüşümünü yazıyoruz oluşacak modelleri çiziyoruz.
Finans sektöründeki etkinlikler, çevrimiçi konferanslar, araştırma raporları, yeni çıkan makale ve gelişmeleri yakından takip ediyorum. Bir çoğunu kendi bakış açım ve çerçevemden değerlendirerek derleyip sizlere aktarmaya çalışıyorum.
Bu yazım ve devamında gelecek yazılarım ile sizlere Finans sektörünün hantal ve ağır yapılardan kurtulmaya çalıştığını, kendi çabaları ile dijital ve ilişki bankacılığına dönüşmeye başladığını göstermeye çalışacağım. Teknolojinin çok hızlı gelişimi ve girişimciliğin kolaylaştığı bir dünyada artık Finans sektörünü eski yüksek karlılık günlerinin geride kalacağını anlatmaya ve çakraları yakmaya çalışacağım.

 

Bankalar dijital müşteri angajman modeline geçiyor. Bankalardaki radikal dönüşümü şu şekilde özetleyebiliriz;
  • Kağıt -> Dijital kanallara
  • Plastik Kart -> Dijital Kimlik
  • Sunucu -> İstemci

Deneyimler geleneksel şubeden mobile geçişi gösteriyor

Geleneksel şubeden Mobil şubeye

Geleneksel şubeden Mobil şubeye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

Finans Dünyası Dijital ve Perakende ile yakınsıyor

 

 

 

 

 

 

 

Finans sektörünün Dijital ve Mobil Transformasyonu için 4 anahtar nokta

1. Müşterilerinizin deneyimlerini gözden geçirmeli ve gerekiyorsa yeniden yazmalısınız
     * Yalın, kolay adımlı ve pürüzsüz olmalı
     * Tüm kanallarda hızlıca ürün, hizmet ve desteğe ulaşabilmeli
2. Çoklu-kanal ürün ve hizmete ulaşım ve kullanımı sağlamalısınız
     * Burada size kullanıcı kanaldan kanala geçerken kullanıcı bilgileri, uygulama ve seans bilgilerini taşıyabilecek sistemleriniz olmalı
     * Tüm kanalların uyum içerisinde çalışması ve kullanıcıya pürüzsüz hizmet sunmak için kullanıcıyı tanıyacak sistemlere, orkestra yöneticisine, bağlam ve içeriği kişiselleştirecek yapılara ihtiyacınız var.
     * Müşteriyi tanımak ve ilişkiyi derinleştirmek için CRM, ürün ve servis sistemleri, detaylı kullanıcı hareketleri ve aksiyonları takip etmek için de analitik sistemlerine ihtiyacınız var
3. Dijital ve Mobil Stratejilerinizi yeniden oluşturun ve konuya hakim olun, kimseye emanet etmeyin
     * Ürün ve hizmetlerimizde 3 ana paydaş var, iş geliştirme ve yönetim tarafı, bilgi işlem ve müşteri. Dijital kanallarda müşteriyi UX (müşteri deneyimi) ekipleri temsil ediyor olacak.
     * Lean-startup model ve prensiplerini düstur edinebilirsiniz. Aşağıdaki adımları bir daire gibi düşünün, sonu olmayan bir döngü bu, bir adım çıktı iken, diğer bir adımın girdisi olabilir.
          * Fikirler ortaya çıktığı zaman, prototipleri modelleyebilir sonrada geliştirebilirsiniz buna PoC (Proof of concept) veya MVP (Minimum Viable Product) diyebiliriz.
          * Ortaya çıkan ürün ve servisin basit halinin son kullanıcı / müşteri ile teması ve müşteri tepkilerini ölçmelisiniz. Ortaya çıkan verinin KPI / Metriklere göre analizi önemli
          * Kullanıcı davranış, tepkileri ve taleplerinin analizine göre yeni fikirler, mevcut dizayn, ürün ve servislerin güncellenmesi, yeni özelliklerin eklenmesi ile yukarıdaki adımları tekrarlamanız gerekiyor.
Lean-Start-up-Prensibi

Lean-Start-up-Prensibi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4. Size ve müşterilerinize ilham verecek hedef ve nihai amaçları belirleyin, aksiyonlarınızı bu hedeflere yöneltin
     * Bu işi yapmak ve ulaşmak istediğiniz ana hedef, vizyon veya mottoyu deklare etmeniz gerekiyor.
     * Büyük markaların bir mantraları vardır, üç-beş kelimeden oluşan markanızın kalbini ve aklını tanımlar. Marka konumlandırmasının özüyle de tutarlıdır. Temel marka vaadi ve marka özüne benzer, amacı tüm iç ve dış çalışanların markanın tüketiciler nezdinde neyi temsil ettiğini anlamalarını sağlamaktır. Böylece çalışanlar davranışlarını buna göre ayarlar ve mantra onlara her zaman yol gösterir.
     * Nike ‘ın mantrası Atletik Performanstır. Disney ‘in mantrası da eğlenceli aile gösterisidir

 

Sonraki yazımda; bankaların transatlantik olması, hem dönüşümlerinin uzun sürmesi, hem de küçük dikeylere ve kullanıcı ihtiyaçlarına ve deneyimlerine eğilememeleri nedeniyle ortaya çıkan ve giderekte artacak Fintech (Finans Teknolojileri) oyuncularından bahsedeceğim.
Sonraki “Fintech (Finans Teknolojileri) Dünyası ve yeni girişimler” yazım için tıklayın!

Orkestra şefi Bankalar hayatın her alanında

Bankalar mevcut yetkinlik, iş modelleri, ürün ve hizmetlerini geliştirmek ve kabuklarını kırmak durumundalar.

Bankalarımız 5411 sayılı kanun ve ciddi miktarda ödedikleri lisans bedelleri ile elde ettikleri kazanımları ve oyun alanını koruma yani defans modunda kalarak uzun vadede kazanamayacaklar. Türkiye genç, dinamik ve büyüyen nüfusu, şehirleşmenin hızla artışı, istikrarlı bir yönetim ve ciddi ekonomik büyüme ile dünyadaki gelişmiş, gelişmekte olan ve komşu ülkelerin radarında. Her geçen gün bankacılık lisansı başvurusunda bulunan, mevcut lisansını genişletmeye çalışan ve/veya TMSF ‘deki bankaları alan büyük sermayeler var.

World wide Banking

World wide Banking

Aynı zamanda Türkiye ‘deki sektörler yakınsamaya ve birbirlerinin alanlarına girmeye başladı, örneğin Finans, Perakende, İletişim (Telekom & Internet), E-ticaret, Pazarlama, Reklam sektörleri aynı kanuni düzenlemeleri izliyor, katkıda bulunuyor ve iş modelini bu yasalara göre güncelliyor:
* 3100 ÖKC (Ödeme Kayıt Cihazı) kanunu,
* 6563 Elektronik Ticaret,
* 5809 Elektronik Haberleşme Kanunu,
* 5651 Internet Kanunu,
* 6493 sayılı yeni Ödeme Sistemleri kanunu,
* Henüz kanunlaşmayan “Kişisel verilerin korunması” kanunu yolda geliyor

Saydığımız gelişmeleri göz önüne alan ve hızlı olabilen bankalar “ödeme sistemleri” yazılarımda değindiğim gibi “vujade” yaklaşımını göz önüne alarak farklı sektörler de bilgi ve deneyim edinmiş, hatta girişimcilik, iş kurma ve yönetme deneyimi olanları işe alıyorlar. Aynı şekilde özellikle perakende ve iletişim sektörlerine iş yapan içerik, servis ve uygulamalar sağlayıcıları ve ajansları ile çalışmaya başladılar.

Size görüşlerimi özetleyen bankaların yeni oyun alanları ve oluşacak ekosistemin paydaşlarını da içeren güzel bir grafik çizdim.

Orkestra Sefi Bankalar

Orkestra Sefi Bankalar

 

 

 

Bankalar yukarıdaki çizimde gördüğünüz 4 ana rol ile yeni dönemde müşterilerin hayat döngüsü içindeki tüm ihtiyaçları karşılayabilecek.

Bankacılığın genişleyen rolleri

1. Mali Yardımcı

  • * Banka yetenekleri
    • – Lisans ile gelen rol ve sorumluluklar
    • – Yatırım enstrümanları
    • – Ödeme araçları (şube, ATM, POS, kart, dijital, mobil, vb.)
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Finansal servisler
    • – Yatırım desteği
    • – Ödeme alternatifleri
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Yatırım araç ve kurumları (kamu, banka, borsa, menkul değer, vb.)
    • – Kredi araçları ve kurumları
    • – Sigorta dikey ürün sağlayıcıları
    • – Alternatif ödeme araçları ve şirketleri (fatura, para transferi, e-para, cüzdan, vb.)

2. Tüketim Danışmanı

  • * Banka yetenekleri
    • – Müşteriyi ve harcamalarını çok iyi biliyor
    • – Analitik araç ve algoritmaları var
    • – Hedefli ve kişisel tavsiyeler yapabiliyor
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Alışveriş önerileri
    • – Alternatif karşılaştırmaları
    • – Marka kampanyaları ve indirimleri
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Günlük tüketim (yiyecek, içecek, giyim, temizlik & bakım, yakıt, vb.) markaları
    • – Ev ihtiyaçları (mobilya, güvenlik, tamir, temizlik, su, elektrik, yakıt, emlak, evcil hayvan, vb.) sağlayan markalar
    • – İletişim ihtiyaçları (PC, telefon, internet, TV, ses ve mesaj, vb.) sağlayıcılar
    • – Ulaşım ihtiyaçları (araç, tamir, ulaşım, geçiş, park, yedek parça ve aksesuar, vb.) kurumları

3. Katma Değer Toplayıcı

  • * Banka yetenekleri
    • – Müşteri demografi ve davranışları
    • – Sosyal ilişkileri ve ağları
    • – Interaktif ve Pazarlama servislerine verilen tepkiler
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Bilgi ve eğitim
    • – Alternatif içerik ve servisler
    • – Markalar ve indirimleri
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Bilgi (Haber, spor, ekonomi, magazin, vb.) içerik ve servis sağlayıcılar
    • – Eğitim (okul, destekleyici, bireysel, dersane, vb.) içerik ve servis sağlayıcılar
    • – İnteraktif & Eğlence (anket, oylama, quiz, yarışma, oyun, vb.) servis ve uygulama sağlayıcılar
    • – Pazarlama (mobil ve dijital pazarlama, tanıtım, reklam, vb.) ajans ve firmaları

4. Erişim Kolaylaştırıcı

  • * Banka yetenekleri
    • – Ürün ve hizmetlere erişim tercihleri
    • – Deneyimleri dolaylı olarak bilir
    • – Kart ve sanal cüzdanlar ile kimlik fonksiyonu
  • * Müşteri ihtiyacı
    • – Bilet ve voucher
    • – Asistanlık hizmeti
    • – Destek hizmetlerine giriş
  • * Ekosistem paydaşları
    • – Sağlık hizmeti sağlayıcıları
    • – Güvenlik hizmeti sağlayıcıları
    • – Seyahat ve Turizm markaları
    • – Etkinlik (spor, eğlence, konser, konferans, eğitim, vb.)

Ekosistem paydaşlarına faydaları

Omni-channel Banking

Omni-channel Banking

1. Müşterilere faydaları

  • * Kişisel profil, demografik ve lokasyon bilgileri, geçmiş hareket, davranış ve tüketim alışkanlıkları ile en uygun içerik, ürün, hizmetleri en iyi fiyata alabilme
  • * Alışveriş süreçlerinin gerçekleşmesi, iş ortağı marka ve sağlayıcılara “tek tıkla” güvenli, doğru & onaylı kimlikli erişim
  • * Sadakatin ödüllendirilmesi ve Asistanlık hizmetleri

2. Bankalara faydaları

  • * Müşteri veritabanın büyümesi,
  • * Sağlanan faydalar, öneriler, içerik, servis ve ürün sağlayıcılara erişim ile sadakat artışı
  • * Ekosistem marka iş ortakları ürün, hizmetleri, katma değerli içerik ve servisler ile gelir artışı
  • * Bireysel ürün ve hizmetlerin SME ve uzun kuyruk kurumlara da sağlanarak hem sadakat hem de gelir artışı

3. İş ortaklarına faydaları

  • * Finans sektöründen harcama yapabilen müşteri kazanımı
  • * Mağazalarına dijital ve mobil üzerinden tetiklenen yeni ziyaretçi ve müşteri trafiği
  • * Müşteriler hakkında daha derinlemesine bilgi ve analizler ile hedefleme

 

Bankalar hızla aksiyona geçerek organizasyonlarını yatayda genişletmeli, girişte yazdığımız gibi farklı sektör deneyimlerini ekiplerine entegre etmeli. Ek olarak alacağı danışmanlık ile beraber iş geliştireceği ekosistem paydaşları, içerik, servis ve ajans iş ortakları ile uzun vadeli içerik, servis, ürün çeşitleme yatırımlarına başlamalıdır.

 

Bu yatırım ve iş alanlarını genişletme de geç kaldığı sürece sonraki makalede aktaracağım finans sektörünün farklı alanlarına girecek yeni girişimlere ve farklı sektörlerin penetrasyonuna şahitlik edecekler. Tabi bu alanlarda pastadan eksilen dilimlerin büyümesi ile uyandıklarında geç kalmış olacaklar, zira artık müşteriler kaliteli ürün, hizmet, marka (love-mark) ve UX (kullanıcı deneyimi) konusunda eskisinden daha sadıklar.

 

Kalın sağlıcakla,
Onur Baran Çağlar

Bankacılık da müşteriye değer katan inovasyonlar

Geçtiğimiz haftalarda eMarketer ‘in “2015 Finansal Servis inovasyonları” etkinliğine katıldım. Etkinlik de konuştuğumuz konuların başında globalde oluşan finansal inovasyonlar ve bu inovasyonların müşteriye kattığı değerler.

Önceki yazılarım ve son günlerde sosyal medya da paylaştığım geleneksel bankaların “finansal enstrüman ve ürün bazlı” bakış açısının değişmeye başladığını görmek beni çok sevindirdi.

Bir sonraki makalemde bankalarımıza naçizane stratejilerinin merkezine insan, kullanıcı, karakter, bağlam, müşteri deneyimi ve omni-channel erişim ile dijital dönüşümü tamamlamalarını önerecek ve örnekleyeceğim.

Çevrimiçi (Online) bankacılık inovasyonları

Müşteriye değer katan Online Bankacılık Inovasyonları

Müşteriye değer katan Online Bankacılık Inovasyonları

Kaynak: 29 Ekim 2014 eMarketer, Efma ve Infosys “Perakende Bankacılığında İnovasyon” etkinliği

Geçtiğimiz senelerde bankaların çoğunluğu dijital dönüşümüne kurumsal siteleri ve internet bankacılığını yenileyerek başladı. Dünya çapında perakende bankacılığı yapan bankalar arasında yapılan anketde müşterilerine en çok değer katacak inovasyonlar sıralanıyor.

* “Tam otomatik çevrimiçi (online) hesap oluşturma” – fonksiyonu, müşterilerin şubeye ve banka çalışanına dokunmadan hesaplarını açıp yönetmek istiyor. Y kuşağı ve dijital doğanların bu yönde talepleri olduğunu biliyoruz.
  • * “Kişiye ve duruma özel çevrimiçi pazarlama teklifleri” – fonksiyonu, genele hitap eden, hatta karşı cinse veya farklı müşteri segmentlerine öneri ve tekliflerin can sıkıcı hale gelmesi nedeniyle çok isteniyor.
  • * “Kişisel finansal yönetici araçları” – fonksiyonu, kişisel, ev ve küçük esnafın muhasebe programı kullanabilmesini beklemezsiniz. Dolayısı ile küçük ve özel bütçeleri, alacak-verecek, borç ve fatura hesaplarını yönetebilmek için uygulamalar geliyor. Uluslararası alanda Mint büyüklüğünde olmasa da benzeri uygulamalar var.
  • * “Ürün karşılaştırma araçları ve simülasyon servisleri” – fonksiyonu, burada marka ve banka bağımsız durabilen trafik ve reklam modeli ile kazanç sağlamaya çalışan servisler olacak.
  • * “Ürün gruplarının ayarlarını kendilerinin yapabilmesi” – fonksiyonu, özellikle yeni nesil ve dijitale adapte olanların isteği. Ürün gruplarını Internet bankacılığının kalabalıklığından kurtarmak, bağımsız bir marka/alan adı ve uygulama sunmak daha anlaşılır ve yönetilebilir oluyor. Kullanıcılar bu sayede ürünleri sahipleniyor ve ayarlarını daha kolay yaparak içselleştiriyorlar.
  • * “Entegre ürün yorum ve puanları” – fonksiyonu, yeni nesil bir ürün almadan/kullanmadan sosyal medya servisleri ve yakın çevresinin paylaşımları ile daha fazla sorguluyor. Ürün ve servis ile ilgili yorumları bilgisayarından hatta mağaza içinde iken inceliyor, karşılaştırıyor ve sonra karar veriyor. Dolayısı ile artık şeffaflık, bağımsız yorumları (iyi ve kötü) yayınlayan, bağlam ve gündemi içeren içeriğe önem veren bankalar kazanacak.

Ya bankalar işlem setlerini bu yönde kolaylaştıracak ve daha küçük anlaşılır servislere dönüştürecek, ya da önümüzdeki haftalarda dünya da başlayan trend ve servislerin muadillerinin Türkiye ‘deki regülasyon ve düzenleyici kurumları serbestleşme konusunda zorlayacağını düşünüyorum.

Dijital gelişim ve dönüşümün önünde ki en büyük engel, müşterilerin veri güvenliği, mahremiyet ve dolandırıcılık algılarının hala yüksek olması geliyor. Bu algıyı kısa vade de yok etmek zor, bu konuda Intel IPT, Apple Touch ID, Samsung Finger Scanner ve Fujitsu ‘nun Hand Scanner gibi teknolojiler son kullanıcıların güvenini artıracaktır.

Şube bankacılığı inovasyonları

Müşteriye değer katan  Şube Bankacılığı inovasyonları

Müşteriye değer katan Şube Bankacılığı inovasyonları

Kaynak: 29 Ekim 2014 eMarketer, Efma ve Infosys “Perakende Bankacılığında İnovasyon” etkinliği

Şubelerin belli oranda yaşaması, geleneksel nesile hizmet sunabilmesi ve marka güvenirliliği için bazı inovasyonlara ihtiyaç var, anketlerde müşterilere değer katacak bazı inovasyonlar sıralanmış, gelin birlikte bakalım.

  • * “Analitik değerlere dayalı çapraz satış önerileri”, müşteriler finansal piyasaları yüzeysel ve ilk seviye derinlikte takip ediyor değişimleri anlayabiliyor. Birinci seviyeden derinlere inildikçe hem kimsenin zamanı yok hemde bilgi ve deneyimi olmadığı için borsa gibi uzmanlık isteyen enstrümanlarda genel de son vagona biniyor ve kaybeden tarafta oluyor. Yeni nesil yatırım danışmanlığı şirketleri gibi ayrı danışman ekip ve markası oluşturarak şubelerde bulundurmak yerinde olacaktır, mevcut da bulunan bireysel müşteri temsilcileri daha kolay ulaşılabilir, pro-aktif ve yardımcı olabilirse geçiş sağlanabilir.
  • * “Kişiselleştirilmiş finansal planlama araçları”, müşteri şubeye geldiğinde kişisel ve kendi durumuna özel finansal planlamasına araçları bekliyor. Kendisine hitap etmeyen dünya kadar tanıtım ve broşür belki de geride kaldı, kişiyi cihazındaki uygulamanız, kart veya cüzdan daki chip ‘inden, markaları verebileceğiniz giyilebilir / M2M cihazlardan NFC veya beacon tarzında teknolojiler ile tanımanız ve ona göre muamele etmeniz yerinde olacaktır.
  • * “Şubelerin girişten itibaren 360 derece görüş açısı ile oluşturulması”, yüksek girişli şubeler, yüksek duvar/paravan ve camlar ile kapalı şubeler insanları korkutuyor ve çekinmesine yol açıyor. Müşteri içeriye girer girmez 360 derece görüş, insanların yüzleri ve karşılama memnuniyetleri ile motive oluyorlar.
  • * “Dokunulabilir ekran ve tabletler”, şubelerde sıra beklemek gerçek bir zaman kaybı. Bu zamanı insanlar kişisel akıllı cihazları ve sosyal medya da vakit öldürerek geçiriyor. Hazır müşteri dükkan dan içeriye girmiş, onunla dokunulabilir ekranlar ve tabletler ile angajman sağlayabilir, kaliteli vakit geçirtmek, ürün ve hizmetlerinizin tanıtımı ile harmanlanmış içerik (multimedya ve metinsel) ve interaktif servisler kullandırabilir hatta oyunlar oynatabilirsiniz.
  • * “Teknolojik/Sanal karakterler ile video konferans danışmanlığı”, Türkiye ‘de de benzerini Ziraat Bankasının VTM – görüntülü işlem merkezi – şeklinde denemeler yapıyor. Belki maliyetli ve büyük cihaz yatırımlarına girmeden müşterimizin elindeki cihaza girecek video konferans çözümleri ve kanalları ile müşteri desteği sağlamak daha efektif olabilir.
  • * “Nakitsiz Şube”, müşteriler para alışverişi dışında da şubenize gelip bir kahvenizi içmek, güncel finansal piyasaları ve kendi durumlarını konuşmak, yeni alabileceği farklı sektörlerdeki ürün ve hizmetleri (tatil, iletişim, ev eğlence sistemi gibi) danışmak istiyorlar.
Yakın dönemde geleneksel ve hantal banka şubelerinin, ciddi miktar da şube çalışanlarının oluşturduğu maliyetlerinin azaltılması gerekiyor. Özellikle yeni nesil ve şubesiz bankacılık iş modeli geliştiren bankaların yaptırdığı piyasa araştırmalarında da kendini gösteriyor. Yeni nesil ve dijitale adapte olanlar kullanmadığı ve belki hiç bir zaman kullanmayacağı şubelerin maliyetlerini ödemek istemiyorlar, aynı zamanda ödemedikleri bu maliyetlerin kendilerine artı faiz veya avantajlar olarak sunulmasını bekliyor.

Önemi giderek artan, artık sadece yeni nesil değil mevcut üst yaş grubundaki müşterilerinizi de içine alan akıllı mobil ve giyilebilir cihazlar. Bu konu inovasyona çok açık, yukarıda saydığımız inovasyonları hem kişiselleştirmenin, hemde kişinin güvenlik algısını yükseltmek ve gizliliği/mahremiyetini korumak için iyi bir yöntem.

Bundan sonraki tüm iş fikirlerinizin merkezine mobiliteyi almalı, bundan sonra geliştireceğiniz ürün ve hizmetler için kerterizi mobil ve günlük yaşantının içinden almanızı öneririm.

Sonraki makalelerimde yeni nesil bankacılık ve finans hizmetlerine dair örnek hikaye, vaka, ürün ve hizmetlerden bahsetmeye devam edeceğiz. Ek olarak da Banka ve finans kurumlarını yakında günlük hayatımız, ihtiyaçlarımız ve farklı bağlamlar içinde nasıl göreceğizi aktarmaya çalışacağım.

Saygılarımla,
Onur Baran Çağlar

Bankacılık 3.0 fazları

Buraya kadar anlattığım konsept ve teoriden sonra, nasıl geçeceğiz diyenlere işi fazlandırarak anlatmak ve konuyu bir sonuca bağlamak istiyorum.

Bankacılık 3.0 fazları

Bankacılık 3.0 fazları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şu an Türkiye ‘de tüm bankaların Dijital Bankacılık 2.0 fazına geldiğini düşünüyorum, gelemeyenlerin rekabette pek şansları olmadığını düşünüyorum.

 

Fazları kısaca özetlemek gerekirse;

  1. Faz : Dijital Bankacılık 2.0 ‘ı yukarıdaki başlıklarda Temel Bankacılık sisteminde bulunan ürün ve fonksiyonları ADK ve Dijital kanallara uyarlamak olarak özetlemiştik.
  2. Faz : Çoklu kanaldan Omni-channel stratejiye geçişi tamamlak gerekiyor. Aynı şekilde geçiş sonrası, doğru analizler yapacağız, gerçek zamanlı event (vaka) yönetecek araçları kullanarak doğru yer, doğru zaman ve doğru kanallarda manalı kampanyalar sunacağız.
  3. Faz: Sosyal angajmanların ve topluluk servislerinin temelini şimdiden atmalısınız. Zira bir gün bir yerlerden veri satın alarak son kullanıcının aniden karşısına çıkarak hayatına giremezsiniz. İlişki zaman ve emek ister, unutmayın!
  4. Faz: Yeni Nesil Bankacılık 3.0 ‘ın temel taşları olan dijital, mobil ve sosyal medya dünyası ile full entegrasyonu tamamlamalı eşsiz bir deneyim yaşatmalıyız, aynı zamanda sosyal hayatın içinde bankacılık dışı sektörler ile ürün ve servis işbirliklerini tamamlamalıyız.
  5. Faz: Oluşturduğumuz topluluk ve kitlelerin parçası olmalı, onlar ile beraber yaşamalıyız. Bu sayede onların hayatına dokunan ileriye dönük ürün ve hizmetler geliştirebiliriz.

 

Sonuç

Buraya kadar anlattığım teorik ve pratik konseptleri iş modeli, katma değerli servisler ve teknik olarak da dizayn etmiş biri olarak sizlere aktardım. Dolayısı ile aklınızda; “yeni bir danışman mı?” soru işareti oluşmasın!

Yakın da Bankacılık ve Ödeme Sistemleri dünyasında ses getirecek başlangıçta küçük, zaman içinde önemli trafik ve topluluklara erişeceğine inandığım bazı hikaye ve servisler dizayn ediyorum.

Yakında görüşmek üzere, kalın sağlıcakla

Onur Baran Çağlar (@obcag00)

Klasik Bankacılık OUT, Deneyim IN!

ING ‘nin son reklam kampanyası o kadar akılda kalıcı, esprili ve ağızlara pelesenk oluyor ki söylemeden geçemeyeceğim; “Eski köye yeni adet!”,  “Bankacılığı çok değiştirdiler, değilmi dede!”. Hem çok nüktedan hem de geleneksel kalanlara iyi bir mesaj veriyor.

Bende naçizane kendi bilgi ve deneyimim ile konuyu özetleyen aşağıdaki grafiği çizerek Bankacılık 3.0 ‘ın tanımını ortaya koyuyorum.

Inside OUT & Outside IN

Inside OUT & Outside IN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlişki Bankacılığına geçiş

Önceki başlıklarda anlattığım konuları “İlişki Bankacılğına geçiş” başlığı altında aşağıdaki çizimde özetlemeye çalıştım.

İlişki Bankacılığı

İlişki Bankacılığı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kısaca açıklamak gerekirse;

  • * Karmaşık “müşterimizin yaptığı eski işlemler” dünyasından, müşterimizin sosyal yaşamını ve günlük temel ihtiyaçlarını merkeze koyan bir dünyaya geçiyoruz,
  • * Müşteri her an her yerde kontrolün kendisinde olmasını istiyor,
  • * İletişimin siz istediğinizde değil, onun istediği kanal/mecra ve zaman dilimlerinde yapılmasını istiyor,
  • * Hayatına değer katacak, eğlendirecek, güldürecek, sosyal ve paylaşma motivasyonunu tetikleyecek katma değerli içerik ve servisler bekliyor,
  • * Hedefli, kendi kabiliyet ve çabası ile diğerlerinden öne geçebileceği teklifler bekliyor (gamification / oyunlaştırma),
  • * İşlem ve parasına göre değil davranışlarına göre muamele bekliyor,
  • * Yanlışlarını düzeltmek veya olabilecek daha iyi kazanç için yapıcı öneriler bekliyor,

 

Mahrem gördüğü konularda veya bazen bazı işlemleri kendi yapmak istiyor (self servis)

Sosyal ilişkilerimizde olduğu gibi sürekli sık boğaz eden, sevgisi ve mesajları ile boğan değil, biraz serbest bırakan, kalite ve yaşattığı eşsiz deneyimler ile kovalanan bir marka olmaya çalışalım.

 

Makalenin devamı var! >>>

“Bankacılık 3.0 fazları” bölümünü okumak için tıklayın!

1 2  Scroll to top